MEB, gerçeği anladı mı?

20/08/2013 Salı
MEB, gerçeği anladı mı?

Cumhuriyet gazetesinde bir köşe yazarı, geçen Pazar, Bakanlığın veli isterse çocuğun 5,5 yerine okula bir yıl geç başlayabileceği değişikliğinden söz ediyor . “Aynı bakan serbest kıyafetle ilgili kararı da geri almış, forma giyebilirler demişti” dedikten sonra da, 5,5 yaşında okula başlanmasıyla ilgili sıkıntıları sıralayıp “MEB, gerçeği anladı!” diyor!

Yazısının sonuna doğru da, “(…) velilerin ağzına bir parmak bal çalmaya çalışıyor” dediği Bakan Avcı için, “(…) şimdilik kendinden önceki bakanın reform diye dayattığı, eğitim sistemini altüst eden kararları düzeltme çabası içinde görünüyor” değerlendirmesini yapıyor!

Yarısına kadar su konmuş bardak için, kimi, “yarısı boş” derken başkası, “yarısı dolu” dese anlaşılabilir de içinde su olmayan bardak için, “biraz su var” denmesini anlamak kolay olmuyor. Bakan “forma giyebilirler” diyor da “şort, bluz giyebilirler, imam hatiplerde ve seçmeli din derslerinde türban takılmayacak” diyebiliyor mu? Serbest kıyafetin özü bu çünkü! Okullarda mescit açılmasına ve öğretmenlerin türbanla okula gelmesine sıcak bakan Avcı, neden “Forma giyebilirler” diyor! Avcı’nın kafasındaki formanın, yazarın düşündüğü forma olmama olasılığı yok mu?

4+4+4 yasasının konuşulduğu meclis komisyonu başkanı olan ve yasanın komisyona geldiği gibi aynen çıkması için canla başla çalışan Avcı’nın “gerçeğe” dönmesi mümkün mü?

Avcı da, bir önceki bakan da körkütük cahil insanlar değiller ki! Onların okula 5,5 yaşında başlanmasının ne gibi sıkıntılar getireceğini anlamadıklarını, göremediklerini ya da düşünemediklerini söylemek mümkün mü? Bu konuda diretmelerinin nedeni, yasanın diğer maddeleri üzerindeki ilgiyi ve eleştirileri azaltıp 4+4+4 yasasını olduğu gibi geçirmekti. Çocukların geleceğini, çocuğun biraz kendini tanıyıp özgür iradesiyle kendisinin belirlemesi yerine velinin belirlemesini sağlamaktı. Yoksul ve dar gelirli aile çocuklarını, olabildiğince küçük yaşta imam hatiplere çekmek ya da mesleki eğitimle ve açık liseyle genel eğitim dışında tutmaktı kızları imam hatiple ya da açık liseyle 3-5 çocuklu ev kadınlığına hazırlamaktı. Ucuz işgücü sağlamak için, Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın geçenlerde açıkladığı gibi, “ara eleman” yetiştirmekti. İmam hatiplerle ve seçmeli din dersleriyle de gençleri mollaya dönüştürmekti…

Avcı, hangi gerçeği anladı da düzeltiyor?

Okulları imam hatiplere dönüştürmekten vaz mı geçti? Seçmeli din derslerini mi müfredattan çıkardı? Resim ve müzik gibi güzel sanat derslerini mi artırdı? Evrim kuramına önem vermeye mi başladı? 100 bini geçen öğretmen açığını kapatacak adımlar mı attı? FATİH projesinden mi vazgeçti? Kuran’ı ezbere okuyanlara, Hz. Muhammed’in yaşam öyküsünü okuyup anlatanlara, camiye gidenlere ödül verilmesinden mi vazgeçildi? Kızlarla erkek öğrenciler arasındaki ayrıma mı son verildi? Demokratik gösteri ve eleştiri hakkını kullanan öğrencilerle öğretmenlere anlayışla yaklaşılmaya mı başlandı? Eğitimin piyasalaşmasından ve gericileşmesinden geri adımlar mı atıldı? Kamusal parasız eğitim mi yaygınlaştı? Parasız yatılı/pansiyonlu okullar mı çoğaldı? Sınavlarda sıfır çekilmesini önleyecek ve 50 soruluk testlerde doğru yanıt ortalamasını 9-10’lardan 25-30’lara çıkaracak önlemler mi alındı? Kent merkeziyle varoşlar, ülkenin doğusuyla batısı ve kentsel yörelerle kırsal yörelerdeki kamusal okullar arasında gözlenen nitelik farklılıklarını azaltacak düzenlemeler mi yapıldı? Yoksul ve dar gelirli aile çocuklarının önünü açacak eğitim olanakları mı geliştirildi?

5,5 yaşla ilgili karar değişikliği, “gerçeği anlamak”tansa toplumun direnciyle ilişkili değil mi? Ayrıca, çocuğun okula geç başlaması olumlu bir değişiklik olsa da, bu konudaki keyfiliği de görmek gerkiyor. 4+4+4 yasasınıın 3 ve 22’nci maddeleri, zorunlu öğretim “çocuğun 5 yaşını bitirdiği yılın eylül ayı sonunda başlar” diyor. Yasa değiştirilmediği sürece bu konudaki değişiklikler keyfi uygulama oluyor.

Avcı’nın, eski YÖK Başkanı Y.Z. Özcan gibi, çelebi, babayani ve halk adamı görüntüsüyle konuşma üslubuna aldanmamak gerekiyor.

Genel liseleri kapatıp daha çok (yoksul ve dar gelirli aile) çocuğunu, imam hatiplere, meslek okullarına ve açık liseye gitmeye zorlayan ve SBS yerine her yıl en az iki kez yapılacak sınav getirmeyi planlayan Avcı, 5,5 yerine, “6,5” dese ne yazar, demese ne yazar?

ÖNCEKİ YAZILARI