11 sonuçtan 1 - 11 arası gösteriliyor
Salı, 24 Ağustos 2010 10:23
Küba Çocuk Tiyatrosu Küçük Arı Kovanı - La Colmenita'nın 2010 Türkiye turnesi büyük bir başarıyla sona erdi. Topluluk Istanbul, Eskişehir ve Ankara'da oynadığı oyunlar ve verdiği konserlerle binlerce izleyiciye ulaştı. Turnenin La Colmenita'nın Türkiye'de binlerce kişi tarafından öğrenilmesini sağladığı açıklandı.

16 Ağustos'ta Istanbul'da Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni, 17 Ağustos'ta yine İstanbul'da Küçük Hamam Böceği Martina'yı oynayıp konserler veren topluluk 18 Ağustos'ta Eskişehir'e, 20 Ağustos'ta da Ankara'ya geçti ve her iki kentte de Küçük Hamam Böceği Martina'yı oynayıp oyunlarının sonunda yine konserler verdi.

Pazartesi, 30 Ağustos 2010 16:10
Twitter dünyasına ilk adımını atan İbrahim Tatlıses, kendisini "sosyal demokrat" olarak tanımladı. Tatlıses teknoloji değiştiği, hayat değiştiği için referandumda 'Evet' oyu vereceğini açıkladı.

Twitter'a "imparatoribo" kullanıcı adıyla üye olan Tatlıses, referandumda 'Evet' oyu kullanacağını açıkladı.

Tatlıses’in ilk mesajı, “İyi geceler, iyi sahurlar. Artık twitter’dayım. Bu isimle olmak istemezdim ama diğer isimlerimi almışlar. Rica ediyorum bana ismimi geri verin” oldu.

Cuma, 20 Ağustos 2010 19:15
Yapılan anketlerin metalci ve rockçıların referandumda 'hayır' oyu vereceğini göstermesiyle birlikte Başbakan Erdoğan'ın metalcilere olan "tepkisinin" artması bekleniyor.

Başbakana "selam işareti" verdikleri için bir grup metalcinin gözaltına alınması ve yine başbakanın rockçıları kastederek "ahlaksız" suçlamasında bulunması sonrasında gerilen "Metalci-Başbakan ilişkileri", AKP İzmir İl Örgütünün ve Diyanet İşleri Bakanlığının "metalci açılımları"na rağmen düzelecek gibi görünmüyor.

Cuma, 20 Ağustos 2010 20:40
Küba Çocuk Tiyatrosu "La Colmenita" Nazım Hikmet'in şiirini de sahneleyeceği oyunun dünya prömiyerini 23 Ağustos Pazartesi günü Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapacak.

UNICEF'in İyi Niyet Elçisi olan Küba Çocuk Tiyatrosu Kumpanyası Küçük Arı Kovanı “La Colmenita” 23 Ağustos 2010 Pazartesi akşamı saat 20.00'de yeni oyununun dünya prömiyerini yapacak.

Cuma, 13 Ağustos 2010 18:18

Ülkenin yakıcı gündemleri devrimcileri hızlı olmaları konusunda sürekli sıkıştırsa da sol, zaman zaman kendi içinde kronikleşmiş kimi rahatsızlıkları yapıcı bir şekilde onarmaya ve bunları konuşmaya devam etmelidir. Cumhuriyet kazanımlarının külliyen tasfiyesi süreci, çözümsüzlüğe kilitlenmiş Kürt sorunu, yeni sivil dikta anayasası, referandum, kriz…

Perşembe, 26 Ağustos 2010 22:09

“Bizim gözlerimiz karanlığa alışmasını bilmeyen gözlerdendi. Ve bozmak için buradaydık, alıştığını sananların alışkanlıklarını.”

Ne güzel anlatmıştı meramını Buket arkadaşımız bu sözlerle, yine bu köşede. Alışmanın hele ki haksızlığa, ahlaksızlığa, namussuzluğa alışmanın ne kadar sinsi bir düşman olduğuna işaret ederek. Alıştıramazsınız diyordu sonra, bizi alıştıramazsınız.

Çarşamba, 25 Ağustos 2010 13:27

Türkiye'de işçi sınıfının bir siyasi devrime öncülük edebilecek gelişkinlikte olmadığı, kapitalist üretim ilişkilerinin ülkenin en azından bir bölümünde henüz yeterince kemale ermediği, burjuva demokratik devrimin yani burjuvazinin iktidara gelme mücadelesinin nihayete ermediği tezleri yeni değil. Yeni olan bu tezlerin ortaya atılış amacı.

Cuma, 20 Ağustos 2010 13:33
Adi suçlu ve siyasi suçlu hukuk literatürüne girmiş iki kavramdır.

Adi suçlu ve siyasi suçlu hukuk literatürüne girmiş iki kavramdır. Adi suç kapsamında cinayet, gasp, hırsızlık, tecavüz, kapkaç gibi suçları sayabiliriz. Adi olmalarının sebebi her türlü iğrençliği barındırmasının yanında “devlet ve milletin bölünmez bütünlüğüne tehdit oluşturmamasıdır” aynı zamanda. Çünkü aksi halde nitelikli suç olur ve siyasi suçlar kapsamına girebilir.

Salı, 17 Ağustos 2010 17:47

Bir önceki yazımda “bedel ödeme” edebiyatının Türkiye solunda yarattığı tahribattan bahsetmiştim. (bkz. “Referadum Yaklaşırken…Bedel Ödemek mi, Bedel Ödetmek mi?”) Bunun basit bir tahribattan ibaret olmadığına, aynı zamanda başka önemli tehlikeleri barındırdığına işaret etmiştim.

Pazartesi, 02 Ağustos 2010 16:24

Bu topraklar sürekli çatışma halinde soluk alıyor. Devamlı birbirini boğazlamayı bekleyen taraflar mevcut. Birbirinin eksiğini arayan ki en hassas yerinden vurmayı bekleyen. Bazen insan korkuyor “doğru neredeydi” diye. Tek amaç diğerinin karşısında olmak durumuna gelinmesi, böyle çalışmaya başlayan beyinler ve öyle olmayanları da kolay yoldan öyle görmeye çalışanlarla dolu etrafımız.

Pazar, 08 Ağustos 2010 11:30
‘Her gün bir avuç fındık iyi gelir’ sloganıyla pazarlanmaya çalışılan fındık, toplayanlara çile olmaya devam ediyor. Mevsimlik fındık işçileri, neredeyse bedavaya çalıştıkları yetmezmiş gibi bir de ırkçılıkla karşı karşıyalar.

Dünyadaki fındık üretiminin %80’i Türkiye’de yapılıyor. Ordu, Giresun, Trabzon, Samsun Düzce ve Sakarya başta olmak üzere yaklaşık 3.000.000 insan için ise fındık, en büyük gelir kapısı. Her yıl Ağustos ayında fındık ülke gündemimizi de meşgul ediyor. Açıklanan taban fiyatları, üretim miktarının artması-azalması, kalitesi, hatta afrodizyak etkisi.