235 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Pazar, 29 Mart 2020 10:40
Deniz Poyraz’ın öykü dili yalın, çarpıcı, aforizmalardan uzak, yaşamın içinden, hatta yaşamın tam orta yerinde. Poyraz ile 'Emine’nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler' adlı öykü kitabına, edebiyata, kültür-sanat alanına, sınıfsal olana ve mücadeleye dair konuştuk.

Deniz Poyraz dergi, gazete ve kitap eklerindeki eleştiri ve makalelerinin yanına 2018 yılında bir öykü kitabı eklemiş oldu ve ne de iyi yaptı. “Emine’nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler”de yer alan öykülerin bir bölümü deyim yerindeyse epey sarsıcı.

Pazar, 16 Şubat 2020 09:33
'Kitlelerin ekonomik memnuniyetsizliğini, dinci söylemlerle örten ve saptıran çapsız, ilkesiz politikacıların elinde oyuncak oldu ülkemiz.'

Uzun yıllardır edebiyatın içindesiniz. Yazmaya devam ettiğiniz süre boyunca toplumsal hayat, politik ve kültürel iklim pek çok dönüşüm yaşadı. Bu dönüşüm yazdıklarınıza nasıl yansıdı? Bu süre zarfında sizi yazmaya iten dinamiklerde bir değişiklik oldu mu?

Pazar, 19 Ocak 2020 09:19
1851'da yayımlanmış Moby Dick'in yeni bir çevirisi Deniz Keskin tarafından yapıldı. Keskin'le bu romanı, çevirisini ve çeviriyi konuştuk. 'Diller bizim fark ettiğimizden hızlı değişip dönüşüyorlar. Çeviri tarzları, üslupları ve olanakları da aynı şekilde dönemden döneme büyük farklılık gösteriyor. Dolayısıyla artık çevirileri de klasik hale gelmiş birtakım eserlerin yeniden çevrilmesinin hem Türkçe için hem de ilgili eserler için bir fırsat olduğunu, canlılık belirtisi olduğunu düşünüyorum.'

Çevirmenleri, başka dillerde karşılık bulan dünyaları biz okurlarla buluşturan büyük dil emekçileri olarak görmek mümkün. Son yıllarda, özellikle edebiyat eserlerinin çevirisinde büyük bir artış gözlemleniyor. 2019 da çevirmenler vasıtasıyla pek çok edebi eserin, pek çok başka dünyanın, dilimize kazandırıldığı bir yıl oldu.

Cuma, 10 Ocak 2020 15:37
Yazar Ergün Poyraz'ın Ülker Ailesi'ni konu aldığı 'Ülkerler - Dost mu Düşman mı' adlı kitabı matbaaya bile gitmeden yasaklandı.

 

Yazar Ergün Poyraz'ın Ülker Ailesi'ni konu aldığı 'Ülkerler' kitap çalışması, kitapçı raflarına inmeden yasaklandı.

Henüz matbaaya bile gönderilmemiş ve editöryal hazırlıkları devam eden kitabın yayını, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde durduruldu.

Pazar, 15 Aralık 2019 09:19
İspanyolca ve İngilizce'den Türkçe'ye kazandırdığı incelikli çevirilerinden tanıyoruz onu. Çevirmen Seda Ersavcı ile çeviri ve edebiyat üzerine söyleştik.

Seda Ersavcı’yı, hem İngilizce'den, hem de İspanyolca’dan Türkçe’ye kazandırdığı incelikli çevirilerinden tanıyoruz. Javier Marías, Mariana Enríquez, Enrique Vila-Matas, Carlos María Domínguez, Roberto Bolaño, Hernán Ronsino, Patti Smith, Marian Izaguirre, Félix Francisco Casanova, Türkçe’ye çevirdiği yazarlardan.

Pazar, 17 Kasım 2019 20:21
Usta oyuncu Yıldız Kenter tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

91 yaşındaki usta tiyatrocu Yıldız Kenter tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Akciğer tedavisi gören Kenter bir süredir yoğun bakımdaydı.

1928’de İstanbul’da doğan Kenter, Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olmasının ardından da 11 yıl Devlet Tiyatrosu’nda çalışmıştı.

Pazar, 24 Kasım 2019 00:33
'Seyirci olmak' eskiden beri toplumumuzun vazgeçemediği davranışlardan birisi. 'Beni Kör Kuyularda' Güldiyar'ın gözünden dökülen taşın anlamından çok 'seyirci' hallerimize ayna tutan tarafıyla tartışılmayı, konuşulmayı hak ediyor. Ülkemiz, Muzaffer ve Güldiyar'ın üzerine mafya tarafından çökülmüş evine, benliklerine ve onları seyre dalan insanlara bu kadar benzerken taşın ne önemi var. Erkan Yıldız yazdı...

Hasan Ali Toptaş, son romanı “Beni Kör Kuyularda”da köyden kente göçmüş bir ailenin umutla başlayıp hüzünle devam eden öyküsünü ele alıyor. Köyden kente yapılan “umutlu göçlerin” aslında köyle kent arasında kalmış, kentin çeperlerine kurulan yerleşimlere yapıldığını biliyoruz.

Çarşamba, 13 Kasım 2019 10:55
2002 yılından bu yana öyküleri yayımlanıyor. 2010'da ilk öykü kitabı Deli Bal ile Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nü aldı. Erkan Yıldız ve Güneş Yaman, 2017'de KHK ile işini kaybeden Pelin Buzluk'la yazarlık serüvenini konuştu.

2002 yılından bu yana çeşitli dergilerde öyküleri yayımlanan Pelin Buzluk, 2010 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı Deli Bal ile Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nü, ikinci öykü kitabı Kanatları Ölü Açıklığında ile Selçuk Baran Öykü Ödülü'nü, 2016 yılında yayımlanan En Eski Yüz ile 63. Sait Faik Öykü Armağanı'nı almaya hak kazandı.

Pazartesi, 25 Kasım 2019 13:10
'İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri' tiyatroyla ilgisiz isimlere verilen ödüller sonrası tartışma konusu oldu. Bu yılki tuhaflıkların ilki, onur ödülünün İlber Ortaylı’ya verilmiş olması. İkinci ödül de tiyatroyla ilgisi olmayan bir yere, Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin (ADOB) Troya’sına verildi. Seçici Kurul Özel Ödülü ise Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt’a gitti. İlber Ortaylı, Murat Karahan ve Mustafa Kurt; üçü de AKP iktidar ve çevrelerinin insanları.

20 Kasım’da 44’üncüsü gerçekleştirilen İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri töreni geride kaldı ancak, bu yılki ödüllerden bazıları tartışma konusu olmaktan hala kurtulabilmiş değil.

Verilen her ödülün, adına ödül verilen kişi ya da kurumun sanatsal, siyasal, tarihsel kimlik ve konumu ile uyum içinde olması her şeyden öte etik bir zorunluluk. 

Pazar, 20 Ekim 2019 11:36
Rus Kültürü ve Edebiyatı eğitimini yarım bırakmış Thomas Lagrange'ın dalgalı hayatı... Kaderi 'Mesmence tercümanı' olmasıyla değişiyor. Eski Sovyet toprağı Mesmenya'nın kaderiyse keşfedilen değerli elementlerle. Erkan Yıldız Fabienne Betting'in ilk romanını tanıttı.

Fabienne Betting'in ilk romanı Mesmenya'dan Sevgiler, anlatıcı/kahraman “Thomas Lagrange”ın gecenin bir vakti gözüne uyku girmeyince iş aramaya niyetlenmesi ve başına gelen ufak bir ev kazası ile başlıyor.

Perşembe, 31 Ekim 2019 11:20
Erkan Yıldız, Ayşegül Devecioğlu'nun son romanı Güzel Ölümün Öyküsü'nü ve 'bize iyi gelen' dönüşümü yazdı: Edebiyatımızın en güzel örneklerinin toplumsal olanın anlatıldığı eserlerde karşılık bulması tesadüf değil. Bu şart değil elbette. Ancak 'kendi kabuğuna çekilmiş birey'in artık gına getirten hikâyesinden kurtulmak edebiyatımıza da, biz okurlara da iyi geliyor.

“Dertleri içine içine sığmayan onlar

Hayatta umudu kalmayan onlar

Sürüne sürüne yaşayan onlar

Yakarsa dünyayı garipler yakar”

Salı, 15 Ekim 2019 12:05
Ankara Uluslararası Öykü Günleri Eylül ayının son günlerinde başladı ve Ekim'in ilk haftasında tamamlandı. Erkan Yıldız, dört yıl aradan sonra 17'incisi yapılan öykü günlerini değerlendirdi.

Son 20 yılda ne çok şey kaybetti Ankara. Sinema salonlarını kaybetti en başta. Kavaklıdere, Kızılırmak, Akün, Batı Sineması, Ankapol, Megapol... Sonra film festivallerinin coşkulu kalabalıklarını, beyaz geceleri kaybetti. Ve kitabevleri küçük Dost, küçük İmge, Doruk, Bilim ve Sanat...Hepsi tek tek kapandı. Ülkenin başkenti gerici iktidarla birlikte en çok derinliğini kaybetti.

Pazar, 06 Ekim 2019 15:15
Ankara Öykü Günleri'nde 'Öyküde Dil Sorunsalı' konulu oturumda yaptığı konuşmadan sonra Berna Durmaz'la öykücülüğü hakkında konuştuk.

Bu yıl yeniden başlayan ve 24 Eylül – 6 Ekim arasında yapılan Ankara Öykü Günleri, kentin edebiyat hayatına yeni bir canlılık getirdi.

Öykü Günleri kapsamında yapılan etkinliklerde karşımıza çıkan isimlerden birisi de Berna Durmaz oldu.

“Öyküde Dil Sorunsalı” oturumunda konuşmacı olan Berna Durmaz ile öyküde kurduğu dil ve öyküye bakışı üzerine söyleştik.

Pazar, 28 Temmuz 2019 12:16
Üzerine çokça yazılıp, konuşulmayı hak eden on altı öykülük bir kitap Metal Hayatlar. Öykülerinin tamamında ele aldığı konulara bir bütünlükle yaklaşan Berna Durmaz, bu bütünlükte hem karanlığın hem de kararlılığın üzerinde duruyor.

1980'lerin başından itibaren işçi sınıfına ait dünyanın kültür - sanat ve edebiyat alanında da görünmez hale getirildiğini biliyoruz. İşçilerin bir yere gittikleri, buhar olup uçtukları yoktu. Herkes onların orada olduğunu biliyordu. Ancak görünmez olmaları, hayatın dışına atılmaları, yaşadıkları dünya karşısında iddiasız hale getirilmeleri gerekiyordu.

Perşembe, 18 Temmuz 2019 09:24
Birleşik Metal-İş ile Homur mizah ve karikatür grubu tarafından hazırlanan HomurCUK dergisinin yeni sayısı 'Hepimiz aynı gemide değiliz' kapağı ile yayımlandı. Metal işçilerinin çocukları için hazırlanan Kırmızı Metal Karınca dergisinin yeni sayısı da yayında.

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası ile HOMUR Mizah ve Karikatür Grubu'nun ortak projesi olan, fabrikalar ile işçilerin evlerinde, grev boylarında, direniş çadırlarında dağıtılan, HomurCUK dergisinin 27. sayısı ile metal işçilerinin çocukları için hazırlanan Kırmızı Metal Karınca dergisinin 17. sayısı yayımlandı.

Pages