69 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cumartesi, 28 Mart 2020 00:00
Orhan Gökdemir

Birbirlerinin sopalarına ve omuzlarına tutunan körler yürüyor. Körlerin en önde gideni bir çukura düşmüş ve düştüğünün farkında. Ardındaki ikinci kör, önde giden kör düştüğü için dengesini yitirmiş çukurdaki körün üzerine kapaklanmak üzere. Üçüncü kör, bir şeylerin ters gittiğinin farkında ama ters gidenin ne olduğunu henüz algılayamamış.

Cumartesi, 11 Ocak 2020 00:15
Orhan Gökdemir

Kasım 1979. İslamcıların iktidarının ilk günlerinde üniversite öğrencileri İmam Humeyni’nin emriyle Tahran’daki ABD Elçiliğini bastı. Elçiliği kısa sürede ele geçiren eylemciler, çoğu Amerikan vatandaşı 90 kişiyi rehin aldı. Bir kısmını serbest bıraktı. Geride kalan 52 rehineyi bir yıldan fazla rehin tuttu.

Cumartesi, 01 Şubat 2020 00:00
Orhan Gökdemir

Tarihi çok gerilere gitmiyor. Demek ki insanlık tarihindeki kısa ışık parlamalarından biridir. Önce Aydınlanma ve sonra onun ışığında parlayan Büyük Fransız Devrimi ile büyük bir devrimci dalganın içinde bulduk kendimizi. Kant, teoride tanrının kellesini uçurmuştu. Ondan feyz olan Robespierre pratikte kralın kellesini uçurdu.

Cumartesi, 14 Aralık 2019 00:00
Orhan Gökdemir

İhsan Eliaçık Hoca aradı, “İslam ve Sol Çalıştayı”na davet etti sağ olsun. “Bu konuda söyleyecek sözün var, gelir söylersen seviniriz” dedi. Var mı yok mu ayrı bir konu. Ama sanırım içinden geçtiğimiz bu tuhaf zamanlarda sözün nerede söylendiği de en az sözün kendisi kadar önemli.

Cumartesi, 19 Ekim 2019 00:30
Orhan Gökdemir

Asıl adı Ali Ahmad Said Esber. Bir Arap köylüsü. Denemelerini ve şiirlerini kendi adıyla imzalayıp gönderdiği gazeteler hiç ilgilenmemiş vakti zamanında. Bir defasında reddedilen şiirlerinden birini “Adonis” diye imzalayıp göndermiş, basmışlar. O da bu ismi kullanmaya karar vermiş o günden sonra. “Şair” tanımlaması eksik kalır Adonis’i tarif etmek için. Düşünen, üreten bir bilge.

Cumartesi, 12 Ekim 2019 00:45
Orhan Gökdemir

Laik bir cumhuriyette şehit veya gazi olamazsınız, imkansızdır. Çok zorlarsanız “kahraman” olmanız mümkündür. Ölü veya diri, fark etmiyor, kahraman kahramandır. Bu sadeleştirmeye “ideolojik donanım” diyoruz, savaşlarda çok önemlidir.

Cumartesi, 05 Ekim 2019 00:30
Orhan Gökdemir

Çok garip, yaşadığımız topraklarda 150 yıl öncesine kadar köleliğin var olduğunu, insanların birer mal olarak alınıp satıldığını unutuyoruz, hatırlamak istemiyoruz. Halimizden memnunduk, kaldırmayı hiç istemedik ama İngiliz rüzgarına kapılıp sürüklendik. İngilizler 1807’de Afrika’dan köle ticaretini kaldırdı.

Cumartesi, 24 Ağustos 2019 00:00
Orhan Gökdemir

II. Abdülhamit’in “eğitim reformu”nun ürünü olan bir okulun mezunuyum. Cumhuriyet döneminde kabuk değiştiren Halkalı Ziraat Okulu, II. Abdülhamit döneminde ordunun baytar ihtiyacını karşılamak üzere “Baytar Mektebi” adıyla kuruldu. “Batı tipi” eğitim vermek üzere tabii. Öğrencileri de Batılı bir kafaya sahip oldu haliyle, çoğu Hamit’e başkaldırdı.

Cumartesi, 06 Temmuz 2019 00:15
Orhan Gökdemir

1990 yılına denk gelen bir Haziran gününde dört Dev-Sol militanı Gayrettepe’deki HZİ Vakfı’nın kapısını çaldı. Kapı açıldı. İçeriye giren militanlar vakıf çalışanlarını dışarı çıkardı. Duvarlara sloganlarını yazdıktan sonra el yapımı bir bombayı vakfa bırakıp çıktı.

Salı, 19 Mart 2019 00:15
Orhan Gökdemir

Gerici bir dalgadayız ve hep geriye itiliyoruz. İstanbul-Konstantinapol sürtüşmesi eski bir hikâyedir. Fatih fethetmişti nihayetinde ve böylece şehir Konstantin’in şehri olmaktan çıkmıştı. “İstanbul” “İslam bol” anlamına geliyordu artık. Yobazlarımız hep öyle sandılar veya hep öyle olmasını istediler. Bir şarkısı bile var, “Istanbul was Constantinople.

Salı, 12 Mart 2019 00:30
Orhan Gökdemir

“Vurun Kahpeye” bir Cumhuriyet romanı. 1923’te Cumhuriyetin ilan edildiği yılda Akşam gazetesinde tefrika edilmiş. Adına aldanmayın, bugünün havuz gazetesiyle hiçbir ilişkisi yok. O yıl, bir ülkenin topyekûn ayakta olduğu yıl. Gazetesi gazete, toprağı toprak, yazarı yazar, tefrikası tefrika. Başka türlüsü mümkün olabilir mi? Düşman sarmış dört bir tarafı. Dişe diş, kora kor bir mücadele.

Cumartesi, 09 Mart 2019 01:00
Orhan Gökdemir

Gezi iddianamesi denilen şeyi gördünüz. Olaydan ancak beş yıl geçtikten sonra başardılar dava açmayı. “Beş benzemez”i bir araya getirdiler, bir ucunu 27 Mayıs hareketine, bir ucunu Soros’a bağladılar. İçinde darbe suçlaması var, yağma var, mezarlığa saldırı var, ateşli silahlar yasasına muhalefet var, başbakanı devirme var.

Cumartesi, 02 Mart 2019 00:15
Orhan Gökdemir

27 Şubat Necmettin Erbakan’ın ölüm yıldönümüydü, İstanbul’da sağda solda anma afişleri vardı. Sanırım artık iktidar partisinin de oldukça saygılı bir yaklaşımı var Erbakan’a. Bütün kurucuları onun öğrencileri. Stajlarını da onun partisinde yaptılar. Tayyip Erdoğan onun partisinden İstanbul Belediye Başkanı seçilerek adım atmıştı yüksek siyasete!

Cumartesi, 02 Şubat 2019 00:30
Orhan Gökdemir

12 Haziran 1934 yılında çıkartılan 2525 sayılı kanunla her yurttaşın bir soyadı taşıması zorunluluğu getirildi. Soyadları Türkçe olacaktı. Rütbe, memurluk, yabancı ırk ve millet adları ile ahlaka aykırı ve gülünç kelimeler soyadı olarak kullanılmayacaktı. O kanunla; “ağa, hacı, hafız, hoca, molla, efendi, paşa” gibi, eski toplumun ayrıcalıklarını hatırlatan unvanlar da kaldırıldı.

Salı, 22 Ocak 2019 00:00
Orhan Gökdemir

Bu ülkede rejim çok sık değişir. Değişen rejimleri birbirine bağlayan ortak nokta laik cumhuriyete düşmanlıklarıdır. Darbeyle, silah zoruyla, gizlide örgütlenerek veya açıktan seçimle gelirler, devleti ele geçirirler. Tek hedefleri vardır, rejimi değiştirmek. Menderes geldi, değiştirdi. 12 Mart’ta değişti, 12 Eylül değişeni yeniden değiştirdi.

Pages