15 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 14 Şubat 2020 00:00
Mesut Odman

Geçen haftanın sonuna doğruydu. Şubat ayının 10’u, günlerden Cuma. Ertesi günkü gazetelerde, başka yerlerde göze çarpan bir fotoğraf: Yan yana dizilip oturmuş, boyunlarında bir örnek atkılarıyla birtakım insanlar.

Cuma, 13 Aralık 2019 00:00
Mesut Odman

Zaman zaman yaptığım oluyor da bu kez daha başlıktan bir merak uyandırmak için başvurduğum bir ilginçlik değil bu. Gerçek hayatta bir karşılığı vardı; üç beş gün önce de, bir çağrışım, bir karşı konulmaz bellek müdahalesi oldu. Biraz sonra anlatacağım.

Cuma, 27 Temmuz 2018 07:15
Mesut Odman

Geçen haftaki yazının sonunda ertelediğim konu solun sağcılaşması idi.

Bu konuyu bir köşe yazısının sınırlarını fazla zorlamadan ele almaya çalışacağım. Bunu kolaylaştıracağını sandığım, ayrıca devrimcilikte ısrar eden her solcunun okumasında yarar gördüğüm bir yazının, daha doğrusu iki bölüme ayrılarak sunulmuş bir yazının da yardımına başvuracağım.

Cuma, 12 Ocak 2018 00:45
Mesut Odman

“‘Komünizmin bu ülkeye gelmesini engellediğini’ giderayak marifetmiş gibi ifade eden Bülent Ecevit’in Türkiye’ye çok pahalıya mal olmuş çocukça hesaplarından, bir başka ifadeyle, cumhuriyetin katlini kolaylaştıran antikomünizm histerisinden 40 yıl sonra, aynı yolun yolcularından ve ‘liderlerinden’ kurtuluş ummak, daha doğrusu böyle figürlerle iyi niyet zemininde cephe gibi şeyler oluşturmaya ka

Cuma, 10 Şubat 2017 01:00
Mesut Odman

Yakın zamanlarda kendileri de bu benzetmeyi yaptılar galiba: Sürekli pedal çevirmezsek, düşeriz. İçlerinden birinin böyle dediğini bir yerde okuduğumu hatırlıyorum.

Cuma, 01 Ocak 2016 01:00
Mesut Odman

Bu yazı yeni yılın ilk gününde okur önüne çıkacak. Daha ilk günden derin tahliller attırmayalım, ilk günden bunaltıp iç karartmaktansa, biraz geriye dönüp, biraz değil belki fazlaca eski günlere gidip, bir tür borç ödeyelim, dedim. Yanlış aslında; ödemek o kadar kolay değil, hele bu tür borçları…

Olsun varsın.

Cuma, 30 Ekim 2015 09:15
Mesut Odman

Amma kötü denk geldi şu suskunluk günleri…

Konuşamıyorum. Kesin bir yasak bu. Ayrıca, yasağı delmeye kalksan, hem neye benzediği belirsiz, berbat bir ses, hem de ısrar edersen, çok geçmeden, ısrarcıyı alt etmeye yetecek bir acı. Daha da önemlisi, bir daha hiç konuşamama ya da sesinden irkilerek konuşabilme korkusu.

Cuma, 04 Eylül 2015 01:30
Mesut Odman

Başlığa kısaltılarak yazılmış olsa bile, hemen anlaşılmıştır. İşte o alametle gidilen kıyamet bu.

Cuma, 28 Ağustos 2015 07:45
Mesut Odman

Büyükçe bir su kıyısındayız. Her yıl, yaz ortalarında, üç beş saatliğine de olsa birkaç kez gitmeyi alışkanlık edindiğim bir doğa parçası. Harika, olağanüstü ve benzeri sözcükleri kullanamıyorum artık; hatta güzel derken bile biraz duraksıyorum. Abartmak olur da, bu kadar olmaz, derler mi acaba buraların son durumunu bilenler? Bu soru aklıma takılıyor hep.

Pazar, 29 Temmuz 2012 10:02
Mesut Odman

Kötü hep olmuştur. Yapılıp edilenin, söylenip yazılanın, niyetin, amacın, bütün bunların öznesi olan insanın sıfatı olarak kötü, hep vardır. Bütün bu anlatılanların bir toplamı, kimileyin bir kimyasal özeti olarak kötülük de hep olmuştur bundan sonra da olacaktır. Bizim yokülkemizde de olacaktır kuşkusuz. Orada asla söz konusu edilemeyecek olan, kötünün kendisi değil, hükümranlığıdır.

Pazar, 11 Mart 2012 09:30
Mesut Odman

Son günlerde yaşanmış, doğrudan yaşanmasa da tanık olunmuş birtakım olaylardan hareket ederek kimin, neyi hak etmiş, daha öfkeli ve lanetleyici bir anlatımla, layığını bulmuş olduğunu dile getiren bir yazı olacak bu. Birtakım fotoğraflar çekmeye, çekilmişleri önümüze koymaya başlayalım.

Pazar, 06 Kasım 2011 09:30
Mesut Odman

Bu sorunun içinde “nasıl geçer -ya da- geçiyor” ve “nasıl geçmeli” de var elbette. Böyle bir sorudan yola çıkıyorsak, hiç uzak olmayan bu anlamları da akılda bulundurmuş, az çok üzerinde düşünmüş olmalıyız. Öyle de oldu zaten ama, sonunda, bu soruda karar kıldık. Daha doğrusu, karar kıldım. Birinci kişi öznesi ile yazılacak, burası belli de, tekil mi olacak çoğul mu, orası belirsiz.

Pazar, 04 Eylül 2011 10:30
Mesut Odman

Aslında, başlangıç değil de “başlangıç niyetine” demek daha doğru olurdu galiba. Öyle demiş sayıyorum kendimi. Okur dostların da buna itiraz etmeyeceklerini umuyorum.

Pazar, 05 Eylül 2010 11:00
Mesut Odman

Şunun şurasında bir hafta kaldı. Üstelik, gelecek Pazar bu konuda yazılanı yayımlama imkânı da olmayacak yasaktan dolayı. O halde, basbayağı bıktırma noktasına geldiysek de, bir kez daha değinmekle tahammül sınırlarını yerle yeksan etmiş olmayız. Yine de, bir “herhalde” eklemeden geçmeyelim.

Pazar, 28 Şubat 2010 09:43
Mesut Odman

Son günlerde yaşadıklarımıza, tanık olduklarımıza bakarak üç beş fotoğraf çekmeye çalışalım. O arada, geçmişe ilişkin, dolayısıyla şimdi bizim tarafımızdan çekilmemiş fotoğraflardan da yararlanalım. Fotoğraflar ne kadar yansız olabilirse o kadar da yansız olmaya çalışalım.