Liberallik Zor Zanaat - I

08/01/2010 Cuma
Liberallik Zor Zanaat - I

Zanaat, sözlüğe göre maddenin işlenmesiyle ilgili el becerisi anlamına geliyor. Sözgelimi zanaatçı, eline aldığı bakır levhayı, hem insanın işine yarayacak hem de göz zevkini okşayacak bir ürüne dönüştürüyor bir bakıma işlevsel sanat yapıyor.

Liberaller ise, hammadde yerine sözcükleri ve kavramları kullanıyorlar, lafazanlık becerisi göstererek bunları çarpıtıp içlerini boşaltmaya çalışıyorlar. Liberallerin sözcükleri ya da kavramları çarpıtmaları, bu tür lafazanlıkları bir sanat olarak görenler olsa da, insanların duygularıyla oynanıp kandırılmalarını ve sömürülmelerini kolaylaştırıyor bireyin ve toplumun değil de küresel sömürgenlerin işlerine yarıyor. Bunu yapabilmek herkesin harcı değil tabii değişik beceri (!) gerektiriyor.

Liberaller, eğitim ile ilgili lafazanlıklarını, fırsatını bulduklarını düşündükleri olur-olmaz yerlerde, özellikle Öğretim Birliği Yasası ile din öğretimi konularında gösteriyorlar.

Kimi liberaller, “Öğretim Birliği Yasası’nın olduğu yerde demokrasi olmaz” diyor. Geçen haftalarda, üniversiteye geçişte meslek liselerine uygulanan katsayı sorunuyla ilgili olarak yapılan söyleşide (üç aylık Dinamik dergisi, 2009 Kış: 54-57) bir liberal, “Katsayı, kısaca 28 Şubat dönemi dediğimiz, askeri cunta döneminde yürürlüğe girdi” deyip sözü hemen Öğretim Birliği Yasası’na getiriyor ve bu yasanın “Eğitimi tekleştirdiğinden” yakınıyor!

Oysa bu yasanın temel özelliği tekleştiren değil birleştiren bir yasa olmasıdır. Cumhuriyetin ilanından dört ay gibi kısa bir süre sonra çıkarılan Öğretim Birliği Yasası, Osmanlıda dini eğitim yapılan okulların, bilimsel eğitime yer veren okulların, azınlık okullarının ve özel yabancı okulların var olan ayrı hükümranlık alanlarını, devletin sorumluluğunda birleştiren bir yasadır. Yetki karmaşasına ve başıbozukluğa son veren bir uygulamadır.

Batı ülkelerinde böyle bir yasa yoktur, ancak oralarda üç-dört başlı hükümranlık alanları da yoktur. Bazı ülkelerde bizdekine benzer merkezi bir yapı vardır, bazılarında ise merkezle yerel yönetimler yetkileri paylaşmaktadır. Hiçbir yerde isteyen aklına geleni yapamamaktadır.

Öğretim Birliği Yasası’nın birleştirdiği ikinci nokta, ulusal eğitimle evrensel eğitimin birlikteliğidir. Bilindiği gibi Osmanlı eğitiminin en zayıf yanı, eğitimde ulusal ve evrensel nitelliklerin yetersizliği ve hatta hiç olmamasıdır.

Bu yasanın birleştirdiği üçüncü konu, her türlü okulun her düzeyde laikleşip bilimselleşmesidir nakli eğitimden akli eğitime geçilmesidir. Eğitimin akıl ve bilim ekseninde yapılandırılmasıdır.

Bu yasanın birleştirdiği dördüncü konu ise eğitime getirilen ortak amaçtır. Bu amaç, kısaca Cumhuriyetin gereksinim duyduğu çağdaş yurttaşı yetiştirme amacıdır. Osmanlı eğitiminde yurttaş yetiştirme amacı olmadığı gibi, din ağırlıklı okulların amaçları da, bilimsel eğitime yer verilen okulların amaçları da, azınlık okullarıyla özel yabancı okulların amaçları da farklı farklıdır.

Öğretim Birliği Yasası’nda ve bu yasanın uygulanmasında bazı önemli eksiklikler ve aksaklıklar olmuştur. Örneğin bu yasa ile özel okullar kapatılmamıştır. Medreseler kapatılırken 29 imam hatip okulu açmış, laikleşen devlet Sünni-Hanefi inancında olanların din adamını yetiştirmeyi üstlenmiştir. Yine de bu yasa, özünde demokratikleşmenin önünü kesen değil bilakis açan bir yasadır. Bireyi kul ya da tebaa görmek yerine yurttaş olarak görmek istemek demokratik bir açılım olduğu gibi, bilimsel eğitim de, farklı cinsiyette, etnik kökende ve yaşlarda olan herkesin işine yarayan bir eğitim olduğundan demokratik açılım anlamına gelmektedir. Bu yasanın kabulünü izleyen yıllarda, parasız ve karma eğitime geçilmesi, okuma-yazmayı kolaylaştıracak harf devriminin yapılması, din öğretiminin örgün eğitim dışına çıkarılması, bu yasaya uymayan bazı özel yabancı okulların kapatılması, Türkçe hutbe ve ezan okunmasına başlanması gibi halkçı uygulamalar da işin özünde birer demokratik açılım olmaktadır.

Liberallerin bu yasaya karşı çıkmalarının nedeni, özel Türk ve özel yabancı okulların kapatılmamış olması değildir. İmam hatip okullarının açılması ve bu bağlamda Sünni-Hanefi olmayanların dışlanmış olması da değildir. Öğretim Birliği Yasası’nın özetle, eğitim yoluyla “laik ve bilimsel” dünya görüşüne sahip, yurdunu ve toplumunu seven yurttaş yetiştirerek özgür bir toplum yaratma amacına dönük bir yasa olmasıdır.
[email protected]

ÖNCEKİ YAZILARI