Selim Yalçıner
Yunanistan’da komünistlere düşen ağır görev
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:33 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:33
Yunanistan’da uzunca bir süredir komünistlerin omuzlarına yüklenen görev, giderek ağırlaşıyor gibi görünüyor. Ülkenin geleceğinde sol, sosyal demokrasiden giderek uzaklaşmakta olan geniş yelpazeli ve ittifaklara açık bir sol daha büyük bir kitlesel desteğe sahip oluyor, seçmenin ilgisi, sol seçeneklere daha bir yoğunlaşıyor.
Bu aşamada, Yunan komünistlerinin ne yapacakları büyük önem kazanıyor. Yunan Komünist Partisi’nin, oylarını artırdıkları son seçimlerin ardından yaptığı açıklamanın kapsayıcılığı açık. Ancak, gelişmekte olan süreç, bu açıklamanın sınırlarını zorlar bir hal almaya aday olduğu izlenimini veriyor. KKE’nin açıklamasının sonunda da zaten, açıklamanın tüm partililere, çeşitli aşamalarda partiyi destekleyenlere ve parti dostlarına iletildiği, onlardan gelecek tepkilerle açıklamaya –değerlendirmeye- son halinin verileceği de belirtilmiş olduğundan, Yunanlı Komünistlerin yakın bir gelecekte politikalarında belirli değişikliklere gidebilecekleri olasılığının açık bırakıldığı yorumları yapılabiliyor. En azından KKE, parti dostlarına kadar uzanan bir çevrenin görüşlerini dikkate alacağının işaretlerini veriyor, soL’da yayımlanan habere göre.
Yunan komünistlerinin –birkaç örgütle politik çalışmalarını yürüten- ne yapacakları sadece Yunanistan’ı ilgilendirmiyor kanımca, tüm gezegende gözlerini bu ülkeye dikmiş ve olanları büyük bir yoğunlukla izleyen herkes için önem taşıyor. Kapitalizm içi çözümler bir süre için daha Yunanistan’ın geleceğini belirlese bile, tepkilerin odaklanacağı konular, kapitalizm sonrası için önemli başlıkları tanımlayabilir.
Komünistler, sömürünün, savaş ve baskının kapitalizmin sonuçları olduğunu doğallıkla biliyorlar, ancak geleceği kurabilmenin teorik ve pratik gerekleri, bu bilgiden biraz daha fazlasını üretmenin zorunluğunu da getiriyor kanımca. Çünkü, kapitalizmin yerine gelecek yapı, tüm gezegende umut yaratmak ve bu umudu yaşama dönüştürmekle yükümlü aynı zamanda.
Yunanistan’da yakın gelecekte komünizme geçileceği beklentisi kitlelerin önünde değil henüz, ancak Yunanistan’a dayatılan önlemlerin kabul edilemeyeceği açıkça görülüyor. Bir gelişme daha, Yunan halkının büyük çoğunluğunun, yüzde 70 kadarının, Avro Bölgesi’nden çıkma konusunda istekli olmadığını da, eğer kamuoyu araştırmaları bir ölçüde doğru verilere dayanıyorsa, gösteriyor.
Syriza, Yunanistan’ın Avro Bölgesi’nde kalması konusunda ikircikli bir politika izliyor, ancak yüzde 70 eğer Avro Bölgesi’nde kalmayı istiyorsa, bu durumu da değerlendireceği düşünülebilir. Eğer Yunanistan’da erken seçimler yapılır da Syriza beklendiği gibi birinci parti olur ve de hükümeti bir şekilde kurarsa, Almanya’nın verme işaretleri gösterdiği yumuşamaya paralel olarak kapitalizm içi çözümler bağlamında Avro Bölgesi verilerini daha ciddi olarak vurgulayabilir.
Arayış demek olan Syriza, komünistler için dikkatle gözlenmesi gereken bir deneyim olarak kalmıyor, geleceğe yönelik politikaların belirlenmesi için gerekli girdilerin olağanüstü hızla çoğalacağı bir sürece de işaret ediyor kanımca.
Yunanlı komünistlere, bu ağır görev bağlamında yollarının açık olmasını dilemek ve zorlu uğraşlarında elden gelen desteği sunmak gibi bir yükümlülükleri de var, sömürüsüz, savaşsız ve baskısız bir gezegeni amaçlayanların.