Okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık

08/12/2017 Cuma
Okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık

Bu konu 1950’lerde Gazi Eğitim Enstitüsü’nde ders olarak okutulmaya başlanıyor. S. Demirel başbakanken, 1960 sonlarında bakanlığın Test ve Ölçme Bürosu, Planlama Araştırma ve Koordinasyon Dairesi (PAKD)’ne dönüştürülürken PAKD’ta, R. Okçabol’un 1974yılında başkanlığını yaptığı Bilgi İşlem Bölümünün yanında Planlama, Araştırma ve Rehberlik bölümleri de açılıyor. Yine S. Demirel başbakanken (ilk milli cephe iktidarında) 1975’te PAKD kapatılıp Rehberlik gibi var olan bölümler PAKD’ın yerine taşınan Talim ve Terbiye Kuruluna devrediliyor. 1982’de öğretmen okulları eğitim fakültelerine devredilirken, her eğitim bilimleri bölümünde, rehberlik ve psikolojik danışmanlık anabilim dalı açılıyor.

Bu alanın uzmanları, rehberlik ve psikolojik danışmanlık yerine “okul psikolojik danışmanlığı” denmesi için yıllardır uğraş veriyor. Bu uğraşlar sonunda, okullarda bu işi yapanlara yıllardır “rehber öğretmen” diyen bakanlık, birkaç yıl önce ilgili yönetmelikte yaptığı değişiklikle, rehber öğretmenin aynı zamanda psikolojik danışman olduğunu kabul ediyor. En son 2 Nisan 2015’te değiştirmiş olduğu yönetmelikte, rehber öğretmenlere (psikolojik danışmanlara) uzmanların fazla itiraz etmedikleri alana özgü görevler yüklüyor.  

Ancak bakanlık, son zamanlarda hemen her konuda yaptığı gibi, eğitim fakülteleriyle hemen her büyük ilde var olan Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’ne de danışmadan, 2015’te “MEB Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık” adını verdiği yönetmeliği, 10 Kasım 2017’de “MEB Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği”ne dönüştürüyor.

Ne yazık ki bu dönüşüm, ad değişikliği ile sınırlı kalmıyor. Yeni yönetmelik hazırlanmakta olan Ruh Sağlığı Meslek Yasa Tasarısıyla da örtüşmeyen değişiklikler içeriyor. Rehber öğretmen (psikolojik danışman) yerine, yeni yönetmelikte “rehberlik öğretmeni” tanımını getiriyor. Bakanlık “rehberlik” adında bir ders olmadığına da, eğitim fakültelerinde, rehberlik öğretmeni diye bir alan olmadığına da aldırmıyor.

2015 yönetmeliği, rehber öğretmene (psikolojik danışmana), eğitsel rehberlik,  meslekî rehberlik,  bireysel rehberlik,  bireyi tanıma, grup rehberliği etkinlikleri,  öğretim kademelerine göre rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri ile yönlendirmede rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri görevlerini veriyor. Yeni yönetmelik ise bu görevleri eğitsel rehberlik, mesleki rehberlik ve kişisel/sosyal rehberlik görevleriyle sınırlarken okullarda psikolojik danışmanlığa son veriyor.

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği İstanbul Şubesinin açıkladığı gibi, “Bu yönetmeliğin yaşama geçmesiyle, yarım yüzyılı aşkın psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin eğitim sistemine getirdiği tüm kazanımlar yitirilmiş; başta öğrenciler ve ebeveynler olmak üzere ilgili tüm taraflar, eğitim sistemi ve dolayısıyla toplum zarar görmüş olacaktır. Bu yönetmelikle, “ Okullarda yaşanıp psikolojik etki boyutları taşıyan her türlü adli ve idari olayların ortaya çıkarılması, bir daha yaşanmaması için önlem alınması ve gerçekleşmesi sonrası psikolojik desteği; maalesef toplumumuzda sıklıkla yaşanan şiddet ve cinsel istismar, akran baskısı, uyuşturucu bağımlılığı, intihar eylemi gibi acil konularda okul içindeki tek psikolojik destek anlamına gelen öğrenci kişilik hizmetleri okul sisteminden silinmiş olacaktır.”

Yeni yönetmelikle görevleri sınırlanan rehber öğretmene, herhalde psikolojik rehberliğe yeltenmemesi için, sınavlarda gözcülük, nöbetçilik ve belletenlik gibi rehberlik alanıyla hiç bağdaşmayan ve de kesinlikle yapmaması gereken görevler veriliyor. AKP’nin her yaptığını destekleyen ve hatta AKP’ye gericilikte akıl veren Eğitim Bir-Sen bile, yaptığı yazılı açıklamada, rehber öğretmenlere asli görevi dışında görev verilmesinin kabul edilemeyeceğini açıklıyor.

Bakanlık bu yönetmelikle, öğrencinin bireysel sorunlarına aldırmadığını gösterdiği gibi, eğitim bilimlerinin en önemli alanlarından biri olan rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanlarını öldüreceğine de aldırmıyor.

Bakanlığın bu aldırmamazlığının arkasında, hiçbir kurala ve mevzuata uygun olmasa da, imam hatip lisesi mezunlarına, imam-hatiplik, müezzinlik, vaizlik, vaizelik, Kuran Kursu öğreticiliği görevlerinin yanında,  “manevi danışmanlık destek hizmeti” diye yeni bir görev eklemesi yatıyor.

Manevi danışmanlık’ hizmetinin, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol sonrasında hastanelerde başlatıldığı gibi bu yönetmelik sonrasında, yaşama yalnızca din penceresinden bakanların iktidarında, okullarda da başlatılacağını düşünmek yanlış olmuyor.

Birazcık olsun eğitime önem verenlerin bu yeni yönetmeliği benimsemesi mümkün görülmüyor.

[email protected]