52 sonuçtan 31 - 45 arası gösteriliyor
Perşembe, 26 Ağustos 2010 13:38
Kemal Okuyan

Ne zaman sömürü düzenini ortadan kaldırmaktan, sermaye sınıfına karşı berrak bir konumlanış içine girmekten, sosyalizmin tek çözüm olduğundan söz etsek bizi gerçekçiliğe davet eden tepkiler alıyoruz. Güçler dengesinden söz ediliyor, her şeyin bir çırpıda hallolmayacağından, "akıllı" olmaktan, nihai hedefe usulünce varılması gerektiğinden…

Pazartesi, 23 Ağustos 2010 12:44
Kemal Okuyan

Başbakan saymaya başlıyor, CHP, MHP, BDP, TKP, YARSAV diye… Evet cephesini "korkutarak" sağlamlaştıracak ya, "bakın hayır diyenler arasında PKK var, komünistler var, Ergenekoncular var" demeye getiriyor. Hayır cephesinde ise panik yaratacak.

Cuma, 13 Ağustos 2010 10:22
Kemal Okuyan

Neden ordu yanlısı olmadığımızı, olamayacağımızı birkaç gün önce açıklamaya çalışmıştım. Dengelemek için değil, bütünlüklü bir bakış açısı ortaya koyabilmek için bir soruya daha yanıt vermek gerekiyor: Neden asker düşmanı değiliz?

Cuma, 06 Ağustos 2010 12:50
Kemal Okuyan

Savaş emperyalistler için hem hegemonya aracıdır hem de kendi aralarındaki rekabet ve çelişkilerin son aşaması. Bir yandan da uluslararası tekellerin geçim kapısıdır savaş.

Bugünkü dünya düzeni ne yazık ki savaştan arındırılamaz.

Pazartesi, 02 Ağustos 2010 12:02
Kemal Okuyan

İzlemek zor oluyor, Kürt sorununu "ayrılma hakkı"na sabitleyenlerin ne istediğini… Kürtlerin ayrılmasını mı arzuluyorlar, birliği mi? "Kürtler nasıl istiyorsa" yanıtı güçlü ahlaki temellere sahip gibi gözükse de, tek başına kaldığında, gerçek karşılığı olmayan bir tutuma dönüşüyor.

Pazartesi, 12 Temmuz 2010 11:50
Kemal Okuyan

BDP milletvekili Hasip Kaplan "ayrılma ve bölünmenin ağza dahi alınmaması gerektiği"ni söylemiş ve bu doğrultuda düşünmenin Hitlercilikten farkı olmadığını belirtmiş. Kaplan'ın hedefinde geçtiğimiz günlerde "Kürtlerin ayrılmasını da tartışmalıyız" diye yazan Ertuğrul Özkök var belki ama "ayrılma" olgusunu ciddi ciddi düşünen ya da savunanların sayısı hiç de az değil.

Pazartesi, 19 Temmuz 2010 18:07
Kemal Okuyan

Memlekette onca mesele varken… Denebilir.

Kültür de memleketin meselesi… Denir karşılığında.

Memleketin meselelerinin birbirinden ayrılamayacağı… Klasik ama geçerliliğini yitirmeyen bir yaklaşım olarak eklenebilir araya.

Arabesk konusu, yıllar sonra bir kez daha tartışılmalıdır. Memleket meseleleri için faydalıdır.

Cuma, 23 Temmuz 2010 14:29
Kemal Okuyan

Siyaset bir açıdan taraf oluşturma ve taraftarlaştırma işlemidir. Ortaklaştırma, belli nitelikleri temel alıp, diğerlerini önemsizleştirme, tasnif etme, uçlara doğru çekme siyasetin doğasında vardır.

Cuma, 02 Temmuz 2010 13:18
Kemal Okuyan

2 Temmuz Sivas Katliamı'nı Ergenekon'a havale etmek, devletin de gericilerin de işine geliyor. Burada devletin en geniş tanımını alıyorum. Zaten, 2 Temmuz, öncesinde Maraş, Çorum, buralarda devlet en geniş tanımıyla, a'dan z'ye suçludur.

Perşembe, 24 Haziran 2010 18:46
Kemal Okuyan

Pek az ülkede sol, "düzen solu"ndan daha büyük bir toplumsallığa yerleşmiş durumda.

Cuma, 04 Haziran 2010 21:47
Kemal Okuyan

Siyasette, hele partili yaşamda gülüp geçeriz "ben demiştim" diyen benlere… Neredeyse bunu demek için yaşar ve yarışırlar.

Yazı dünyasında da pek sırıtan bir davranıştır, kaçınmak gerekir. Ama bazen ister istemez söze "daha önce belirttiğimiz gibi"yle girmek zorunda kalırsınız, kendinizi yinelemekten utanırcasına…

Salı, 25 Mayıs 2010 13:29
Kemal Okuyan

1970'lerdeki Ecevit dalgası ile bugünkü Kılıçdaroğlu heyecanı arasındaki söylemsel fark, dünya ve Türkiye ölçeğindeki karşı-devrimlerle, neo-liberal saldırılarla açıklanabilir. İçeriden bakacak olursak fark, 12 Eylül'dür, Özal'dır, AKP'dir.

Perşembe, 13 Mayıs 2010 13:36
Kemal Okuyan

“CHP-BDP koalisyonu istiyorlar” diye yazıyordu bir tanesi, Baykal’la ilgili kasedi servis edenleri işaret ederek... AKP’yi durduracak formül buydu ve CHP’deki statükocular bunun önünde engeldi.

Ergenekon’un beceriksiz CHP Genel Başkanı’nı cezalandırmakta olduğu bir başka iddiaydı. Yaklaşan genel seçimler öncesinde başka bir vekil arayışına girmişlerdi.

Cuma, 21 Mayıs 2010 11:10
Kemal Okuyan

1. Tayyip Erdoğan'ın Ahmedinejad İran'ını kurtarmaya çalıştığı büyük bir palavradır. "Büyük deha" Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı'na yerleştiği andan itibaren, Başbakan'a, İran'a dönük bir müdahalenin AKP iktidarının sonu olacağını fısıldamaktadır. Dolayısıyla, Erdoğan kendini kurtarmaya çalışmaktadır.

Pazartesi, 26 Nisan 2010 13:49
Kemal Okuyan

Emperyalizm, ne sömürüyü, ne zalimliği, ne de başka haksızlıkları meşrulaştırabilir. Bu coğrafyanın 19. yüzyılda ilerlendikçe artan oranda, 20. yüzyılda bir kural olarak ve şimdilerde yoğun bir biçimde emperyalist rekabet, bölüşüm ve gizli-açık planlara konu olması, bu coğrafyanın “kötü”lerini aklamıyor, onların suçlarını ortadan kaldırmıyor.

Pages