93 sonuçtan 31 - 45 arası gösteriliyor
Cuma, 24 Ekim 2008 11:00
Kemal Okuyan

Mehter Takımı Moskova'ya gidecek, Kremlin Sarayı'nda Kızıl Ordu Korosu ile konser verecek, biz de bunu yazmayacağız! Pek dinleyemedik ama olsun. İnternet sitelerine düşen video görüntülere bakmakla yetindik. İlginç olmuş da, güzel olmamış.

Çarşamba, 22 Ekim 2008 11:31
Nihat Behram

Frankfurt Kitap Fuarı öncesinde ileriye bakarak, bazı konularda uyarılar yapmaya, bir şeyler söylemeye çalışmıştık. Tavrımıza gösterilen genel yaklaşım 'tepki' olmuştu.

Cuma, 17 Ekim 2008 11:00
Yurdakul Er

Bir dünya paldır küldür çöküyor. Sessiz sedasız da diyebiliriz Aslına bakılırsa, her şey tersinden 1989'u andırıyor, ama o zamanki büyük dönüşüme bugün tanık olamıyoruz.

Neden?

Perşembe, 02 Ekim 2008 11:00
Yasemin Gedik

Eskiden eşkıyalar, zenginlere ait kervanların yollarını keser, mallarına el koyar ve ihtiyacı olan yoksullara dağıtırlardı. Yani bir anlamda kendilerine göre gelir paylaşımındaki adaletsizliği gidermeye çalışırlardı. Eşkıyalığın bu biçimi sisteme karşı bir isyandı aynı zamanda, onlara "sosyal isyancı" denmesi de bu yüzdendi.

Pazartesi, 06 Ekim 2008 10:59
Tevfik Çavdar

SERMAYE "SOL PARTİ" ARAYIŞINDA: 4

Cumartesi, 18 Ekim 2008 11:00
Süha Alpaslan

Sol.

Evet sol.

Yine bölük pörçük.

Ve yine hayal kırıklıkların yaşanacağı yeni bir yerel seçim süreci.

Bu sürece sosyal demokratlar da dahil.

Bunu böyle yazmak doğru mu?

Kestirmeden gitmek.

Elbette, teorik alıntılar, saptamalar yapılabilir.

Yaşanan tarih ve dönemler teorik, akademik bir dil kullanılarak irdelenebilir.

Pazar, 12 Ekim 2008 11:02
Korkut Boratav

Michael Moore... Uğur Mumcu tipi "araştırıcı-gazeteci" ustalığını Amerika'da gerçekleştiren kişi... Marifetlerini, bulgularını, daha çok belgesel filmciliğe öncelik vererek kamuoyuna taşıyor. Türkiye'de de gösterilen üç filminin, Amerikan kapitalizminin çeşitli hastalıklarına odak tuttuğunu hatırlayanlar olabilir:

Pazar, 12 Ekim 2008 11:01
Mesut Odman

Geçen haftaki yazıyı, yakın geleceğe ilişkin bazı senaryolara satırbaşlarıyla değindikten sonra, bunlara berbat demenin neden uygun olduğu üzerinde düşünmek gerektiğini vurgulayarak bitirmiştik. Gelen tepkiler, yanıt vermenin zor olmadığını ve verilecek yanıtların bir iki noktada ortaklaşacağını sanmakla yanıldığımı gösterdi. Dolayısıyla, o yazıyı bu hafta da sürdürmek şart oldu.

Çarşamba, 08 Ekim 2008 11:00
Nihat Behram

'İnanç özgürlüğü' dendiği zaman toplumda anlaşılan şey: 'değişik dinsel inançların serbestliği' dir. 'İnanç özgürlüğünün sınırlı olduğunu' söyleyip, sınırların genişletilmesi için mücadele edenler de yine aynı terane çerçevesinde bir 'özgürlük mücadelesi' vermektedirler. Yani, 'devletin her dinsel bağlılığa eşit mesafede olması' gibi...

Cumartesi, 11 Ekim 2008 11:21
Asaf Güven Aksel

Alex yazısı ne oldu diyor arkadaşlar. Bir kısmı takımdaş destekçi, bir kısmı "yazsa da polemiklik malzeme çıksa" beklentisinde tabii. Aslında, yanılıyor iki taraf da. Alex'in, hangi takımda oynadığı önemli değil çünkü. Zaten bu yüzden bir Alex yazma ihtiyacı duymuştum.

Salı, 23 Eylül 2008 13:01
Kemal Okuyan

Dünyada emperyalizme karşı direniş zaman zaman ve bazı noktalarda yoksul emekçi tabanına yaslansa da, bir gerçek kabul edilmeli: ABD'ye karşı mücadele gündemini "devletler" giderek artan oranda belirlemeye başladı.

Cuma, 19 Eylül 2008 10:30
Yurdakul Er

Büyük krizin kapıda olduğunu, bu gazeteden daha fazla kanıtlarıyla tartışan var mıydı? Yerleşik medya bir yana, solda bile propagandif ve sığ heyecanların ötesinde analitik bir ısrar göremedik. Eski solun böyle bir gücü yoktu.

Cumartesi, 13 Eylül 2008 12:45
Asaf Güven Aksel

Üç gün önce, Türkiye Komünist Partisi, kuruluşunun 88'inci yılını kutladı. Dün, 12 Eylül faşist darbesinin 28'inci yılıydı. Ve bugün, DİSK'in öncülüğünde, İzmir'de 12 Eylül'le hesaplaşma mitingi yapılıyor.

Salı, 30 Eylül 2008 13:21
Kemal Okuyan

Ekonomik krize siyasi kriz eklendi. Amerika Birleşik Devletleri'nde parti yapıları gevşektir, senatörler birçok örnekte bağlı bulundukları lobiler için iş çevirirler cumhuriyetçiler demokratlarla, demokratlar cumhuriyetçilerle kol koladır, bunlar gerçek.

Cuma, 26 Eylül 2008 10:59
Yurdakul Er

Çok tuhaf bir zamana doğru yürüyoruz. Söylenen doğruların hiçbir anlamının kalmayacağı zamanlara.

Felaketin eşiğinde, hatta galiba artık biraz da içindeyiz, malum, böyle sınır boylarında kırmızı çizgilerin netliği kaybolur. Sürprizin biri bitmeden diğeri başlar.

Pages