Farewell

24/06/2010 Perşembe
Farewell

DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - KÜBA ve LATİN AMERİKA yazıları

Geçtiğimiz günlerde Che'yi andık, soL'da. Doğumunun 82'nci yılıydı.

Hayatında sayısız, bugünden bakınca sembolik an vardı. Gerçek bir örnek oldu, kahramanlıklarıyla, zaaflarıyla... İnsanlığıyla...

Yakın zamanda bir başka doğumgünü daha vardı, Roberto Fernández Retamar'ın. Küba'nın bu devrimci şairi, büyük edebiyatçısı, 80'inci doğumgününü kutladı dostları, yoldaşlarıyla.

Seneler önce, bir dostuna, Sandinistler'in iktidarında Kültür Bakanlığı yapan Nikaragualı peder, şair Ernesto Cardenal'e, şunu anlatmıştı:

Devrim sonrası. Che, Retamar'dan bir kitap istiyor. Pablo Neruda kitabı. "Bir şiiri kopyalayacağım" diyor. Veriyor kitabı Retamar.

Ve, Che kayboluyor. Dış basın, "Fidel öldürdü" manşetleri atıyor. Kübalılar, savaşmaya gittiğini biliyor. Nereye, kimse bilmiyor. Ama biliyorlar, devrim yolunda savaşmaya gittiğini.

Sanayi Bakanlığı'ndan çağırıyorlar Retamar'ı. "Buyrun, kitabınız." Hangi şiiri kopyaladığını soruyor Che'nin. "Farewell", diyorlar.

Farewell

Senin derinliklerinden, diz çökmüş,
benim gibi mutsuz bir çocuk, bakıyor bize.

Onun damarlarında tutuşacak yaşam için,
bizim yaşamlarımızı birbirine bağlamaları gerekirdi.

O eller, seninkilerin kopyası eller için,
benim ellerimi öldürmeleri gerekirdi.

Onun yeryüzüne bakan gözleri için,
seninkilerde gözyaşı göreceğim bir gün.

Bunu istemiyorum, Sevgilim.

Ki, hiçbir şey bizi bağlamasın
hiçbir şey bizi birleştirmesin.

Ne dudaklarına aromasını veren kelime,
ne de kelimelerinin söylemedikleri.

Ne yaşayamadığımız aşk baharı,
ne senin hıçkırıkların, pencerenin kenarında.

Denizcilerin aşklarını seviyorum
öpüyorlar, ve gidiyorlar.

Bir söz bırakıyorlar arkalarında
Bir daha dönmüyorlar asla.

Her limanda bir kadın, bekliyor:
denizciler öpüyorlar, ve gidiyorlar.

(Bir gece ölüme yatıyorlar
denizin yatağında.)

Öpücüklerde, yatakta ve ekmekte
paylaşılan aşkı seviyorum.

Sonsuz olabilen
ve bir an görünüp kaybolabilen aşkı.

Tekrar sevebilmek için
Kendini özgür kılan aşkı.

Yakınlaşan o kutsal aşkı
Uzaklaşan o kutsal aşkı.

Artık gözlerim gözlerinde büyülenemeyecek,
artık acım, senin yanında hafiflemeyecek.

Ama nereye gitsem, senin bakışını götüreceğim,
nereye yürüsen, benim acımı götüreceksin.

Senindim, sen de benim. Başka?
Bir viraj aldık birlikte, aşkın geçtiği yolda.

Senindim, sen de benim. Hep o sevdiğim olacaksın,
o bağrına ektiklerimden biçtiğim.

Ben gidiyorum. Mutsuzum: ama ben hep mutsuzum.
Senin kollarından geliyorum. Nereye gidiyorum, bilmiyorum.

... Bir çocuk hoşçakal diyor, senin kalbinden.
Ben de ona hoşçakal diyorum.

[email protected]
Çeviri bana ait.