15 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Cuma, 26 Haziran 2009 10:30
Kaan Arslanoğlu

Filmlerde izleriz. Kahramanımızın başında bulunduğu küçük grup, kalabalık bir düşmanla karşılaşır. Bizim lider rakip güçlerin şefini teke tek dövüşe ikna eder. Onu yener ve zafer kazanılır. Galiba Türkiye devrimcileri de son çareyi uzun boylu ve iri yarı başkanlarının sermaye elebaşlarını bire bir kavgaya çağırmasında buldu. Erkan Baş'tan sonra Alper Taş. Nazar değmesin.

Pazar, 28 Haziran 2009 11:38
Aydemir Güler

12 Eylül'ün dokunulmazlık maddesini kaldırma tartışması patlak verdiğinde televizyon seyrediyordum. Daha doğrusu, bir gün önce Deniz Baykal ömrü hayatının hamlesini yapıp darbe karşıtlığı oyununda AKP'nin önüne geçmeyi başarmıştı.

Pazartesi, 22 Haziran 2009 12:02
Kemal Okuyan

Özgürlük ve Dayanışma Partisi'ne geçmişte demediğimizi bırakmamıştık, hoş karşılıklıydı "iltifatlarımız", bizim de işitmediğimiz kalmamıştı. Bu nedenle dün yeni bir sayfa açan tüm ÖDP'lilere içtenlikle kolay gelsin ve başarılar diler duruma gelmiş olmamız az şey değil.

Perşembe, 18 Haziran 2009 12:01
Kemal Okuyan

Solcu olmanın kolay olduğu nerede görülmüş? Ama şu sıralar İran'a solcu olmak daha bir zor.

Pazar, 14 Haziran 2009 10:30
Mesut Odman

İnsanların anlayabilmeleri için görmeleri gerekir, diye bir inanış vardır. Bizim ülkemizde diye de ekleyelim ki, genellemeyi biraz daraltıp kabul edilebilirliğini biraz artırabilelim. Hatta, bizim millet ya da halkımız, denir, görmeden inanmaz. Bir halk için ne acımasız bir küçümseme!

Salı, 02 Haziran 2009 12:31
Kemal Okuyan

Erbil'de vanalar açıldı, sembolik yanının mı, akçeli yanının mı daha önemli olduğu tartışma konusu "Kürt petrolü" Yumurtalık'a akmaya başladı. Barzani ile birlikte açılışa katılan Talabani'ye göre "Kürt petrolü"nün ağırlıklı olarak merkezi Irak hükümetinin hazinesine gidecek olması, "Kürtlerin Irak'ın bütünlüğüne verdiği önemi gösteriyordu".

Çarşamba, 17 Haziran 2009 10:30
Nihat Behram

Kimi meslekler var ki, yanılgıdan sahtekârlığa dek yanlışlığın hiçbir türünü kaldırmaz. Yaptırımı da ağırdır. Kimi meslekler var ki, yanılgıyı kaldırır yanlışlığın sahtekârlık boyutunda bağışlanmaz olur. Kimi meslekler var ki, yanılgıdan sahtekârlığa kadar, kendine bulduğu mazeret kabul görür! Uzatmayayım: kimisi de var ki, her türden yanlışı 'dokunulmazlık'zırhı altındadır.

Çarşamba, 03 Haziran 2009 10:30
Nihat Behram

'Şiir ve Şuur' başlıklı bir yazı yazmayı tasarladığım gün, Çağrı'dan bir ileti aldım. Filmini seyredip seyretmediğimi, daha doğrusu, seyrettiysem, hakkındaki düşüncemi soruyordu. Filminin soL portalındaki videosunu, ilk yayın gününde seyretmiştim.

Çarşamba, 24 Haziran 2009 10:30
Aydemir Güler

Arada, liberal solun solculuğunun iyice saydamlaşıp liberalizmin öncü kolu rolünü üstlendiği anlar yaşanır ya o anlardan bazılarında "kaldıralım şu sol lafını, bunlar liberalden beter" diye düşündüğüm, hatta yazdığım olmuştur. Ancak bu eğilim, teorik bir takım değerlendirmelere oturtulabilecek olsa bile, eninde sonunda bir tepki olarak kalır.

Pazartesi, 08 Haziran 2009 12:10
Kemal Okuyan

DTP Muş milletvekili Sırrı Sakık'ın "Cumhuriyet'i yönetenler Çanakkale'de toprağa gömülenlere ihanet etti" dediği konuşma, her şey bir yana, "ortak yaşam" ve "ortak değerler" adına olumlanmalı. Üstelik, konuşma birçok açıdan gerçek bir temele dayanıyor.

Cumartesi, 27 Haziran 2009 10:30
Ali Cenk Gedik

KENTİN SESİ - İZMİR Yazıları

Cuma, 12 Haziran 2009 10:30
Yurdakul Er

Bir paralel gelişmenin ikinci paylaşım savaşının hemen ertesinde gündeme girdiğini ve iki tarihi de damgaladığını ne kadar ileri sürsek azdır. Ortada duruyor zaten sonuçlarıyla.

Perşembe, 11 Haziran 2009 12:05
Kemal Okuyan

Oldum olası, emperyalist odaklar arası çelişkilerin abartılmasından rahatsız olurum. Diyeceksiniz ki, sen rahatsız olsan ne yazar, o çelişkiler ki, bir yüzyıla iki koca savaş sıkıştırdı. Daha fazlası da var ama yine de bu çelişkilerin uluslararası alanda her daim ve her tarafa eşit kuvvette dağılan belirleyici etmen olduğunu düşünmemek gerekiyor.

Cuma, 26 Haziran 2009 10:30
Yurdakul Er

Sonuçta, bir fantezi dünyasında yaşıyor ve taşıdıkları orta sınıf hezeyanlarının dışımızdaki maddi gerçekliğin ta kendisi olduğuna inanıyorlar.

Orta sınıfın, neden burjuvazinin tamamlayıcı parçası olduğunu bu fantezi merakından, kendi paralel dünyalarındaki deneyimlerinden anlamak kolay.

İran ve ÖDP, iki güncel örnek aslında.

Pazar, 07 Haziran 2009 10:30
Mesut Odman

Yıldönümüne göre düşünüldüğünde, gecikmiş bir yazı gerçekten. Geçen hafta ya da ondan önceki hafta yazılmalıydı. Gecikme için gösterebileceğim bir neden yok.