16 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Çarşamba, 11 Eylül 2013 15:04
Habervaktim'in ODTÜ'nün ahlaksızlığını ortaya çıkardığı o şok eden heykel! Memeleri açıkta kadın heykeli Akit'e göre erkekleri tahrik ediyor, kız çocuklarına ahlaksızlığı aşılıyor.

ODTÜ'de kayıt zamanı eşimden dostumdan duymuştum, bana demişlerdi "ODTÜ ahlaksızlıklar yuvasıdır, yurtlarında fuhuş yapılıyor, merdiven altlarında çocuk düşürülüyor" diye ama inanmak istemedim. Dedim, o kadar da değildir.

Cumartesi, 25 Ağustos 2012 15:57
Sonunda Suriye'de Esad'a karşı savaşmaya giden Türk mücahitlerin motivasyonu ortaya çıktı. Hiç öyle "emperyalizm", "AKP", "mezhepçilik" filan zannetmeyin.

Adem Özköse, bilindiği gibi Hamit Coşkun ile birlikte Suriye'de yakalanan ve bir süre alıkonulan bir "gazeteci". Tırnak içindeliğin sebebini sonra izah etmeye çalışacağız, ama önce Özköse'nin Hürriyet'e verdiği röportaj...

Cumartesi, 04 Ağustos 2012 00:34
"Eli sopalı Obama" fotoğrafı Türkiye'ye hakaret olarak yorumlandı. Lakin Obama'nın sopayı tutarken Erdoğan'la ne konuştuğu üzerinde pek durulmadı.

Tayyip'in beyzbolla alakası o sopayı ince uzun bir bisküvi çeşidi zannedecek düzeydedir, Kübalı beyzbolcuların ABD'yi (ABD'nin "milli" sporunda) her olimpiyatta madara etme geleneğini falan da tartışacak değiller herhalde, öyleyse ne konuşuyorlardı, Obama o fotoğraf çekilirken Tayyip'e ne anlatıyordu?

Pazartesi, 23 Ocak 2012 20:06
Sinop Müftülüğü, bürokrasimizin, I. Cumhuriyet'ten miras kalan, "ceberrut, asık yüzlü" imajına örnek alınacak bir darbe indirdi! Kapılarına güler yüzlü fotoğraflarını asan müftülük personeli, tebessüm eden simalarıyla adeta II. Cumhuriyetimizin nur yüzlü, şefkatli karakterini yansıtıyor.

Sinop Müftülüğü tarihi bir uygulamaya adım attı. Yurttaşların hafızalarında köklü izler barındıran I. Cumhuriyet'in "vesayetçi, ceberrut, asık yüzlü" bürokrasisinin tatsız hatırasını tamir etmek amacıyla kolları sıvayan müftülük personeli harekete geçti.

Cuma, 18 Haziran 2010 10:50

Aynı gece, meclis salonu...

Fotoğraf 1: Vekiller padişah gelmeden önce burun karıştırıp sıranın altına sürerken ve sık sık çiş yapma bahanesiyle meclisi boş bırakırken.

Fotoğraf 2: Vekiller padişah geldikten sonra dersi dinler gibi yaparken, kendi aralarında fısırdaşırken, padişahtan azar yiyince, "Ders hakkında konuşuyorduk!" derken.

Çarşamba, 23 Haziran 2010 19:48
İnternet sitelerinin “tık avcılığı”, internetten haber okumayı katlanılmaz hale getiriyor.

Sabah gazetesinin internet sitesine giriyoruz. Bakıyoruz, “Hıncal Uluç fena patlamış”... Hadi bir girelim bakalım kime, niye patlamış diyoruz. Tıklıyoruz.

Neyle karşılaşıyoruz? Tam 34 karelik bir fotoğraf galerisi. Hıncal Uluç’un cümleleri, Fenerbahçe’yle ilgili fotoğrafların yanına serpiştirilmiş. Önce soru geliyor, bir daha tıkla, yanıt gelsin...

Pazartesi, 14 Haziran 2010 11:24
Sibel Arna, oğluyla tatile çıkmış. Tatil yerini gören dadı, kendini “insan” sanınca, Lady Sibel çok kızmış. Kızarken, insanlıktan çıkmış...

Sibel Arna, bir Hürriyet gazetesi yazarı. “Moda vs.” konularında yazılar yazmış, “erkeklere ulaşmanın en kestirmeden 10 yolu” gibi makaleleriyle tanınan Lady Sibel’in geldiği nokta öyle vahim ki, kendisinin bir dönem Emre Aköz’ün yanında çalışmış olmasıyla dahi açıklayamıyoruz.

Çarşamba, 19 Mayıs 2010 05:48

Zonguldak'taki maden göçüğünden sonra yaşanan can pazarı devam ederken, devletlûlar toprağın neresinden girileceğini uzun süre düşünür, dua üstüne dua ederken, işçilerin avuçlarını açıp havaya doğru baktıkları fotoğraf bütün gazeteleri süslemişti. Bilmemne sağlık ocağında çalışan ismilazımdeğil bir doktorumuz da, gericiliğin hurafe üretmekte marifetinin sınırsızlığını gösterdi.

Pazartesi, 15 Mart 2010 09:30

Bu fotoğraf karesi, nereden olabilir?
“Türkiye solunu Kemalizm ve liderlik sultasından kurtarmaya gelen”, pek sivil, ziyadesiyle “millî”likten arınmış, demokrasi havarilerinden mürekkep, hem yepyeni hem sopsol partinin bir bileşeni olmak kararıyla toplanan SHP’nin EDP’ye katılma kararını aldığı kongresinde, kürsü arkasıdır...

Pazartesi, 01 Şubat 2010 18:43
Doğan Grubu, ülkemiz medyasında yıllar içerisinde yapılan Stalin karşıtı uydurma haberlerin ödüllendirilmesini önerdi. AKP ile anti-komünizm kulvarında yarışmakta çekinmediğini gösteren Doğan Grubu yetkilileri yaptıkları açıklamada “hodri meydan, Stalin üzerine kimin nesi varsa ortaya koysun” diyerek adeta meydan okudu.

Bugün (1 Şubat Pazartesi) Milliyet gazetesinin internet sitesine asılan bir haber, Doğan Grubu'nun meydan okumasının “boş yere olmadığını” kanıtlar nitelikte. “80 yıl önce Photoshop yoktu ama...” başlığını taşıyan haber, anasayfada koskocaman bir Stalin fotoğrafı ile verilmiş.

Perşembe, 11 Şubat 2010 09:42
Başbakan Erdoğan önüne gelene hakaret davası açıp manevi tazminat talep ediyor. Davalardan kazandığı yüzbinlerce lirayı servetine eklerken, oldukça ustalıklı kullandığı bir sansür yöntemine de imza atıyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, CHP lideri Deniz Baykal hakkında geçen yıl Hatay, Mersin ve Niğde mitinglerindeki konuşmalarında kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle açtığı iki ayrı davanın sonucunda, Baykal'ın Erdoğan'a 20 bin TL manevi tazminat ödemesi kararlaştırıldı.

Cuma, 22 Ocak 2010 10:15

Bundan beş yüz yıl sonra bu fotoğraf bulunduğunda fotoğraftaki kişiyi Kadıköy'deki korsan CD satıcıları ile karıştıracak olanları şimdiden uyarıyoruz. Kendisi cep telefonu ile helikopter düşürülebileceği gibi pek çok çarpıcı habere imza atmış, ödüllü gazeteci, Aksiyon'dan terk Taraf yıldızı Mehmet Baransu'dur.

Pazartesi, 18 Ocak 2010 16:23
Taraf gazetesi, son yılların en büyük işçi eylemine "küçülteç”le baktığı gibi, konuyu bilmeyenleri radyoaktif saldırı olasılığı açısından tedirgin edecek bir foto seçmeyi de becerdi...

TEKEL işçilerine ve onların AKP'nin talan siyasetine karşı verdikleri mücadeleye olan ilgi ve sevgisini her fırsatta gösteren Taraf gazetesi (Örnek olsun, Taraf'ın konu ile ilgili yapmış olduğu sınırlı sayıdaki haberden en büyüğünün başlığı yazım yanlışları ile "Polis tekel işçilerini göle döktü" idi) konuyla ilgili bir bomba haber daha yaptı.

Perşembe, 28 Ocak 2010 10:59
Toplumun birinci sayfa güzellerinden artık sıkıldığına kanaat getirmiş olsalar gerek, basının hemen her mümtaz temsilcisi, bu kez "en çirkin"le ilgi çekmeyi tercih etti. Keşke "en" demeselerdi, çünkü çirkin "çirkin"den üstündür!

Bazı gazetelerin internet sayfalarına ziyaret sayısını artırmak üzere temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp kullandığı görüntülere, sonunda “türler arası ırkçılık” fotoğrafları da girdi.

Cuma, 22 Ocak 2010 03:35
Orhan Pamuk, Nobel'i cepte, leyleği havada gördü göreli, dünyayı fırdolanıyor. Her gittiği yerde, reklam-tanıtım çalışmaları yaparken söyledikleri hafif farklılıklar gösterse de, işin özü değişmiyor: Şefaat ya Batı...

Nobel’i kaptı kapalı, Orhan’ı tutabilene aşkolsun. Dün İspanya’daydı bugün Londra’da, yarın ABD’ye gidecek ders vermeye, belki buraya da uğrar hafta sonunda. Orhan hem geziyor, hem de geçerken saçılan ödülleri topluyor. En iyi çeviri roman, en iyi yabancı roman, en kahraman roman… Orhan bir ödüle bir gezmeye doyamıyor.

Pages