46 sonuçtan 16 - 30 arası gösteriliyor
Cuma, 05 Eylül 2014 12:10
Kemal Okuyan

Yüzde 52 diye kodladık, öyle gidiyor. Erdoğan’a oy veren seçmen. Oysa bu tamamen sandık belirlenimli bir oran. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilgisizlikten değil, politik bir tutumla sandığa gitmeyen, bilerek geçersiz oy kullanan geniş bir kesim var. Bunlar da hesaba katıldığında, yüzde 52 oranı aşağı çekiliyor doğal olarak.

Cuma, 29 Ağustos 2014 12:22
Kemal Okuyan

On yılı aşkın bir süre oldu AKP’yi, Erdoğan’ı tartışıyoruz. Bu partiyi, zihniyeti, liderini, kadrolarını nereye koyacağız, nereye yerleştireceğiz? Dost kuvvet mi, yardımcı kuvvet mi, karşıt mı, düşman mı?

Çarşamba, 13 Ağustos 2014 11:13
Kemal Okuyan

Tayyip, sandıktan çıkmaya devam ediyor hâlâ. Bir nefret objesi olarak… Karanlığın, cehaletin, adaletsizliğin, zorbalığın simgesi olarak… Putlaştırılan bir siyasi figür olarak…

Aşağı yukarı yüzde 50, yüzde 50. Yüzde 50’lerin içi alabildiğine heterojen, alabildiğine karışık. Ancak açık bir gerçek var, seçmenin demeyelim de, toplumun yarısının öfkesi tarif edilemeyecek boyutlarda.

Pazar, 31 Ağustos 2014 12:53
Kemal Okuyan

Bu bir pazar yazısıdır.

Daha iki gün önce simgelere gereğinden fazla önem verilmemesini yazan birisine gelen “ama…” başlangıçlı ileti ve mektuplardan ilham alınarak hazırlanmıştır. Benden pazar yazısı ancak bu kadar çıkar, idare edeceksiniz artık.

Pazartesi, 25 Ağustos 2014 11:47
Kemal Okuyan

Önce sosyalizmin bittiğini söylemişlerdi. Yıllar oluyor elbette. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra “o defter kapandı” diyorlardı. Ellerindeki argüman gerçekten güçlüydü, 1917’de yola çıkan ilk sosyalist ülke, yapılan yanlışlardan çok, bırakılan boşlukların ve ihmallerin sonucunda neredeyse tek kurşun atılmadan tarih olmuştu.

Salı, 26 Ağustos 2014 12:26
Kemal Okuyan

Cumhuriyet Halk Partisi kurultayı yaklaşırken iki aday, Kılıçdaroğlu ve İnce mesaj vermeye devam ediyor. Mevcut Genel Başkan, dindarları kapsamalıyız demekte bir kez daha… Kim itiraz edebilir ki? Bir siyasi parti insanları inananlar ve inanmayanlar diye tasnif edemez. Ama bir siyasi partinin lideri neden böyle bir laf eder ki?

Çarşamba, 28 Mayıs 2014 11:41
Kemal Okuyan

Devrim genellikle hissedilen bir zaman ama umulmadık bir noktada yüzünü gösterir. Bir devrim olmasa da, Haziran Direnişi tam da bunu kanıtladı. Büyük sarsıntılar fay hattında yoğun bir gerilimin, enerji birikiminin ardından gelir. Gelir de, her gerilim noktası, her fay hattı büyük bir sarsıntı üretmez. İşin gerçeği, kapitalizm her durum ve zamanda çatlaklara gerilim yükler, enerji üretir.

Pazartesi, 05 Mayıs 2014 11:17
Kemal Okuyan

Sosyalist hareket nerede tıkanıyor?

Bu soruya değişik yanıtlar verilebilir. Biri doğru olacak diye bir kural yok. Sorunlar birbirinden kolay kolay ayrıştırılamayacak ölçüde iç içe geçmiş durumda.
Önce elde ne olduğundan, kazanımlardan, geleceğe umutla bakmamızı sağlayandan başlamalı.

Cuma, 16 Mayıs 2014 11:13
Kemal Okuyan

Ekran ikiye bölünmüş, bir tarafta kararmış yüzler, sedyenin üzerinde cansız bedenler. Öbür tarafta kararlı yüzler, o yüzleri gazla, plastik mermiyle caydırmaya çalışan karanlık tipler.

Ekran ikiye bölünmüş, bir tarafta Soma, öbür tarafta TOMA!

İkiye bölünen ekranı birleştiren kahrolası bir düzen, o düzeni temsil eden bir diktatör.

Çarşamba, 14 Mayıs 2014 11:33
Kemal Okuyan

Elim gitmiyor, başka bir konuda yazmaya... Çoğunuz tanımıyor biliyorum, özel dostlukların köşe yazılarına konu olmasından da pek haz ettiğimi söyleyemem. Ama başka türlüsünü yapamayacağım, Babis’ten söz edeceğim. Babis Charalampos Angourakis’ten.

Önceki gün kaybettiğimiz Giritli komünistten...

İyi insandan...

Niye öldü ki! Anevrizma deniyor.

Çarşamba, 30 Nisan 2014 10:41
Kemal Okuyan

“Haziran gitti gidiyor” paniğinden uzak durmanın yolu, Haziran’da milyonları neyin sokağa döktüğüne odaklanmaktan geçiyor. “Erdoğan öfkesi” açıklayıcı ama bir noktadan sonra yetmeyebilir, hatta o öfkenin nedenlerinin ötesine geçmek gerekebilir.

Pazartesi, 28 Nisan 2014 11:57
Kemal Okuyan

Korkacak bir şey yoktu… Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz kalmazdı… “Hükümet olabilir ama iktidar olamaz” yalnızca AKP yolcularının ve solcularının değil, onun hasımlarında da ezberiydi. Erdoğan liderliğindeki karşı devrim cephesi geçmiş muktedirlerin bir bölümüne zindan yolu açarak iktidarını kanıtlarken, Kılıçdaroğlu CHP’si toplumda “normalleşme” algısının yerleşmesi için devreye girmişti.

Cumartesi, 05 Nisan 2014 11:32
Kemal Okuyan

AKP bu sonuçlarla yeniden “yönetebilir” bir parti haline gelmiş midir?

Perşembe, 27 Mart 2014 10:56
Kemal Okuyan

Henüz oy kullanamıyordum ama kampanyalarına, bildiri dağıtımına, mitinglerine katıldığım ilk seçim 1977’deki Genel Seçimlerdi. Ecevit rüzgarı esiyordu. Bugünkünden farklı, sola yönelen bir CHP vardı Ecevit liderliğinde. “Bu düzen değişmeli” sloganı dağa taşa yazılmış, insanlarda büyük bir beklenti yaratılmıştı.

Çarşamba, 19 Mart 2014 10:46
Kemal Okuyan

Kırım yazmak gerekirdi olağan koşullarda. Ukrayna’nın bilmem kaçıncı turuncu devriminin ABD açısından nasıl bir fiyaskoya dönüştüğünü, Rusya’nın kendi egemenlik bölgesi olarak gördüğü alanda geri adım atmama politikasını sürdürdüğünü, bunun bölge halkları açısından anlamını...

Ancak burnumuzu memleketten dışarıya çıkaramıyoruz ki!

Pages