17 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Pazartesi, 13 Nisan 2015 08:00
Osman Çutsay

Kuşkusuz HDP’nin meşruiyeti, AKP, CHP ve MHP’den daha az değildir. Hatta çok daha fazladır. Ama AKP, MHP ve CHP’nin, kadrolarıyla, sol için ciddi bir tasfiye tehdidi oluşturduğunu söyleyemeyiz. Çünkü bunların varlıkları, Türkiye’de sosyalist bir iktidar deneyiminin mümkün olduğunu savunan sosyalist solun faaliyet alanını ortadan kaldırmaz. Peki, ya HDP’deki “mülteciler”?

Pazartesi, 20 Nisan 2015 10:45
Kemal Okuyan

Liberalizmle milliyetçiliğin birbirlerini beslediğini, öyle gözükseler de birbirlerine karşıt olmadıklarını yazmıştık. İkisi de sermaye sınıfına aittir, ikisi de asıl tehlikeyi solun, emekçi sınıfların aklına yerleştikçe yaratmaktadır.

Sıra geldi radikalizmle liberalizm arasındaki ilişkiyi çözmeye...

Çarşamba, 15 Nisan 2015 08:30
Kemal Okuyan

Öncesine haksızlık biliyorum ama açılışa 1789'u, Fransız Devrimi'ni yazmamız gerekiyor. Olanca heybetiyle... Sonrasında hiç durulmayan Paris üç defasında fena çalkalandı; 1830, 1848 ve 1871 devrimler çağının sürmekte olduğunu kanıtlıyordu açıkça. Devrim bayrağının burjuva sınıfından proletaryaya geçmekte olduğunu da...

Çarşamba, 22 Nisan 2015 08:30
Ahmet Mümtaz İdil

16 Eylül 1973... Şili’de faşist Pinochet darbesi tüm vahşiliğiyle sürüyor. Santiago stadyumunda bir yığın devrimci toplanmış durumda. Birden stadyum karışıyor, tüm stadyuma tıkıştırılan insanlar hep bir ağızdan Unidad Popular’ı (Venseremos) söylemeye başlıyorlar.

Pazartesi, 06 Nisan 2015 09:00
Aydemir Güler

Ülkenin yönetilebilir olmaktan çıkmasına karşın, AKP aynı kalıba sokmaya çalıştı ısrarla. Kabaca iki yıl boyunca zorladılar ve kalıbı çatlattılar. Demek ki, işlemin köklü biçimde gözden geçirilmesi gerekiyordu. Restorasyon bu.

Tekrar olacak; memleketin yönetilebilir halden çıkmasında bizim, halkın dahli var. Bakınız: Haziran direnişi...

Salı, 28 Nisan 2015 09:45
Kemal Okuyan

Tetikçinin kaderidir harcanmak. Kirli, pis, uygunsuz işleri üstlenerek birilerine hizmet eder, çoğunlukla açıktan sahip çıkan olmaz, ama bilir ki sırtı sıvazlanmaktadır. O kadar. İnsan kullanan, kullanılana asla değer vermez. 

Tetikçi, işi bittiğinde unutulan ya da kurban edilendir.

Birini öldüren için de, siyaset ve düşünce alanında “dehşet” saçan için de geçerli.

Çarşamba, 29 Nisan 2015 07:45
Ahmet Mümtaz İdil

Benim kuşağım Joan Baez’in şarkılarının yanı sıra, George Politzer'in Felsefenin Temel İlkeleri kitabını okuyarak büyüdü. Elbette yalnızca Joan Baez devrimci şarkılar söylüyor, yalnızca George Politzer de marksist felsefeyi anlatıyor değildi, ama baskın olanlar bunlardı. Anımsarsınız, Politzer kitabında ünlü filozof Berkeley’e çatarak başlar birinci kitabın hemen başında.

Cumartesi, 25 Nisan 2015 01:15
Kemal Okuyan

Son dönemecine yaklaşan Osmanlı İmparatorluğu'nda 1908 Devrimi, Ermeniler dahil, Osmanlı'nın Müslüman olmayan nüfusunda büyük bir heyecan yaratmış, İttihatçılar da "artık halklar için zulüm bitti" der olmuştu.

Yedi yıl sonra geniş bir coğrafyayı Ermenisizleştirmeye kalkan aynı İttihat Terakki değil miydi?

Arada ne oldu?

Pazartesi, 20 Nisan 2015 08:30
Osman Çutsay

Sosyalizmi hedefleyen bir partinin 550 kadın adayla seçime girmesi, elbette tasfiye sürecindeki bir ülke ve solda tartışılmaz. Sadece bizde değil, sosyalist solu çoktan etkisizleştirilmiş Avrupa’da da haber konusu falan yapmazlar. Bunun büyük bir kalkışma olduğunu kabullenmeleri zordur.

Pazartesi, 27 Nisan 2015 08:30
Osman Çutsay

Emperyalist alçaklığın doğrudan ürünü bir cinayetin aklanması veya hatırlatılması değil dertleri. Bundan 100 yıl önce Balkanlar ve Anadolu’da işlenen ve en ağır bedeli kadim Ermeni toplumunun ödediği, ama Rumluğun da Türklüğün de büyük acılar çektiği kitlesel cinayetlerin hesabını sormak hiç değil. Savundukları, bu cumhuriyetin tarihsel hiçbir meşruiyeti olmadığı tezidir.

Perşembe, 30 Nisan 2015 08:00
Ali Rıza Aydın

Halit Çelenk’in “Demokrasi Masalı”na, “Hukuk Masalı” ve “Yargı Masalı” ekleniyor.

Perşembe, 23 Nisan 2015 08:00
Ali Rıza Aydın

AKP, neoliberal düzenden devraldığı çifte standart insan haklarını, toplumsal ve ekonomik hakların önüne geçirirken, bireyi baskı ve korku altında tutma ile toplumu baskı ve korku altında tutmayı özdeşleştirdi.

Pazartesi, 13 Nisan 2015 11:00
Aydemir Güler

Tevazuya yer yok. Kimse kusura bakmasın, biz AKP'ye karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiği konusunda kimseden ders almayız. Ne CHP'cilerden ne HDP'cilerden!

Çarşamba, 01 Nisan 2015 08:30
Ahmet Abakay

Genel seçimlere girecek olan ve aynı zamanda iktidara talip durumda olan partiler belli oldu.
Bunlar; AKP, CHP, MHP, HDP ve RTE.
Bunlar, ya tek başına ya da koalisyon ortağı olarak ülke yönetimine talip siyasi örgütler.
Bunlardan RTE ilk kez tek başına seçime giriyor. AKP ile ittifak halinde olduğu da belirtiliyor.

Cuma, 03 Nisan 2015 10:00
Mesut Odman

Sanırım, baştan uca bir süreklilik söz konusu. Kaynağından çıkan su, deltaya varasıya bir dolu değişimden geçer öte yandan. Ama akarsularda mevsimlerin açtığı değişimler neyse, şairlerde ‘yaş’ın yol açtığı dönüşümler odur diyebiliriz. Bir süredir, herhalde yaşım gereği, bu olguyu gözlemlemeye, üstünde akıl yürütmeye çalışıyorum.

Pages