YÖK Bolonya sürecini 66’ya bağlamış (I)

30/07/2010 Cuma
YÖK Bolonya sürecini 66’ya bağlamış (I)

YÖK, Haziran ayında, “Yükseköğretimde yeniden yapılanma: 66 soruda Bolonya Süreci uygulamaları” adlı (YÖK başkanının deyişiyle) bir kitapçığı kendi web sayfasına koymuş. Bu kitapçıkta Bolonya Süreci (BS) ile ilgili genel ve Türkiye’de yapılanlarla ilgili bilgiler yanında YÖK’ün bu konulardaki değerlendirmelerine de yer verilmektedir. Bu kitapçıktan anlaşıldığı kadarıyla BS mükemmel bir şeydir Türkiye’de ve tüm AB ülkelerinde yapılan eleştirilere bakmayın, her şey BS içindir BS Türkiye’de 66’ya bağlanmıştır!

YÖK’ün değerlendirmelerini haftaya erteleyerek önce BS’ye kısaca göz atalım.

BS, 1998’de Fransız İtalyan, Alman ve İngiliz bakanların ABD ve Japonya'nın ekonomik gelişimiyle rekabet etmek üzere, AB ülkelerinde karşılaştırılabilir, rekabetçi ve şeffaf bir Avrupa Yükseköğretim Alanı (AYA) oluşturmayı hedefledikleri Sorbon Bildirisi ile gündeme gelmiş ve 29 AB bakanının 1999 Bologna Bildirgesi ile de resmen başlamıştır. Bologna Bildirgesi, AYA oluşturmak için, kolay anlaşılır ve birbiriyle karşılaştırılabilir yükseköğretim diploma ve derecelerini oluşturmayı Avrupa Kredi Transfer Sistemini (AKTS)’yi uygulamayı öğrencilerin ve öğretim elemanlarının hareketliliğini sağlamayı ve yaygınlaştırmayı yükseköğretimde kalite güvencesi sistemleri ağını uygulayıp yaygınlaştırmayı hedeflemiştir. İki yılda bir bakanların yaptığı (2001’de Prag, 2003’te Berlin, 2005’te Bergen, 2007’de Londra, 2009’da Lüven ve 2010’da Budapeşte-Viyana) toplantılar ile AB Konseyi ve Komisyonunun düzenlediği ek toplantılarla BS’ye yeni hedefler eklenmekte ve bu sürece dahil ülkelerin uyması gereken ilkeler ve süreçler üretilmektedir.

BS ile ilgili toplantılara, üye ülkelerin yanında zaman içinde Yükseköğretimde Avrupa Kalite Güvence Birliği, Avrupa Öğrenci Birliği, Avrupa Üniversiteleri Birliği, Avrupa Yükseköğretim Kurumları Birliği gibi kuruluşlar da dahil olmuştur. Bu kuruluşlar dışında Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu, UNESCO’nun Yükseköğretim Avrupa Merkezi, OECD, Uluslararası Eğitim Pan Avrupa Yapısı, Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu gibi kuruluşlar da süreci takip edip katkı sağlamaktadır.

2001 Prag toplantısında, bakanlar, devlet ve Avrupa Komisyonu temsilcilerinden oluşan, belirlenen hedeflerin ulusal düzeyde uygulanmasını ve takibini sağlayacak ve bu amaçla ülke temsilcilerinden oluşan alt çalışma grupları oluşturacak bir Bolonya İzleme Grubu (follow-up group-BFUG) oluşturmuştur.

“AYA için Yeterlilikler Çerçevesi” 2005 Bergen toplantısında ve eğitimin tüm düzeylerini kapsayan “Hayat Boyu Öğrenme için Avrupa Yeterlikler Çerçevesi” de, Avrupa Parlamentosu ile AB Konseyi’nin önerisi üzerine 22 Nisan 2008’da tanımlanmıştır.

BS gereği 1999 yılında oluşturulan Yükseköğretimde Avrupa Kalite Güvence Birliği, 2005 yılında iç kalite güvencesi ile dış kalite güvencesinin Avrupa standartları ile ilkeleri, Dış Kalite Güvence Ajansları için de Avrupa standartlarını belirleyen bir rapor hazırlamıştır. Bu rapor da, 2005 Bergen toplantısında kabul edilmiştir.

Avrupa Bölgesinde bir başka ülkeden alınmış olan derece ve öğrenim sürelerinin tanınmasına ilişkin usulleri belirleyen, Avrupa Konseyi ve UNESCO tarafından hazırlanan “Avrupa Bölgesi'nde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme”, Lizbon Sözleşmesi, 11 Nisan 1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşmede, Ulusal Akademik Tanıma Merkezi ile Avrupa Birliği Merkezleri Ağı, tanıma ağları olarak kabul edilmiştir. Diploma Eki ile Avrupa Kredi Transfer Sistemi de, Lizbon Sözleşmesi'nin desteklenmesi ve güçlendirilmesi için geliştirilmiştir.

Türkiye Mart 2001 yılında hazırladığı Ulusal Proje ile eğitim alanında da AB’ye uyum sürecine girmiştir. 2002’de Ulusal Ajans oluşturulmuş ve 12 değişik süreci içeren Bolonya Rehberi belirlenmiştir. Türkiye’nin AB’nin Socrates, Leonardo da Vinci ve Gençlik programlarına başvurusu, 2003 yılında kabul edilmiştir. 6 Ağustos 2003 tarihinde yapılan yasal bir değişiklikle DPT’de “Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı” ve DPT Müsteşarlığı bünyesinde de, “Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Yönlendirme ve İzleme Komitesi” oluşturulmuştur. Türkiye, Lizbon Sözleşmesi’ni 1 Aralık 2004 tarihinde imzalamış ve sözleşme 1 Mart 2007’de yürürlüğe girmiştir. 21 Eylül 2008 tarih ve 5544 sayılı yasayla AB ile uyumlu Ulusal Mesleki Yeterlik Sistemini kurmak ve işletmek için Mesleki Yeterlik Kurumu oluşturulmuştur.

YÖK, 2005 yılında Diploma Eki ve Avrupa Kredi Transfer Sistemi’nin uygulanmasını kabul ederek “Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Konseyleri ve Yükseköğretim Kurumları Ulusal Öğrenci Konseyi Yönetmeliği” ile “Yükseköğretim Kurumlarında Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Yönetmeliği”ni çıkarmıştır. 11 Mayıs 2007’de de, Lizbon sözleşmesiyle ulusal mevzuat arasındaki uyuşmazlıkları kaldırmak amacıyla, “Yurt Dışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği”ni kabul etmiştir.

YÖK, 2006 yılında Türkiye Yükseköğretim Yeterlikler Çerçevesi (TYYÇ)’yi belirleyecek, YÖK üyeleri ve yükseköğretim kurumları temsilcilerinden oluşan Yükseköğretim Yeterlikler Komisyonu’nu ve bu komisyona destek vermek üzere de 2008’de Yükseköğretim Yeterlilikler Çalışma Grubu’nu oluşturmuştur. YÖK 20 Aralık 2008’de yükseköğretim kurumlarında Bolonya Eşgüdüm Komisyonlarının kurulmasını ve bunların görevlerini kabul etmiştir. Bu kurulların çalışmaları sonunda YÖK, 21 Ocak 2010 tarihli Genel Kurul kararı ile tüm yükseköğretim kurumlarının uyması gereken Türkiye Yükseköğretim Yeterlikler Çerçevesi'ni onaylamıştır. Söz konusu olan yeterlikler program ve alana özgü yeterlikler ile ulusal ve Avrupa yeterlikleriyle ilgilidir. Temel alan yeterliklerinin tanımlanması çalışmaları kapsamında, TYYÇ temel alanları olarak Uluslararası Eğitim Sınıflandırma Standardı'nın belirlediği temel alanlar benimsenmiştir. Temel alan yeterliklerini tanımlamak üzere, Üniversitelerarası Kurul'un Eğitim Konseyleri tarafından ve ağırlıklı olarak ilgili dekanlar arasından seçilerek belirlenen üyelerin katılımı ile Temel Alan Çalışma Grubu oluşturulmuştur.

AB’nin 2005-2009 yılları arasında yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin BS’ye uyumunu, “iyi” ya da “çok iyi” gibi notlarla ödüllendirmiştir.

YÖK için bundan iyisi can sağlığıdır!

[email protected]

ÖNCEKİ YAZILARI