329 sonuçtan 301 - 315 arası gösteriliyor
Salı, 31 Mart 2009 12:14
Kemal Okuyan

Dün seçimlerin kazananı olmadığını söylemiştim. Partiler bağlamında... Ancak seçimin iki kazananından söz etmek durumundayız. Amerika Birleşik Devletleri ve büyük sermaye! Aşağı yukarı aynı nedenlerle...

Cumartesi, 21 Şubat 2009 10:00
Kemal Okuyan

Önce Irak'ta direnişin Amerikan askerlerine kök söktürmesiyle tartışılmaya başlandı. Direnişe güç katan örgütlenmelerin hatırı sayılır kısmı İslamcıydı. Pek "ılımlı" da sayılmazlardı, zaten İslamcının ılımlısından daha çok Amerikancısını anlamak gerekiyordu. Ama bir gerçek daha vardı, İslamcının "ılımlı" olmayanın da köken ya da mazisinde ABD parmağı bulunması neredeyse bir kuraldı.

Perşembe, 12 Şubat 2009 12:13
Kemal Okuyan

Bakalım Türkiye solunda şu Yeni Osmanlı hezeyanlarına nasıl tepki verilecek? Tahmin etmesi zor değil ama bir yandan da merak etmiyor değilim. Neler yazılacak, neler söylenecek, ortalığa ne tür güzellikler, inciler saçılacak...

Pazartesi, 23 Şubat 2009 10:45
Kemal Okuyan

Tekrar vurgulamak durumundayım, Türkiye'de olup bitenler ciddiye alınmalı!

Salı, 27 Ocak 2009 11:29
Kemal Okuyan

Aslında Türkiye çok konuşuyor. Kahvede, rakı sofrasında, kantinde, cami avlusunda... Cep telefonuyla... Ama konuşması gereken yerde konuşmuyor, sözünü söylemiyor.

Toplumların söz söyleme yöntemleri bellidir. Hesap sorar, hakkını arar, talep eder. Değiştirir.

Bizde dinleyen, izleyen ve "tenhada" yorumlayan bir toplum var.

Ama birileri konuşuyor.

Salı, 20 Ocak 2009 12:27
Kemal Okuyan

Ergenekon operasyonunun arkasındaki güçlere, operasyonun siyasi hedeflerine işaret etmemiz Türkiye'de devletin işlediği suçları, kontrgerilla örgütlenmesinin varlığını yok saymamız anlamına gelmiyor. Tersine, bu örgütlenmeleri fazlasıyla ciddiye alıyoruz, ortaya bu örgütlenmeler adına yansıyan ciddiyetsizliklere karşın...

Salı, 13 Ocak 2009 11:23
Kemal Okuyan

"Kanıt istiyordunuz, işte kanıtı" diyor yandaş medya. "Aaa, bak şimdi inandım" diyor demokratı, liberali. Kanıt? İnanmak?

Salı, 11 Kasım 2008 12:46
Kemal Okuyan

Bundan dört gün önce Ekim Devrimi'nin 91. yıldönümüydü. Büyük hem de çok büyük bir devrimdi ama Sovyetler Birliği ortadan kalkalı beri, eksik ve biraz havada. Ardından gelen kuruluşu, insanlığın eşitlikçi bir toplum yolunda elde ettiği muazzam kazanımları, daha sonra bir bir geri alınsa da, yok saymak mümkün değil belki ama açıkçası Ekim Devrimi'ni "kutlamak" insanın içinden gelmiyor.

Salı, 14 Ekim 2008 12:12
Kemal Okuyan

Emperyalizme karşı mücadele uluslararası dengelere terk edilemeyecek kadar değerlidir. Bir başka deyişle, anti-emperyalizm, tıpkı anti-kapitalizm gibi, tüm enternasyonalist boyutlarına karşın, esas itibariyle ulusal ölçekte boy atabilir, hayata geçebilir.

Cuma, 24 Ekim 2008 11:00
Kemal Okuyan

Mehter Takımı Moskova'ya gidecek, Kremlin Sarayı'nda Kızıl Ordu Korosu ile konser verecek, biz de bunu yazmayacağız! Pek dinleyemedik ama olsun. İnternet sitelerine düşen video görüntülere bakmakla yetindik. İlginç olmuş da, güzel olmamış.

Salı, 23 Eylül 2008 13:01
Kemal Okuyan

Dünyada emperyalizme karşı direniş zaman zaman ve bazı noktalarda yoksul emekçi tabanına yaslansa da, bir gerçek kabul edilmeli: ABD'ye karşı mücadele gündemini "devletler" giderek artan oranda belirlemeye başladı.

Salı, 30 Eylül 2008 13:21
Kemal Okuyan

Ekonomik krize siyasi kriz eklendi. Amerika Birleşik Devletleri'nde parti yapıları gevşektir, senatörler birçok örnekte bağlı bulundukları lobiler için iş çevirirler cumhuriyetçiler demokratlarla, demokratlar cumhuriyetçilerle kol koladır, bunlar gerçek.

Salı, 19 Ağustos 2008 11:11
Kemal Okuyan

Ergenekon operasyonu artık mahkeme sürecinde. Ekim ayının sonlarına doğru başlayacak duruşmaların ne kadar süreceğini kimse bilmiyor. Ancak iddianamenin hacmi, delil dosyalarının kapsam ve yapısı, sanık sayısı ve birçok sanığın özel durumu, yalnızca teknik açıdan bile mahkemenin uzun süreceğine işaret ediyor. Bir de işin içine siyasal dengeler ve soruşturmanın zayıf noktaları girince...

Pazartesi, 04 Ağustos 2008 11:00
Kemal Okuyan

Türkiye bundan kısa süre öncesine kadar "öngörülemeyen" bir ülkeydi... Kimileri süreklileşmiş krizden söz ediyor, çokça "fetret devri"ne işaret ediliyor, kaos ve karmaşaya vurgu yapılıyordu.

Pazartesi, 25 Ağustos 2008 13:26
Kemal Okuyan

Kürt sorununda kilitlenme sürüyor. İlk bakışta, kilitlenmeye , inkarcılığın Türkiye Cumhuriyeti'nin hem resmi , hem de fiili politikasındaki ağırlığını korumasının yol açtığı düşünülebilir. Yalan değil, "Kürt" olgusu onca bedelden sonra bir meşruiyet kazandı belki ama bu olguyla sistemin ilişkilenmesi "inkar ve imha"dan arınmıyor bir türlü.

Pages