13 sonuçtan 1 - 13 arası gösteriliyor
Cuma, 11 Mayıs 2018 07:00
Rıfat Okçabol

Bilindiği gibi üniversite, bilimsel yöntemlerle gerçeğin araştırılıp öğretildiği kurumlardır. Toplumsal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olup neyi, nasıl ve niçin yapacağını sorgulayan hakimlerin, savcıların, öğretmenlerin, siyaset bilimcilerinin, … yetiştirildiği yerlerdir. Toplumun aklı ve vicdanı olup laik, demokratik sosyal hukuk düzeninin yaratıcısı ve güvencesi olan bir sistemdir.

Cuma, 23 Haziran 2017 01:00
Rıfat Okçabol

Geçen haftaki yazıda 2011 ve 2017 tarihli öğretmen strateji belgelerindeki amaç ve hedef ifadelerinin, genelde gerçekleştirmek için yazılmış ifadeler olmadığından hareketle toplumun kandırıldığına değinilmişti. Bugün ise, kısaca 2017 belgesindeki ifadelerin kandırıcılığı üzerinde durulacaktır.

Cuma, 27 Temmuz 2007 13:00
Rıfat Okçabol

22 Temmuz’da oyların yüzde 47’sini alan partinin geçmiş icraatlarıyla ilgili gelişmelere kısaca bir göz atalım:

Cuma, 07 Ekim 2016 01:15
Rıfat Okçabol

Darbe girişimi sonrasında Lozan Antlaşması’nın 93. yıldönümü olan 24 Temmuz 2016’da, Başbakan Yıldırım, "Cumhuriyetimizin ilk siyasi başarılarından biri olan Lozan Barış Antlaşması, aziz milletimizin canıyla, kanıyla ve kararlılığıyla zafere taşıdığı milli mücadelemizin bir neticesidir" diyor.

Cuma, 16 Eylül 2016 00:30
Rıfat Okçabol

Pes doğrusu, başka bir gün yokmuşçasına 40 bin kişinin memuriyetten çıkarılması 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde duyuruluyor. Memlekette barış olduğunun (!) bundan daha büyük kanıtı olabilir mi?

Cuma, 30 Ekim 2015 09:15
Rıfat Okçabol

Özgür ve insanların eşitliğini benimsemiş kişilerin genelde sosyalist anlayışa daha yakın oldukları görülüyor. Anayasasında “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” yazan bir ülkenin yurttaşından, sosyalist anlayışa mesafeli olsa da, en azından bu egemenliğe ve dolayısıyla kendi egemenliğine sahip çıkması bekleniyor.

Bir ülkede, Türkiye’de olduğu gibi,

Cuma, 14 Kasım 2014 17:30
Rıfat Okçabol

Üniversiteye gelen türbanlı öğrenci sayısının artmaya başlaması üzerine YÖK Başkanı Doğramacı, 20 Aralık 1982 tarihli bir genelge ile üniversitede örtünmeyi yasaklamıştı. Sonra aynı Doğramacı, 10 Mayıs 1984 tarihli YÖK kararı ile “modern türbanla örtünme”yi serbest bırakmıştı.

Cuma, 23 Ağustos 2013 11:27
Rıfat Okçabol

Ergenekon davasında verilen kararlar, itirafçılar/gizli tanıklar dışında kalan bütün sanıkları mağdur etmiş bulunuyor.

Bu davada mağdur olanların, adaletin yerini bulmamasının acısını ve bir şey yapamamanın çaresizliğini ne derecede yaşadıklarını tahmin etmek bile mümkün olmuyor.

Cuma, 23 Ağustos 2013 11:13
Rıfat Okçabol

Ergenekon davasında verilen kararlar, itirafçılar/gizli tanıklar dışında kalan bütün sanıkları mağdur etmiş bulunuyor.

Bu davada mağdur olanların, adaletin yerini bulmamasının acısını ve bir şey yapamamanın çaresizliğini ne derecede yaşadıklarını tahmin etmek bile mümkün olmuyor.

Cuma, 02 Ağustos 2013 11:37
Rıfat Okçabol

Türkiye, Anayasası’na göre, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir. Geçerli olan hukuk anlayışına göre, Anayasa Mahkemesi (AYM), Yargıtay ve Danıştay gibi üst yargı organlarının kararları, hem içtihat oluşturmakta hem de yürütmeyi bağlayıcı nitelik taşımaktadır.

Cuma, 21 Mayıs 2010 10:30
Rıfat Okçabol

Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’na kısaca YİBO diyoruz. Okulun adı her şeyi açıklıyor: Bu okullar, belirli bir bölgenin köylerindeki çocuklara yatılı olarak ilköğretim olanağı sağlıyor. Ülkenin doğusundan batısına var olan 593 YİBO yedi bölgeye göre şöyle dağılıyor: Marmara (21), Ege (28), İç Anadolu (67), Akdeniz (59), Güneydoğu Anadolu (78), Karadeniz (155) ve Doğu Anadolu (185).

Cuma, 04 Aralık 2009 09:30
Rıfat Okçabol

YÖK, YÖK’lük işlerden bıkmıyor ve usanmıyor son marifetlerini Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne dekan atanmasında ve Anadolu Üniversitesi’ne rektör seçiminde gösteriyor. Ege Üniversitesi’nde yapılan dekan adayını belirleme seçiminde 85 elemandan 60’ının oyunu alan kişiyi değil de 9 oy alan kişiyi dekan olarak atıyor.

Cuma, 13 Kasım 2009 09:30
Rıfat Okçabol

Osmanlı hayranları, Osmanlıyı, “600 yıl hoşgörüyle dünyaya hükmetmiş bir imparatorluk” olarak görüyor. İlk yanılgılar da bu noktada başlıyor. Günümüzde, “dünyaya hükmetmek” ve “imparatorluk” sözcükleri hayranlık duyulacak anlamlar taşımıyor. Çağdaş insan, dünyaya hükmetmeyi aklından bile geçirmiyor ki hükmedenlere hayran olsun.