18 sonuçtan 1 - 15 arası gösteriliyor
Çarşamba, 29 Nisan 2015 15:30
Özgür Hüseyin Akış

Türkiye sosyalist solunun toplumsal tabanının küçük olmasından dem vurulur ve ne yapması gerektiğini söyleyen çoktur.

Kapitalist sistemlerde solun muhalefet olmaları akıllara işlenir. Yani sadece yapılan işlere karşı çıkar solcular.

Cuma, 24 Nisan 2015 11:45
Barış Postası

Bir milyondan fazla insanın katledilişinin, daha fazlasının yerinden yurdundan edilişinin simgesi olan Büyük Felaket veya Medz Yeğern'in 100. yılında, süregiden tartışmaları utanç verici buluyoruz. Bu tartışmalara damga vuran, emperyalist manipülasyonlar, liberal çarpıtmalar ve milliyetçi şartlanmalardır.

Pazartesi, 06 Nisan 2015 16:45
İzge Günal

Seksen iki yıl önce bu günlerde, Alman bilim dünyası da tüm Almanya gibi karışıktı. Naziler iktidara gelmiş ve korkunçluğunu herkesin iyi bildiği uygulamalarına başlamışlardı.

Çarşamba, 22 Nisan 2015 11:45
Barış Derneği

Özellikle Afrika ve Asya ülkelerinden deniz yoluyla Avrupa'ya geçmeye çalışanların yolculukları giderek daha fazla cana mal oluyor. Batan gemi ya da teknelerle ilgili haberler ne yazık ki sıradanlaştı. Son günler-de arka arkaya yaşanan felaketler, sorunun boyutunun ne denli büyük olduğunu yeniden gözler önüne serdi. Bu felaketlerin kaza olarak nitelenmesi imkânsızdır.

Salı, 07 Nisan 2015 09:15
Zeynep Büyükyağcıoğlu

Unutur insanoğlu. İnsanlık olarak unutuyoruz. Kanaatimce unutmaktan utanmalıyız.

Ölümü unutma mesela. En yakının ölünce dahi unutma, yaran içinde bir yerlerde kalsın ki daha çok şeyi sindirebilir bir adam olabilesin.

Perşembe, 02 Nisan 2015 09:00
Zeynep Büyükyağcıoğlu

31 Mart 2015, Türkiye çapında elektrik kesintisi (yazarken dahi ‘kuru su’ dermişçesine bir oxymoron sanki).

Perşembe, 30 Nisan 2015 11:45
Akif Akalın

Michael Moore’un Sicko belgeselindeki efsanevi Kanada sağlık sistemi giderek tarih oluyor. Aslında yalnızca Kanada sağlık sistemi değil, ileri kapitalist ülkelerin refah uygulamalarının bütün yaldızları dökülüyor.

Salı, 28 Nisan 2015 19:00
Uğur İşlek

“Adalet Arayan İşçi Aileleri” 28 Nisan gününün İş Cinayetlerinde hayatını kaybedenler için bir “anma ve yas günü” ilan edilmesine yönelik bir çalışma yürütüyor.

Salı, 28 Nisan 2015 12:30
Görkem Demirok

Doğusundan İstanbul'a doğru kara yoluyla yapılan yolculuklarda İzmit Körfezi'nden itibaren ruh halimizde bir kayma gerçekleşir. Birbiriyle yarışan tırlar eşliğinde Bolu ormanlarının şiirselliğinden devasa sanayi tesislerinin çevresinde birikmiş çarpık yerleşimlerin kasvetine atlarız.

Salı, 28 Nisan 2015 09:15
Av. Ozan Gülhan

Geçenlerde Türkiye Barolar Birliği’nden “Lütfen iki dakikanızı ayırıp anketimize katılır mısınız?” diye bir mesaj geldi. Meraklı bir adam olduğumdan, “İki dakika köpeğiniz olsun” deyip tıkladım hemen linke.

Pazartesi, 20 Nisan 2015 08:30
Deniz Saracer

“Oy Ver Lütfen” isimli kampanyanın reklam filmi yanlış hatırlamıyorsam geçen sene yapılan yerel seçimden önce çekilmişti.

Çarşamba, 15 Nisan 2015 17:30
Bertan Eren

Sansüre uğrayarak 34. İstanbul Film Festivali seçkisinden çıkartılan Bakur / Kuzey adlı filmin yönetmeni Ertuğrul Mavioğlu: Filmleri izlemeden, kitapları okumadan yargılıyorlar.

Cuma, 10 Nisan 2015 11:15
Hakkı Başgüney

İstanbul Film Festivali kapsamında dün saat 16.00’da İstanbul Modern’de çok özel ve değerli bir anma etkinliği düzenlendi. İstanbul Film Festivali kurucularından Onat Kutlar ve arkadaşları tarafından 1965 yılında kurulan Türk Sinematek Derneği’nin bu yıl kuruluşunun 50. yılı. Festival hem Sinematek’i, hem de ölümünün 20. yıldönümünde Onat Kutlar’ı özel bir söyleşiyle anmış oldu.

Perşembe, 09 Nisan 2015 16:00
Efe Gönenç

“Rüya Alemi ve Felaket” kitabında Susan Buck Morss, sinema ve radyo rastlantısal kalabalığı kendi yazgısını gerçekleştirme potansiyeline sahip amaçlı bir kalabalığa çevirebilir der. Kamera bu açıdan halk yığınlarını çerçeveleyerek ve kurgulayarak kitlesel bir topluluk yaratabilir, hayal edilmiş bir ulusu ete kemiğe büründürebilir.

Perşembe, 16 Nisan 2015 10:45
Yusuf Yavuz

Adı Mustafa Necati Sülek. 89 yaşında. Antalya’da yaşıyor. Kendisini anlatırken, “1926’da, kıymetli cumhuriyetimizin üçüncü çocuğu olarak doğmuşum” diye özetliyor.

Nasıl kıymetli olmasın cumhuriyet! Çünkü o, üç cepheden aldığı yaralarla sarsılan ve giderek çöken bir imparatorluğun küllerinden yeniden doğan bir ülkenin çocuğu. Ömrü boyunca bu bilinci hiç terk etmemiş…

Pages