17 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Çarşamba, 25 Şubat 2015 07:15
Aydemir Güler

Kibirli ajanın ünlü repliğidir: Adım Bond, James Bond...

O herhangi bir Bond olabilir mi! Aman karıştırmayın... O arkasındaki teşkilatın bir parçası değil, ta kendisidir. Dağın en yüksek tepesi de değildir. Berideki ve ötedeki dağları bizzat yaratmıştır...

Perşembe, 19 Şubat 2015 09:15
Kemal Okuyan

Dünkü yazım kara, karla mücadeleye yenik düştü. Düşmeseydi ne yazacaktım? AKP zorbalığına, onun yürek ve akıllara düşürdüğü karanlığa rağmen direnmeyi ve gülmeyi becerebildiği için öldürülen hiç tanımadığım ama bir yandan da bayağı tanıdık Nuh kardeşimizi?

Salı, 10 Şubat 2015 08:45
Orhan Aydın

‘Cehalet ile bilgisizlik farklı şeylerdir.

Bilmeyene anlatırsın öğrenir ama cahile anlatamazsın, o zaten biliyordur.’

Yıllardır sanatla beslenmeyen insanın kolay biçimde sistemin bir parçası olabileceği üstüne laflar ettik.

Cuma, 27 Şubat 2015 09:45
Kemal Okuyan

Geçenlerde Tunç Sipahi yazdı, ittifaklar az-çok eşit güçler arasında hayata geçebilir. Birbirinin kaderini belirleme, birbirine etki edebilme, birbirine mahkum olma ve birbiriyle hegemonya mücadelesine girme…

Marksist anlamıyla ittifak budur ve hegemonik unsur olma şansı bulunmayan bir müttefiklik ilişkisine girmek devrimci hareketlerin siciline ancak trajik sonuçlarla yazılmıştır.

Pazartesi, 23 Şubat 2015 08:30
Aydemir Güler

Madem tartışıyoruz, biraz, daha önceleri ne yaptığımızı hatırlayalım...

Cuma, 20 Şubat 2015 10:00
Kemal Okuyan

Hatırlayanlar vardır, Haziran Direnişi sırasında diktatör, lobilerden mobilerden söz ettiği sırada, direnişin azmettiricisinin de, liderinin de bizzat kendisi olduğunu ironik bir dille yazmıştık. Şimdilerde kendi adamlarının bile kabullendiği gibi, öyle bir nefret yaratıyordu ki, o ana kadar direniştir, barikattır, mücadeledir pek ilgilenmeyen kesimleri bile sokağa çekiyordu.

Cumartesi, 07 Şubat 2015 08:00
Erhan Nalçacı

Yoklama yapılır:

CHP, burada.

HDP, burada.

Diğerleri, burada.

Syriza, herkes ayağa kalkar, içimizde!

***

Anormal bir siyasi basınç var. Türkiye siyaseti bir yere doğru itiliyor.

Bu basıncı karşılayabilmek için üç soruya yanıt aramak gerekiyor.

***

Perşembe, 26 Şubat 2015 07:30
Ali Rıza Aydın

Yalnız mücadele değil, çok şey gevşek. Sabahattin Eyüboğlu’nun dediği gibi “Ucuz kahkahalar gibi, ucuz gözyaşlarının da müşterisi hâlâ bol”. Ucuz kahramanlıklardan da geçilmiyor.

Perşembe, 19 Şubat 2015 14:45
Nihat Behram

 Seçimde oyların yüzde 36,3’ünü alsa da Çipras, yemin törenindeki tavrıyla halkının en az yüzde 80’inde sempati ve destek buldu. Dini yemini reddetmesine bir-iki cızırtı dışında tepki gelmemesi bunun kanıtı. Yunanistan “din ve devlet işlerini birbirinden ayırmayan” tek AB üyesi. Anayasasında “devletin Ortodoks kimliği”ne vurguyla “devlet ve Kilise ilişkilerinin birliği” öngörülüyor.

Cuma, 13 Şubat 2015 20:15
Kemal Okuyan

Geçmişte laiklik lafını duyduğunda tüyleri diken diken olanlardan “hata yaptık, önemsemedik” noktasına gelenler olduğunu biliyorum. Hayat öğretir, bu herkes için geçerlidir.

Bir de hep öğretenler var. Bir öyle bir böyle yapar, yeri geldiğinde her renkten bayrak sallar ve her durumda haklı çıkarlar.

Bunlar içinse, laiklik şimdinin modasıdır.  

Salı, 24 Şubat 2015 09:30
Özgür Şen

AKP'yi geriletmek zorundayız. Türkiye'de bugün bunun tartışılır bir tarafı yok. AKP ne yaparsa yapsın biz işimize bakarız diyecek durumda değiliz. Erdoğan'ın şahsında temsil edilen AKP düzenini yıkmak bizim acil ve ertelenemez görevimiz.

Pazartesi, 23 Şubat 2015 08:30
İzzettin Önder

Bundan yaklaşık yüz yıl sonra bir sosyal antropolog ya da bir siyaset bilim uzmanı yüz yıl geriye dönüp Türkiye konulu bir araştırma yürütse acaba neleri saptar ve içinden geçtiğimiz siyaset tüneli hakkında nasıl bir kanaate ulaşır? Bu yazıda böylesi sanal bir konu üzerinde biraz kafa yoralım.

Pazar, 22 Şubat 2015 17:30
Asaf Güven Aksel

Ne yalan söyleyeyim, son günlerdeki cinayetler, Meclis’te arbede, faşizmin yasallaşması, türbe nakli tamam da, tüylerimi diken diken eden şey Roni Margulies’ten geldi. “Şu ortamda hala ‘AKP demokrasiyi temsil ediyor, birileri ona karşı darbe yapmaya çalışıyor’ diyen ve milletvekili olmaya çalışanlar var!” diye bir tweet attı.

Perşembe, 05 Şubat 2015 09:30
Kemal Okuyan

Türkiye solundan ruhunu teslim etmesi isteniyor. 

Salı, 17 Şubat 2015 09:30
Kemal Okuyan

1900’lerin başıydı, kapitalizm adı verilen sömürü sistemi, özellikle Avrupa’da hızla gelişiyordu ama sorun bakalım yeterince gelişiyor muydu? Patronların düzeni biraz daha serpilmeli, demokrasi güçlenmeli, işçiler hem sayıca artmalı hem de bilinçlenmeliydi ki, sosyalizmi düşünecek koşullar olgunlaşsın. Kanaat böyleydi çoklukla. Sosyalizmin zamanı değildi.

Pages