2234 sonuçtan 2176 - 2190 arası gösteriliyor
Cuma, 05 Eylül 2008 11:06
Yurdakul Er

İlginç adamdır. Eh, artık yaşını başını da epey bir almış bulunuyor. Ama hâlâ güncel gelişmeler karşısında son derece duyarlı: Prof. Dr. Johan Galtung, kuzeyin bu sevimli çocuğu, "İkinci Soğuk Savaş" yıllarından geçtiğimizi iddia ediyor.

Cumartesi, 27 Eylül 2008 11:03
Asaf Güven Aksel

Bizim Orhan Gencebay'dan dinlediğimiz, yeni neslin "Neredesin Firuze" filminden duyduğu, "Ya Evde Yoksan"ın, sevdiğim sözleridir: "Ya yolu kaybettim / Ya ben kayboldum"...

Pazar, 14 Eylül 2008 11:27
Korkut Boratav

12 Eylül 1980 darbesinin yirmisekizinci yıldönümünden iki gün önce geçtik. Askerî rejimin üç yıllık kanlı, gaddar bilançosu Türkiye'nin anayasal, siyasal, hukukî kurumlarına yaşattığı travma hatırlandı, hatırlatıldı.

Salı, 30 Eylül 2008 11:25
Orhan Aydın

Yıl 1976. Ülkenin dört bir yanı şenlik alanı sanki. Fabrika avlularında grev önlükleri ile halaya duran işçiler, üniversitelerde bağımsızlık ve eşitlik için ayağa kalmış kol kola girmiş gençlik, toprak ağalığına karşı isyan bayrağını açmış köylüler, hak arayan, soran, sorgulayan aydınlar, demokratik kültür adına gecelerini gündüzlere katıp üreten sanatçılar.

Şaşakalırdınız.

Pazartesi, 22 Eylül 2008 14:58
Tevfik Çavdar

SERMAYE "SOL PARTİ" ARAYIŞINDA: 2

Cuma, 19 Eylül 2008 10:51
Kaan Arslanoğlu

PERİNÇEK, ÇALIŞLAR, KÜÇÜK, PAMUK

Salı, 16 Eylül 2008 10:29
Kıvılcım Çağla

1980'li yılların sonları ve 1990'ların başlarında üniversitede okumuş ve sosyalizmle tanışmış olan benim kuşağımdan insanların birçoğu için bir zamanlar Yalçın Küçük okumak bir zevk idi. O Türkiye'deki ilk sosyalist akademik sovyetolog idi. Ondan öğrendiğimiz şeylerin biri de intelligentsia teriminin Avrupa dillerine Rusça'dan ve Rus aydınlarından geçtiği idi.

Salı, 19 Ağustos 2008 11:11
Kemal Okuyan

Ergenekon operasyonu artık mahkeme sürecinde. Ekim ayının sonlarına doğru başlayacak duruşmaların ne kadar süreceğini kimse bilmiyor. Ancak iddianamenin hacmi, delil dosyalarının kapsam ve yapısı, sanık sayısı ve birçok sanığın özel durumu, yalnızca teknik açıdan bile mahkemenin uzun süreceğine işaret ediyor. Bir de işin içine siyasal dengeler ve soruşturmanın zayıf noktaları girince...

Pazartesi, 04 Ağustos 2008 11:00
Kemal Okuyan

Türkiye bundan kısa süre öncesine kadar "öngörülemeyen" bir ülkeydi... Kimileri süreklileşmiş krizden söz ediyor, çokça "fetret devri"ne işaret ediliyor, kaos ve karmaşaya vurgu yapılıyordu.

Cuma, 29 Ağustos 2008 11:37
Kaan Arslanoğlu

Kojin Karatani'nin Transkritik adlı yapıtını incelemeyi sürdürüyorum. Önceki yazıda olumlu bulduğum yanları üstünde durmuştum. Şimdi onu biraz "transkritikten" geçirelim.

Cuma, 08 Ağustos 2008 11:12
Yurdakul Er

1968'in böyle yükseltilmesi çok anlamlıdır. Baştan sona bir karşıdevrim silahı olmasına rağmen, sol içinde de böylesine açık bir hüsn-ü kabulle karşılanması üzerinde, 40 yıl sonra, "Prag Baharı" denilen karşı devrimci kalkışmanın 40'ıncı yılında yani, bir kez daha düşünmekte yarar var.

Cuma, 15 Ağustos 2008 10:20
Yurdakul Er

Galiba sadece soL'da, kuzeyimizdeki kanlı hesapların gerçek anlamı üzerinde akıl yürütmek mümkün. Bunun tek nedeni yazarlarımızın entelektüel kapasitesi değil, o var, ama asıl önemlisi, Türkiye Türkçesindeki -yönetenlerin ve eski solun- düzeysizliğidir. Durum galiba Batı dillerinde de daha farklı değil. Neyse, işte, kimsenin aklına belli başlı klişeleri yinelemek dışında bir şey gelmiyor.

Salı, 05 Ağustos 2008 11:06
Aydemir Güler

Eski solcuları kırpıp kırpıp karşı-devrimci üretme mekanizmasını çok kişi ele almış olabilir. Ama ucuzundan ağzını doldurup hain diye bağırmak yerine, artık sevecenliğimizi ve dostluğumuzu hak etmeyen bu çevreleri derinlemesine "anlamaya" çalışan iki soL yazarı biliyorum. Biri Yurdakul Er'dir. Sanırım geçen yıl çok haklı ve çok sert bir köşe yazısı kaleme almıştı soL'da.

Cumartesi, 02 Ağustos 2008 18:01
Asaf Güven Aksel

"Zamandan ve mekândan münezzeh" kılınmış teorilerin uçuculuğudur, aydınlara çekici gelen. Burada her şey, bir fikrî teati sorunudur. Pratiğe bulaşma riskinden uzak, bir panelin masa başı konukları olarak bulunurlar siyaset arenasında. Kâh 1800'lerdedir zihinler, kâh 3000'lerde.

Cuma, 01 Ağustos 2008 11:44
Yurdakul Er

Şimdilik herkesin istediği oldu. Yönetenlerden söz ediyoruz. Satılık Türk medyası, güncel vurgularında hiç haksız değildir: Batı, AKP'nin kapatılmadığı bu Türkiye'nin gerçekten de bir kaosun eşiğinden döndüğüne inanıyor. İnanmasalar, medyalarını her türden kriz-kaos manşetleriyle süslerler miydi?

Durum pek bir kaotik, demek ki.

Pages