31 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Perşembe, 05 Aralık 2013 10:22
Oğuz Oyan

Geçen hafta Parlamentolararası Değişim ve Diyalog Projesi kapsamında İspanya’da çeşitli siyasi parti ve parti birlikleri temsilcileriyle bir dizi toplantı yapma fırsatı bulduk.

Perşembe, 26 Aralık 2013 10:52
Oğuz Oyan

Ortalık yolsuzluk operasyonları ve karşı operasyonlardan geçilmiyor. Üzerinde çok konuşulup çok yazılıyor. Yeni şeyler söylemek bu aşamada zor. Ama hiçbir şey yazmamak da zor. Özellikle benim için. O zaman bazı saptamalarla yetinelim.

Perşembe, 19 Aralık 2013 10:39
Oğuz Oyan

Hayır, AKP-Cemaat ilişkilerinin üçüncü perdesinden bahsetmiyoruz konumuz AB-AKP ilişkilerinin üçüncü perdesi.

Oyunun birinci perdesinde (2002-2007), AKP için AB hedefi kendi siyasi konsolidasyonuna yöneliktir. AB’ye atfedilen önem, AKP’yi ve ideolojisini meşrulaştırıcı bir kaldıraç görevini görmesine bağlıdır. AB bu anlamda kullanılır ve tüketilir.

Perşembe, 14 Kasım 2013 11:36
Oğuz Oyan

Türkiye siyasetini biçimlendirmeye heveslenen iç ve dış çevreler, 1980 darbesinden itibaren birbirinin simetriği iki büyük partili bir siyasal sistem oluşturmaya çalıştılar. Türkiye siyasetinin çok parçalı yapısı buna izin vermedi. 2002-2007 döneminin iki partili Meclis yapısı da kalıcı olamadı.

Perşembe, 28 Kasım 2013 10:43
Oğuz Oyan

İzmir’de 30 Ekim-1 Kasım 2013’te toplanan “5. İzmir İktisat Kongresi” ile 20 Kasım’da Ankara’da toplanan “Üçüncü Sanayi Şurası” acaba nasıl bir ekonomik konjonktüre ve iktisat politikası yaklaşımına denk düşüyordu? Ayrıca İzmir İktisat Kongresi’nin şu “beşinci” sırası nereden geliyordu?

Perşembe, 07 Kasım 2013 10:41
Oğuz Oyan

30 Eylül 2013 tarihinde Erdoğan’ın açıkladığı “Demokratikleşme Paketi”, yasa gerektirmediği iddia edilen düzenlemeleri bakımından uygulamaya konulmaya başlandı. Paket özellikle AKP’nin özel gündemine yoğunlaşıyordu. Bunlardan en önemlisi de “Kamuda türbana serbesti” maddesiydi.

Perşembe, 24 Ekim 2013 11:47
Oğuz Oyan

Türkiye hızlı bir tükenme içinde. Hem yatırım stokları aşınıyor hem insani sermayesi. Milli gelire oranla hem sanayi kapasitesi küçülüyor, hem tasarruf oranları. Tasarruf oranı yatırım oranından çok daha hızlı daraldığı için dış açık artışı dizginlenemiyor.

Perşembe, 26 Eylül 2013 11:41
Oğuz Oyan

Aslında ekonomide yolun sonuna 2001 kriziyle gelinmişti. Yolun başlangıcında, 1980’den itibaren yürürlüğe sokulan IMF/WB patentli neoliberal dönüştürme programları, içerde ise Özal’ın ve ardıllarının borçlanma politikaları ile 1990’ların PKK ile mücadele operasyonlarının yol açtığı kamu açıklarının payları vardı.

Perşembe, 05 Eylül 2013 11:36
Oğuz Oyan

Emperyalist koalisyon, Büyük Britanya Parlamentosu’nun aldığı tarihi karar sonrasında büyük yara aldı.

Perşembe, 19 Eylül 2013 11:48
Oğuz Oyan

İki buçuk aydır Güneydoğu ve Doğu Anadolu illerini geziyorum. Benzer bir ziyaret turunu, 15 ili kapsayacak biçimde 2007’de de yapmıştım.

Perşembe, 12 Eylül 2013 12:47
Oğuz Oyan

12 Eylül askeri diktası, ülkenin siyasi ve ekonomik yönünü hegemon gücün çıkarları ekseninde yeniden belirledi. ABD güdümlü bu müdahale, 12 Mart 1971’den farklı olarak gelip geçici değil, kalıcı bir dönüştürme programı olarak yürürlüğe konuldu.

Perşembe, 22 Ağustos 2013 11:44
Oğuz Oyan

Bu hafta başı bütün gazetelerde Türkiye-AB ticaret açığı haberi yer buldu. Habere göre, 1996 sonrasında Gümrük Birliği’nin (GB) Türkiye’ye dış ticaret açığı olarak faturası 221 milyar dolardı. Haberin kaynağı, İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) idi.

Perşembe, 08 Ağustos 2013 11:21
Oğuz Oyan

Pazartesi günü Silivri’deydim. Aydınlanma meşaleleriyle dayanışma adına, sosyalist dostlara güç vermek adına.

Perşembe, 29 Ağustos 2013 10:43
Oğuz Oyan

Savaş, kapitalizm öncesi toplumlardan beri, bir dış artık ürün sağma düzeneği olarak işe yarar. Fetihçi devletler, öncelikle başka toplumların artık ürününe, ülkelerinin değerli madenlerine el koyma amacını güder. Bölgesel/kıtasal hakimiyet peşindeki yükselen güçler için kuşkusuz askeri ve siyasi anlamda stratejik hedefler de gözetilir.

Perşembe, 01 Ağustos 2013 11:44
Oğuz Oyan

Zayıf bir Erdoğan-AKP iktidarının bugünkü durumda Kürt hareketinin işine gelmediğini daha önce yazdık. Hareket, iktidarın gücünü önemli ölçüde aşındıran Gezi Direnişi’ni bu yüzden bir köstek, hatta bir “ulusalcı tertip” olarak görmeyi tercih etti ve kendi kitlesinin eylemlere katılmasını adeta yasakladı.

Pages