'Yeni başlayan solcu'lar için sola küfretme teknikleri

24/03/2017 Cuma
'Yeni başlayan solcu'lar için sola küfretme teknikleri

“Sola Küfretme Tekniklerine Giriş” dersine hoş geldiniz... Bugünkü dersimizde sola, sosyalistlere, Cumhuriyete ya da genel olarak ilerici gördüklerimize-zannettiklerimize nasıl küfredileceğini ve gericiliğin solcu mecralarda nasıl övüleceğini öğreneceğiz. Bu iş zaten yıllardır rutin olarak yapılmaktadır ve bu konuda dağ gibi bir külliyat vardır. Alenen bilinen ve “günlük hayatın içinden” bir konu olması nedeniyle hiç zorluk çekmeyeceğinizi düşünüyorum.  Hemen sorulara geçebiliriz.

***

SORULAR

Soru 1:

Suriye’deki cihatçı örgütleri övmek için en ideal yayın organı hangisidir?

a) Havuz Gazeteleri
b) Yandaş Gazeteler
c) Cihatçı internet siteleri
d) Cumhuriyet Gazetesi

Soru 2: Fidel Castro’ya küfretmek aşağıdaki gazetelerden hangisinde köşe yazarı olmakla çelişmemektedir?

a) Akit Gazetesi
b) Zaman Gazetesi
c) Sabah Gazetesi
d) Evrensel Gazetesi

Soru 3: Kendisini solcu-sosyalist olarak tanımlayan bir gazeteye yazılacak İLK KÖŞE YAZISInın konusu ne olabilir?

a) Emperyalizm
b) Sosyalizm
c) Irak Savaşı
d) CIA destekli bir sendikanın kahramanlığı

Soru 4: Solcu, sosyalist ya da mücadele eden insanları aşağılamak için bir roman yazılsa bunu hangi yayınevi basardı ve bu romanın arka kapak yazısını kim yazardı?

a) Timaş Yayınları/ Kadir Mısıroğlu
b) Dergah Yayınları/ Abdurrahman Dilipak
c) Bedir Yayınları/Mehmet Şevket Eygi
d) Can Yayınları/ Prof Dr Füsun Akatlı

Soru 5: Bütün solcu, sosyalist, laik veya Cumhuriyetçi diye sunulan kahramanların darbeci, çeteci, mafya ya da alçak olduğu ve Siyasal İslamı öve öve bitiremeyen bir roman, topluma hangi siyasal kesim tarafından sunulmuş olabilir?

a) Siyasal İslamcılar
b) El Kaide
c) El Nusra
d) Sosyalistler

NOT: Küfretmek için “istediğiniz solcudan”, övmek için “istediğiniz gericiden” başlayabilirsiniz. Dört yanlış bir doğru etmemektedir. Başarılar!

***

YANITLAR

Yanıt 1:

Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Zeynep Oral 27 Kasım 2016 tarihli yazısında “Beyaz Kasklılar” olarak bilinen NATO destekli iç savaş örgütünü övüyordu. (1)

ABD Kalkınma Ajansı’nın bir raporunda Beyaz Kasklılar adlı bu “sivil savunma örgütüne” 2015 yılında 18 Milyon dolardan fazla yardım yapıldığından bahsedilmektedir.

Soros vakıfları da dahil birçok Avrupa ülkesinin hükümetleri tarafından da desteklenen bu örgütün (2), eski bir İngiliz istihbarat subayı olan James Lee Meijer tarafından 2013 yılında kurulduğu ve üyelerinin El Nursa ile işbirliği yaptığı biliniyor. (3)

Z. Oral köşe yazısında bu örgüt için şunları yazmıştı:

“…Suriye’de bugüne dek 60 bin hayatı kurtaran ama bu arada 150 arkadaşlarının öldürülmesine engel olamayan “Beyaz Kasklılar” (The White Helmets) olarak bilinen Suriyeli sivil savunma örgütü başkanı Raed Al Saleh’i dinlerken gözyaşlarımı tutamadım: 'Düşünün ki 8 büyüklüğünde bir deprem, Suriye’de günde bir kez değil, 50 kez yaşanıyor' dedikten sonra 'Bir gün savaş bitecek. O gün geldiğinde evler, kentler yeniden kurulur ama birbirimize güveni, insan ilişkilerini nasıl kuracağız' diye soruyordu…”

Yanıt 2:

Evrensel Gazetesi yazarı Fehim Işık, sosyal medya hesabından şunları paylaşmıştı:

“Castro'nun Batista'yı deviren, ABD'ye kafa tutan devrimciliğini de, anti-emperyalizm adına Kürt katillerine olan sevgisini de unutmayacağız. Fidel Kastro Batista'yı deviren ve ABD'ye kafa tutan devrimci bir lider. Ama Kürtleri katleden Saddam ile aynı safta da yer almış bir kişi." (4-5)

Yanıt 3:

Can Dündar, Milliyet Gazetesi’nden atıldıktan sonra Birgün Gazetesi’ndeki 8 Ağustos 2013 tarihli ilk köşe yazısında şunları yazmıştı (6):

“1980 yazıydı. Ağustos ayıydı. Polonya'da Gdansk tersanelerinden kovulan gemi işçileri rejime kafa tutup yürüyüşe geçtiğinde hayretler içinde kalmıştık. Ellerindeki pankartta 'Solidarnosc' yazıyordu.

'Dayanışma!'

Bu sözcük, kenetlenmiş elleri çağrıştırıyordu bize; rüzgâra karşı omuz omuza yürüyenleri; birlikten kuvvet üretenleri...”

Polonya’daki Dayanışma Sendikası soğuk savaş döneminde kapitalist bloğun desteklediği tipik bir aparat kuruluş olarak sosyalist bloğun çözülüşünde anahtar rol oynamıştı. Dayanışma Sendikası CIA’nın fonladığı, fonlandığını sendika yönetiminin de zaten inkar etmediği bir sendikaydı. (7)

Aynı C. Dündar 2008 yılında Türkiye’nin değişimini övmek için şu satırları kaleme almıştı (8):

“CHP lideri, kıyafeti kötü diye Âşık Veysel’i Atatürk Bulvarı’na sokmayan “tek parti” dönemini eleştiriyor. Aleviler, uzun bir mücadele sonunda inandıkları gibi ibadet edip çocuklarına kendi inançlarına saygılı bir eğitim verebilme haklarını devlete nihayet kabul ettiriyorlar.
Dokunulmazlığıyla nam salmış bir emekli paşa, mahkeme önünde kanlı bir geçmişin hesabını veriyor. Türkiye değişiyor.
Amerika’da Obama’yı iktidara taşıyan sihirli sözcük “değişim”... Bir “isim”den çok bir “fiil”, bir ihtiyacın, bir özlemin ifadesi... O rüzgâr, sessizce Türkiye semalarında esiyor şimdi...
Rengârenk bir toplumu tek tip elbiseye tıkmaya çalışan statükocuların uykularını kaçırsa da, yeni “Tükürün!” kampanyalarına yol açsa da, kimi öncülerin canına mal olsa da, canlar alıp canlar yakarak, tabuları tabutlara çakarak, dipten ve ağır aksak, geliyor değişim...”

Yanıt 4:

Ahmet Altan’ın Sudaki İz romanı 12 Eylül iddianamelerinin, 12 Eylül sıkıyönetim savcılarının solcular için yazdığı ithamların hiçbir estetik kaygı gözetmeksizin hikayeleştirilmesidir. Bu roman kısaca şunu söylemektedir: Normal solcu yoktur. Solcu manyaktır, hastadır, psikopattır. Bir insan solcuysa psikolojik ya da cinsel sorunları vardır.

Bu kitap için eleştirmen Fethi Naci’nin görüşü şöyleydi:

“İlk kez bir romanı okuduktan sonra duyduğum tek duygu 'tiksinti' oldu.” (9)

Bu romanın arka kapağında Prof. Dr. Füsun Akatlı şöyle yazmıştı (10):

“Ahmet Altan'ın ikinci romanı Sudaki İz için, inancın kurumsallaşmasının ve birey oluşu tehdit etmesinin romanı denebilir. Kesişen ama örtüşemeyen dünyalarının yalnızlığında kişilik kazanan, birliktelik arayışlarında savrulan roman kişileri, somut acıların ağırlığını yaşarken de, gelgeçliğin hafifliğine kapılıp sürüklenirken de sahiciliklerini koruyorlar. Serüven, aşk, çatışma, oyun, düş, humor... Romanın bütün bu motifleri, temelde, bir dönemin düşünülmesi ve düşündürülmesi ekseninde eklemleniyor. Ahmet Altan, bu romanıyla, yargılamanın ahlâksal ve yazınsal tuzaklarına düşmeden, duyarlıkları abartmadan, ilk romanı Dört Mevsim Sonbahar'la çizdiği başarı çizgisini kalınlaştırıyor.” 

Yanıt 5:

Kar romanı en bayağı siyasal şablonların, en klişe karikatür karakterlerin, en kaba sol düşmanlığının hiçbir özen gösterilmeden olduğu gibi okurun kafasına boca edildiği bir Siyasal İslam güzellemesidir. (11)

Bunu öyle gizleyerek ya da dolaylı olarak değil açık açık yapar. Kar romanına şöyle yüzeysel bir bakış atmak bile kitabın bir Siyasal İslam güzellemesi olduğunu anlamak için yeterlidir.

Kar romanını bu topluma kendini sol-sosyalist ya da Cumhuriyetçi olarak tanımlayan mecralar pazarlamıştır. 2002 yılında bu kitap çıkar çıkmaz yazar Necmiye Alpay, bu kitabı öven bir yazı yazmıştır. (12)

Kar romanı çıkar çıkmaz Cumhuriyet Kitap’ın 14 Mart 2002 tarihli sayısının kapağında yer alır ve üzerine geniş bir söyleşi yapılır.

Kendini solcu-sosyalist olarak tanımlayan mecralarda hala hiçbir eleştiri süzgecinden geçirilmeksizin okura pompalanmaya devam etmektedir.

***

Sizin de aklınıza gelmiyor mu?

“Solcu”nun, “sosyalist”in, “ilerici”nin ya da “Cumhuriyetçi”nin bu çeşitleri varken sağcıya, kapitaliste, gericiye ya da hilafetçiye ne gerek var!

taylankara111@gmail.com

Kaynaklar:

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/636525/Heeey_icerdekiler__Sesimi...

2. http://www.turkmeneligazetesi.com/2016/12/03/danimarkadan-beyaz-kasklila...

3. http://odatv.com/kim-bu-beyaz-kasklilar-0103171200.html

4. https://www.sosyalistforum2.net/showthread.php?t=80753

5. http://odatv.com/evrensel-yazari-fidele-sovdu-2611161200.html

6. http://t24.com.tr/haber/can-dundarin-birgun-gazetesindeki-ilk-yazisi-yay...

7. http://haber.sol.org.tr/medya/can-dundarin-dayanismasi-kimlerle-dayanisi...

8. http://www.milliyet.com.tr/-/can-dundar/guncel/yazardetayarsiv/18.12.200...

9. Fethi Naci, Yüz Yılın 100 Türk Romanı, İş Bankası Kültür Yayınları, 2012, İstanbul

10. Ahmet Altan, Sudaki İz, Can Yayınları,1986, İstanbul

11. http://haber.sol.org.tr/yazarlar/taylan-kara/bir-siyasal-islam-guzelleme...

12. http://www.milliyet.com.tr/ozel/kitap/020308/kimne.html