Soma faciasının öğretileri!

23/05/2014 Cuma
Soma faciasının öğretileri!

Soma faciası öncesinde ve sonrasında yaşananlardan kaynaklanan öğretiler, ağırlıklı olarak, iktidardan ve yandaşlarından kaynaklı öğretiler oluyor. Esasında öğrenmeye yatkın insanlar, AKP’nin öğretilerini iktidarın ilk gününden itibaren öğrenmeye başlamıştı. Daha önceleri pek belirgin olmayan AKP’nin öğretileri, 2011 Haziran genel seçimleri sonrasında su yüzüne çıkmıştı. 1-2 ay içinde çıkarılan 35 kanun hükmünde kararname, Başbakan’ın “dindar, dininin ve kininin davacısı olacak gençlik” istemesi, 4+4+4 yasası ve okulların imam hatipleştirilmesi gibi gelişmeler-dönüşümler ilgili öğrenmeleri su yüzüne çıkaran etmenlerin başında geliyordu.

AKP’den kaynaklanan öğretilerin, 28 Aralık 2011 akşamı yaşanan Roboski katliamı, 27 Aralık 2012 günü polisin ODTÜ’ye saldırısı, 11 Mayıs 2013 Reyhanlı saldırısı, 28 Mayıs-30 Ağustos 2013 gezi direnişleri, 17 Aralık 2013 yolsuzluk davası ve 1 Mayıs 2014 yasakları gibi olaylarla bu olaylar sırasında ve sonrasında yaşlananlarla giderek yaygınlaşarak belirginleştiği görülüyor.

Soma faciasının da, bir yandan özellikle son yıllarda öğrenilenleri pekiştirirken yeni öğrenmelere de yol açtığı görülüyor. Bu öğrenmelerin bir bölümü aşağıdaki gibi özetlenebiliyor:

Kapitalist anlayıştaki iktidarların temel tutum ve davranışının zenginden yana ve yoksullu/ emekçiyi sömürmeye dayalı olduğu

Kapitalist anlayıştaki iktidarların dini/inançları, yoksulu/emekçiyi uyutmak, sessiz, hareketsiz ve tepkisiz bırakmak için kullandığı

Tarım ve hayvancılığın yok edilip işsiz kalan insanların her koşulda madene girmesini, sömürülmesini ve sessiz kalmasını kolaylaştırdığı

Taşeronculuğun emekçiyi sömürmeyi kolaylaştıran bir araç olduğu

Daha çok ve daha ucuz üretim için insan yaşamının hiçe sayıldığı

İşverenlerle kol kola gezmeyi ve iftar yemeklerine katılmayı bilen yetkililerin, emekçi hakları ve hatta emekçinin yaşamı söz konusu olduğunda birden vurdumduymazlara dönüştüğü

İktidarın genelde Türkiye’de yaşayan yoksullara ve özelde emekçilere, Mursi yandaşlarına verdiği değer kadar değer vermediği

İktidarın kendini, yalandan, talandan, vicdansızlıktan kurtaramadığı

İktidar yandaşlarının tutum ve davranışlarının vicdansızlık ve saygısızlık boyutunu çoktan aştığı

Rabia işaretinin Türkiye’yi bölecek nitelikte kullanılmaya başlandığı

İktidarın, iktidar olma gücünü yitirdiği

İktidar olma günü yitirten iktidarın, korkudan her gün şiddetini artırdığı

Grup toplantısında Soma faciasına değinmeyip sağa sola tehditler yağdırmaya devam eden bu iktidarla Türkiye’nin geleceğinin olamayacağı

Soma konusunun konuşulacağı toplantıya 500 küsur milletvekilinden yalnızca 78’inin katıldığı bu meclis ile Türkiye’nin bir yere varamayacağı. … ve daha nicesi.

AKP ve yandaşları yıllardır bu ve benzeri öğretileri yaysa da, toplumun önemli bir bölümü bu öğretileri öğrenmiş olsa da, yine de kimilerinin bu öğretileri öğrenmemiş gibi davrandıkları görülüyor. Öğrenmemiş gibi davrananları genelde üç grupta toplamak mümkün oluyor. İlk grubu, Türkiye’nin laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olmasını istemeyenler, açıkça ülkeyi bir din devletine dönüştürmek isteyenlerin oluşturduğu anlaşılıyor. İkinci grubu, ezilenlerden, sömürülenlerden, adaletten ve eşitlikten yana olmak yerine, ezenlerin ve sömürenlerin yanında olmayı yeğleyenler oluşturuyor. Toplumu kandırıp kanını emenler ve bu öğretileri yayanlar genelde bu ilk iki grubun içinde yer alıyor.

Üçüncü grubu ise, eğitimsizlik ve yoksulluk gibi nedenlerle umarsız (çaresiz) bırakılıp cemaatlerle, iktidarın yalanlarıyla oyalanan kesimler oluşturuyor. Genellikle açlık ve yoksulluk sınırında yaşayanların, işsizlerin, asgari ücretle ya da iş kazası olasılığını bile bile çalışmak zorunda kalanların ve iş kazalarında ölenlerin çoğunlukta olduğu bu kesim de iki bölüme ayrılıyor. Küçük bir bölüm bu öğretileri öğrenmemeye direniyor büyük bir bölümü ise olup biteni öğrense de, umarsızlıktan öğrenmemiş gibi davranmak zorunda kalıyor.

Türkiye’nin baskılardan, hukuksuzluktan, eşitsizlikten, sömürüden, talan ve yolsuzluktan kurtulması için, bir yandan bu ilk iki grubun tahakkümünden kurtulması, öte yandan da öğrendiklerini davranışa dönüştürmesi için de bu üçüncü grubun yalnız bırakılmaması gerekiyor.

[email protected]