50 sonuçtan 31 - 45 arası gösteriliyor
Salı, 24 Ağustos 2010 14:29
Kemal Okuyan

Siyasi yaşamım boyunca "bırak bu konuları, sen işçi sınıfının gündeminden bahset" türünden tepkilere, siyasi iktidarın doğrudan "ekmek"le ilintisi olmayan tasarruflarının emekçi kitleleri ilgilendirmediği gibi değerlendirmelere fazlasıyla alıştım. Bir ara pek modaydı "suni gündem" yakıştırması, kolay yoldan devrimciliğin ürettiği beylik sözlerden biriydi…

Pazartesi, 09 Ağustos 2010 11:44
Kemal Okuyan

Yüksek Askeri Şura terfileri bağlandı, asker ya da AKP kanadının bir ötekini sıfırlayacağını bekleyenler tatmin olmadı, hayat akıp gidiyor, bazı konularda şiir gibi bir uyum söz konusu, bazen de hükümetle ordu "atışma" tadında işler çıkarmakta…

E şimdi, Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları belli olduğuna göre, yeni bir "asker" yazısı için kolları gönül rahatlığıyla sıvayabiliriz.

Pazartesi, 19 Temmuz 2010 18:07
Kemal Okuyan

Memlekette onca mesele varken… Denebilir.

Kültür de memleketin meselesi… Denir karşılığında.

Memleketin meselelerinin birbirinden ayrılamayacağı… Klasik ama geçerliliğini yitirmeyen bir yaklaşım olarak eklenebilir araya.

Arabesk konusu, yıllar sonra bir kez daha tartışılmalıdır. Memleket meseleleri için faydalıdır.

Cuma, 02 Temmuz 2010 13:18
Kemal Okuyan

2 Temmuz Sivas Katliamı'nı Ergenekon'a havale etmek, devletin de gericilerin de işine geliyor. Burada devletin en geniş tanımını alıyorum. Zaten, 2 Temmuz, öncesinde Maraş, Çorum, buralarda devlet en geniş tanımıyla, a'dan z'ye suçludur.

Cuma, 23 Temmuz 2010 14:29
Kemal Okuyan

Siyaset bir açıdan taraf oluşturma ve taraftarlaştırma işlemidir. Ortaklaştırma, belli nitelikleri temel alıp, diğerlerini önemsizleştirme, tasnif etme, uçlara doğru çekme siyasetin doğasında vardır.

Perşembe, 24 Haziran 2010 18:46
Kemal Okuyan

Pek az ülkede sol, "düzen solu"ndan daha büyük bir toplumsallığa yerleşmiş durumda.

Salı, 15 Haziran 2010 16:19
Kemal Okuyan

soL'u okur yorumlarına açmaya karar verdiğimizde tereddüt ediyorduk. Neden kaygı duyduğumuz belliydi, "yorum"lar nadiren geliştiriyor, çokça kirletiyordu. Okurlarımızın bir bölümü de "sakın" diye tepki verdi, hatta iki okurumuz "bundan sonra okumam" bile dedi, biz her şeyi göze alıp yorum yapılmasına olanak sağladığımızda…

Cuma, 21 Mayıs 2010 11:10
Kemal Okuyan

1. Tayyip Erdoğan'ın Ahmedinejad İran'ını kurtarmaya çalıştığı büyük bir palavradır. "Büyük deha" Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı'na yerleştiği andan itibaren, Başbakan'a, İran'a dönük bir müdahalenin AKP iktidarının sonu olacağını fısıldamaktadır. Dolayısıyla, Erdoğan kendini kurtarmaya çalışmaktadır.

Perşembe, 06 Mayıs 2010 13:28
Kemal Okuyan

Ne günlere kaldık, 1 Mayıs'ın işçi sınıfına mı, AKP'ye mi yazdığını tartışıyoruz!

Şaşırtıcı değil, geçtiğimiz hafta Taksim'de "bölünmüş" bir miting gerçekleşeceğini söylemiş, sermayenin alana damga vurmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurgulamıştık.

Pazar, 09 Mayıs 2010 10:30
Kemal Okuyan

Bugün “Zafer Günü”...

1 Mayıs’a yetiştirmek için çok uğraşmışlardı oysa...

Arkalarını “dost” Amerikan ve İngiliz güçlerine veren en seçme Nazi askerleriyle boğuştular haftalarca... Eve dönmek için gün sayarken, on binlerce yiğidi toprağa bıraktılar. Berlin Hayvanat Bahçesi’ne...

“Son bir savaş” diyordu komutanları...

En kanlısı oldu.

Kazandılar.

Salı, 25 Mayıs 2010 13:29
Kemal Okuyan

1970'lerdeki Ecevit dalgası ile bugünkü Kılıçdaroğlu heyecanı arasındaki söylemsel fark, dünya ve Türkiye ölçeğindeki karşı-devrimlerle, neo-liberal saldırılarla açıklanabilir. İçeriden bakacak olursak fark, 12 Eylül'dür, Özal'dır, AKP'dir.

Perşembe, 29 Nisan 2010 14:39
Kemal Okuyan

İşçi sınıfının birliğini, dayanışma kültürünü, mücadele azmini simgeler 1 Mayıs.

İşçi sınıfının birliği altı konfederasyon yan yana gelince sağlanmıyor. Yan yana geliş güzel ama konfederasyonlar işçileri bir araya getirmek istemiyorlar ki!

Salı, 30 Mart 2010 12:58
Kemal Okuyan

Tükiye’nin siyasal iklimi giderek sertleşiyor. 12 Eylül generallerinin burjuva partileri arasındaki ilişkiyi yeni kurallara bağlayarak, onların sermaye düzenine zarar verecek bir kutuplaşmaya girmesini engelleyici önlemleri onca yıldan sonra hâlâ işe yaramaya devam etse de, partilerin düşük yoğunluklu didişmesinin üstüne çıkan devlet içi mücadele siyasete rengini veriyor.

Çarşamba, 17 Mart 2010 14:54
Kemal Okuyan

Bugünün Türkiyesi’nde giderek önemsizleşen, hatta yanlışa götüren soru “kim” sorusudur? Kim Türkiye’nin yakın geleceğine damga vuracak? AKP mi, cemaat mi, ordu mu?

Büsbütün önemsiz değil elbette...

Salı, 23 Şubat 2010 14:01
Kemal Okuyan

Türkiye’de yaşananları, sistem içi iki farklı hizbin mücadelesi olarak tanımlamak yanlış olmasa da eksikliydi. Basit bir hegemonya mücadelesi değildi söz konusu olan. Türkiye’nin kapsamlı bir dönüşüm projesi doğrultusunda yeniden yapılandırıldığını söylüyor ve taraflardan birinin bu proje adına hareket ettiğini her fırsatta dile getiriyorduk.

Pages