8 sonuçtan 1 - 8 arası gösteriliyor
Pazar, 15 Mayıs 2016 01:15
Mehmet Bozkurt

Fırat ve Dicle iki büyük nehirdir. Fırat’ın “göz”ü Diyadin, Dicle’ninki Hazarbaba Dağı’dır. Derin vadilerden, ovalardan geçerken çok sayıda dere, nehir, çay karışır Fırat ve Dicle’ye. Büyüyüp köpürürler.

Pazar, 28 Şubat 2016 00:15
Mehmet Bozkurt

Yakın tarih okumalarından edindiğim izlenimlerden biri Anadolu Savaşı’nın öncü kadrolarının, Mustafa Kemal Paşa hariç, İsmet Paşa’dan pek haz etmedikleri yönündedir. Sadece askeri erkân değildir İsmet Paşa’dan haz etmeyenler. Mecliste de ona karşı yürütülen gürültülü patırtılı bir muhalefet vardır.

Pazar, 29 Kasım 2015 09:15
Mehmet Bozkurt

20 Kasım 1923’te Lozan’da kurulan masa kalabalıktır. Ve biz bu güne kadar yazılıp anlatılanlardan masa başında yapılan  kavganın  daha çok  Britanya ile Türkiye arasında geçtiğini öğreniyoruz.

Pazar, 09 Kasım 2014 11:55
Mehmet Bozkurt

Yazının başlığına çıkan bu öneri, sadece Ekim Devrimcilerinin değil, bu topraklarda yaşayan herkesedir.

Çünkü Ekim Devrimcilerine borcumuz var.

Pazar, 22 Nisan 2012 11:00
Mehmet Bozkurt

Meclis’in açıldığı 23 Nisan’ı başlangıç olarak alırsak dokuz ay kadar esmiş Bolşevizm rüzgarı... Sonrası 1921, filizkıran fırtınası...

Ankara dediğin ne ki, Hisar İçi, Hacı Bayram Cami, Karaoğalan Caddesi,Taş Mektep… Önlerinde öğretmenleri ilk ve orta mektep bebeleri evlerinde minik bayraklarla sokaklarda dolaşıyorlar marşlar söyleyerek:

Pazar, 12 Aralık 2010 10:00
Mehmet Bozkurt

1920 yılının Ankara’sında okullarda söylenilen marşlardan birinin Çerkes Ethem Marşı, öbürsünün sovyetik tip (şura) hükümet övgüsü yapan komünist bir marş olduğunu, yakın tarihe merak salıp da duymayan, okumayan, bilmeyen kalmamıştır. Yine de yazayım istedim.

Pazar, 13 Haziran 2010 11:30
Mehmet Bozkurt

"Tavşan yamacı aştıktan sonra" yapılan özürün faydasızlığını biliyorum olsam da, geçmişte bu köşede,"Kent Yazıları -Ankara" başlığı altında yazmış olduğum bir dizi yazıda yaptığım eleştiriler için özür diliyorum İ.Melih Gökçek Bey’den...

Nasıl dilemem, nasıl dilenmez, nasıl dilemezsiniz?

***

Pazar, 21 Şubat 2010 09:30
Mehmet Bozkurt

Eskişehir... 26 Mayıs... Gece. 250 kişilik bir davetli kalabalığı... Başbakan Adnan Menderes sofradadır. Telefona çağırıldığı haberi kendisine erbabınca verilir. Kalkar. Telefondaki TBMM başkanı Refik Koraltan’dır. Koraltan, İstanbul’da üniversite profesörlerinin sırtlarında cüppeleri olduğu halde “sessiz yürüyüşe” geçtikleri haberini iletir Menderes’e...