183 sonuçtan 16 - 30 arası gösteriliyor
Salı, 20 Aralık 2011 19:35
Zaman’ın bugünkü manşetlerden bir tanesinde Angela Merkel’in Osmanlı eğitim sisteminin araştırılması ve Almanya’da da uygulanması için yetkililere talimat verdiğini iddia edildi. CHA mahreçli haberin gösterdiği kaynaksa Merkel Ayasofya Müzesi’ni gezerken ona eşlik eden müze başkanı.

Zaman Online’ın bugün yer verdiği manşetlerden bir tanesi “Merkel Osmanlı eğitim sisteminin araştırılmasını istemiş” başlığını taşıyordu. Haberin spotunda ise şu ifadelere yer veriliyor: “Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, Osmanlı eğitim sisteminin araştırılması ve Almanya'da da uygulanabilmesi için yetkililere talimat verdiği ortaya çıktı.”

Salı, 20 Aralık 2011 13:39
Elektrik faturalarından TRT'ye sadece 2011 yılında 551 milyon TL aktarıldığı dün Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanmıştı. Dünyanın her yerinde yayın yapan ve hemen her ülkede muhabirleri olan BBC'ye bile kamudan ayrılan kaynak 225 milyon dolar.

Vatan gazetesinde Dünyanın en büyük televizyonu! başlığıyla yer alan haber şöyle:

TRT'nin 2010 yılında elektrik faturalarından aldığı para tam 551 milyon lira oldu. Bu rakam, elektrik faturalarını belki de en çok ilgilendiren bakanlık olan Enerji Bakanlığı'nın 2011 yılı bütçesinden daha fazla.

Çarşamba, 07 Aralık 2011 12:08
Yeni Akit gazetesi muhabirinin dünkü Sivas Katliamı davasının ardından açıklama yapan Alevi örgütleri ve aydınlara ’35 değil 37 kişi öldü, o iki kişiyi neden saymıyorsunuz’ şeklinde provokatif sorusunun ardından Akit bugün muhabirine tepki gösterenler için ‘Eşkıya şehre indi’ dedi.

Savcının zamanaşımı talep ettiği ancak mahkemenin bu talebi reddederek duruşmayı ertelediği Sivas Katliamı davasının ardından basın açıklaması yapan Alevi örgütleri ve aydınlara '35 değil 37 kişi öldü o iki kişiyi neden saymıyorsunuz, ayrıca bir de Hollandalı kadın vardı ölenler arasında o kadın orada ne arıyordu’ sorusuna tepki gösterilmesi Yeni Akit’i rahatsız etti.

Cuma, 16 Aralık 2011 09:00
Gazeteleri Koruma Komitesi (CPJ) tarafından hazırlanan raporda Türkiye'deki tutuklu gazeteci sayısının 8 olarak gösterilmesi tepkilere neden oldu. Komite'nin oldukça keyfi bir kıstas kullanarak hazırladığı rapor, yandaşlara malzeme oldu.

Uluslararası Gazeteceleri Koruma Komitesi (CPJ) tarafından dünyada tutuklu gazetecilerin durumu ile ilgili hazırlanan rapor tartışma yarattı. Geçtiğimiz hafta yayınlanan raporda Türkiye’de gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklu gazeteci sayısının 8 olarak gösterilmesi, başta Gazetecilere Özgürlük Platformu olmak üzere geniş bir kesiminin tepkisine neden oldu.

Cuma, 30 Aralık 2011 17:10
Dün akşam CNN Türk’teki ‘Medya Mahallesi’ isimli programda sansürün ne düzeye geldiğini açık biçimde gösteren bir olay yaşandı. Programda katliamı konuşmaması için Ayşenur Arslan’a canlı yayında talimat verildi.

Ayşenur Arslan’ın CNN Türk’te yayınlanan ‘Medya Mahallesi’ adlı programında Uludere'de yaşanan olaylarla ilgili ayrıntılı bilgi vereceğini duyurunca, kanal yöneticileri rejiyi bastı ve açık bir sansür müdahalesi gerçekleştirdi.

Çarşamba, 21 Aralık 2011 11:58
Eylemlere katıldığı için aileleriyle sorun yaşayan gençlerin medyanın ilgisini çektiği görülmekte. Solcu gençleri "yaramazlık yapan çocuklar" biçiminde yansıtmayı tercih eden medyanın gençlerin neden eylem yaptıkları sorusuna ise ilgisiz kaldığı görülüyor.

Son zamanlarda medyada, mücadele etmesi aileleri tarafından engellenmek istenen devrimci öğrencilerin konu edilmekte olduğu görülüyor. Yapılan haberlerde devrimci gençlerin 18 yaşından büyük oldukları göz ardı edilerek "yaramazlık yapıp aileleri tarafından kulakları çekilen küçük çocuklar" gibi yansıtıldıkları görülüyor.

Pazar, 04 Aralık 2011 11:44
Taraf gazetesinde bu hafta içinde yürütülen sosyalizm tartışması tüyleri diken diken ediyor. Artık sol ile tek ilişkileri küfür etmekten ibaret olan bu isimler ahkam keserken Marks’tan Lenin’e herkesi sosyalizmin dışına itmekte de beis duymuyorlar!

AKP’nin liberal yancısı Taraf gazetesinin liberal kalemlerinin sosyalizm tartışması bir haftadır devam ediyor. Sol ile kalan tek münasebetleri çeşitli vesileler ile tövbeler etmek ve bütün muhalefeti gerçek dışı genellemeler ve iftiraya varan ithamlarla AKP’nin “değişim” sürecine destek olmadıkları için suçlamaktan ibaret isimler, bir kez daha eski "sosyalistliklerini" hatırladılar.

Cuma, 30 Aralık 2011 12:25
Uludere’de 35 köylünün hayatını kaybettiği katliamın ardından gazeteler olayı görmek durumunda kaldı. Buna rağmen gazetelerin birçoğu ‘teröristlerin güzergâhından geçilmesini’ olayın en önemli nedenlerinden biri olarak gösterdi. AKP iktidarının sorumluluğuna işaret eden tek bir manşet ise egemen basınında görülemedi.

Uludere Katliamının ardından gazete manşetleri vahşeti görmezden gelemedi. Buna rağmen birçok gazetenin öne çıkardığı unsur ise Genelkurmay’ın “terörist güzergâhından geçiliyordu” açıklaması oldu.

Akşam
İnsafsız Hava Aracı
Sınırda dram. F-16’lar Kuzey Irak’tan katırlarla kaçak mal taşıyan sivilleri karakol basmaya giden PKK’lı sanıp bombaladı.

Cuma, 30 Aralık 2011 09:30
Uludere’de yaşananlardan sonra medyanın konuyu yazmak için adeta izin beklemesi, yayın yapmaya başlayınca da katliamın “iddia”dan ibaret olduğunu vurgulaması, AKP’nin medya temsilcileri ile yapılan toplantının ardından gazete ve televizyonları tamamen kontrol ettiğini akla getiriyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin F-16 jetlerinin sınırda kaçakçılık yapan köylüleri vurmasından sonra medyanın içine girdiği suskunluk hali, gazetecilik adına utanç vericiydi. Katliamı görmezden gelen medya, adeta hükümetten talimat aldıktan sonra Uludere ile ilgili haberler yapmaya başladı.

Salı, 13 Aralık 2011 10:20
Ruşen Çakır'ın NTV ile yolları tamamen ayrıldı. Yazılarında cemaat ve tarikatların "siyasi örgütlenmeler olmadığını", "iç barışa katkıda bulunduklarını" gösterme çabalarına, Şık ve Şener'in tutukluluklarının AKP ve Gülen cemaatine "zarar verdiği"nden yakınmasına rağmen, Çakır'ın yeni NTV'yle ilişkisi kesildi.

Gazeteci Ruşen Çakır dün Vatan Gazetesi’ndeki köşesinden, NTV’deki son görevi olan ‘Siyaset Danışmalığı’nı bıraktığını duyurdu. Böylelikle Çakır’ın NTV ile ilişkisi tamamen kesilmiş oldu. Çakır, neden böyle bir karar aldığı yönündeki olası sorulara, Haziran ayı ortasında Vatan’da yazdığı ‘Mesleğimizi kaybetmenin eşiğinde’ başlıklı yazısını hatırlatarak yanıt verdi.

Cuma, 02 Aralık 2011 12:43
Topkapı Sarayı’na yapılan saldırı sonrasında kimi köşe yazarları ellerinde somut bir kanıt olmamasına rağmen, çeşitli varsayımlara dayanarak saldırının gerisinde Suriye’nin olabileceğini öne sürdü.

Milliyet Gazetesi köşe yazarı Aslı Aydıntaşbaş dünkü “Beşar Esad’dan Mektup Var…” başlıklı yazısında Topkapı Sarayı’ndaki silahlı saldırının Suriye rejiminden Türkiye’ye açık ve net bir mesaj olduğunu iddia etti. Elinde iddiasını kanıtlayacak belge ve istihbarat raporu olmadığını belirten Aydıntaşbaş, iddiasına dayanak olarak şu satırları yazdı:

Cumartesi, 31 Aralık 2011 19:49
Odatv davasıyla ilgili yazı dizimizin dördüncü ve son yazısında Yiğit Günay, duruşmalara dair izlenimlerini aktarıyor ve davanın avukatlarının içinde bulunduğu zor durumu irdeliyor.

Cuma günü Odatv davasını izleme fırsatı yakaladım. Fikrimi peşin peşin söyleyeyim: Bir hukuksal olgu olarak dava bitmiş, bir fars oynanıyor.

Çarşamba, 09 Kasım 2011 13:08
Acun Ilıcalı'nın düzenlediği yarışmalarda katılımcıları nasıl hayatları boyunca sömürme hakkını Ilıcalı'ya veren bir sözleşme imzalattığı ortaya çıktı.

BirGün gazetesinden Onur Erem'in haberi şöyle:

Yetenek yarışmaları yıllardır televizyonların en ilgi çekici programları. Yayınlanmaya başladığı tarihten beri büyük bir reyting topluyorlar. Peki bu yarışmalara katılanların hangi şartlar altında yarıştığını hiç düşündünüz mü? Veya neden bu yarışmalarla parlayanların ünlü kalamadığını?

Pazartesi, 21 Kasım 2011 10:37
Robert Fisk'in Türkiye cehaleti burnu büyüklükle birleşince, Türkiyeli gazetecilere hakaret ederken kendini küçük düşürdü.

İngiliz The Independent gazetesi muhabiri Robert Fisk, Genç Siviller'in düzenlediği etkinlik çerçevesinde İstanbul'a geldi. Bugün, Vatan gazetesinde kendisiyle yapılmış bir mülakata yer verildi.

Pazartesi, 14 Kasım 2011 14:46
Suriye'de halkın Türkiye temsilcilikleri önünde yaptığı gösteriler, Türkiye medyasının savaş kışkırtıcılığı yapmasına vesile oldu. Atılan gazete başlıklarında kullanılan ifadeler, insanı utandıracak cinsten...

Suriye'de Türk temsilcilikleri önünde yapılan öfkeli eylemler, Türkiye basınının Suriye'ye yönelik kışkırtıcı yayınlarında patlama yaşanmasına neden oldu.

Pages