114 sonuçtan 106 - 114 arası gösteriliyor
Pazar, 26 Nisan 2009 10:30
Mesut Odman

O görüntüyü anlatmalıyım sadece. O kadarı yeter.

Pazar, 29 Mart 2009 09:30
Mesut Odman

Daha tam da geçip gitmiş sayılmaz gerçi. Sonuçlar üzerine olağanüstü derin tahliller attırılacaktır mutlaka. Metin Çulhaoğlu'nun kulakları çınlasın, "seçmenin, kimlere, hangi vurguyla, hangi mesajları" verdiğine ilişkin olarak akılları durduracak ayrıntıda yorumlar günlerce havada uçuşacak, ekranlara ve kâğıtlara dizilecektir.

Pazar, 22 Mart 2009 10:00
Mesut Odman

Bana sorulacak olursa, "Biraz da öyledir" derim.

Aslında bana sorulmuyor hatta kimseye sorulduğu falan yok da, Tiyatrocu Orhan Aydın'ın buradaki son yazısında yazdığı bir cümleden böyle bir soruyu ben çıkarıp kendime sorulmuş gibi yanıtladım.

Pazar, 15 Şubat 2009 10:00
Mesut Odman

Ruhbilimle bağlantılı, oradan kaynaklanan anlamıyla kullanmıyorum bu sözcüğü. Frenkçedeki "obsession" karşılığı olarak değil. Belki, o anlamından esintiler bulanlar da olabilecektir. Ama benim anlatmak istediğim şu: İnsanın zaman zaman, hatta sık sık aklına takılan konular ya da sorunlar vardır.

Pazar, 18 Ocak 2009 10:30
Mesut Odman

İnsanın aklını tutsak alan konulardan boğulduğu olur sık sık ve bunlardan kurtulmak için hayatın bütününe bakarak, oradan beslenerek, içine düştüğü "hayat denilen kavga"yı daha güçlü, daha umutlu sürdürebilmesini kolaylaştıracak tutamaklar arar.

Pazar, 02 Kasım 2008 10:08
Mesut Odman

Yıllardan 1978'di kışın son günleri. O sıralar pek alışıp kullandığımız deyişle, "burjuvazinin planı" gecikmiş, bu da bize, Türkiye İşçi Partisi'nin kararıyla hazırlamakta olduğumuz kalkınma planına, kendi adlandırmamızla "kontur plan"a zaman kazandırmıştı. Ama yine de gerideydik çok çalışmak yetmiyordu ek işgücüne ihtiyacımız vardı.

Pazar, 12 Ekim 2008 11:01
Mesut Odman

Geçen haftaki yazıyı, yakın geleceğe ilişkin bazı senaryolara satırbaşlarıyla değindikten sonra, bunlara berbat demenin neden uygun olduğu üzerinde düşünmek gerektiğini vurgulayarak bitirmiştik. Gelen tepkiler, yanıt vermenin zor olmadığını ve verilecek yanıtların bir iki noktada ortaklaşacağını sanmakla yanıldığımı gösterdi. Dolayısıyla, o yazıyı bu hafta da sürdürmek şart oldu.

Pazar, 24 Ağustos 2008 11:42
Mesut Odman

Cinayet denince ve bizim ülkemiz söz konusu olduğunda, üçlü bir sınıflandırma yapmak mümkün görünüyor: siyasi cinayetler, iş cinayetleri ve bunların dışındaki nedenlerle işlenen cinayetler ya da "diğer". İş cinayetleri denince de, hiç değilse yaklaşık son bir yıldır, ilk akla gelenin Tuzla'daki tersanelerde işlenenler olduğunu söylemekte herhangi bir yanlışlık ya da abartma yoktur.

Pazar, 13 Temmuz 2008 11:00
Mesut Odman

İkincil çünkü, Kemal Okuyan'ın 10 Temmuz günü burada yayımlanan yazısını okumamış olsaydım, hemen ertesi gün oturup bunları yazmazdım.

Devam ederken, gerektiğinde, oraya göndermelerde bulunacağım. Ama, okumamış olanlar ya da hatırlamakta güçlük çekenler varsa, önce o yazıyı okumalarını öneririm.

Pages