Kurban Bayramı!

26/10/2012 Cuma
Kurban Bayramı!

Geçen on ayda olup bitenlere kısaca bir göz atalım.

Başbakan, AKP Gençlik Kolları toplantısına gönderdiği mesajında, “Dininin ve kininin davacısı olacak gençlik istediğini” vurguladı!

Pek çok özerk kurumun ardından en sonunda Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) da AKP’lileşti!

Hükümetimizin açık-gizli, sözlü-fiili destekleriyle “Arap Baharı” olarak lanse edilen süreçte, binlerce insan katledildi. Tunus’ta, Libya’da ve Mısır’da ABD’ci İslami yönetimler iktidara geldi!

Bahreyn’deki “Arap Baharı” ise, görülmezden gelindi ve hâlâ görülmüyor!

Kadına tek başına sokağa çıkma izni vermeyen Suudi Arabistan Kırallığı bile, Suriye için demokrasi diye bastırıyor!

Suriye’de, olmayan “Arap Baharı”nı yaratmak ve Esad’a da Kaddafi’ye yaptıklarını yapmak için Türkiye başkaldırıyı kışkırtıyor ve başkaldıranlara destek veriyor, hatta maaşlarını ödediği iddia ediliyor!

Esad’a karşı El-Kaide ile ve İsrail ile işbirliği yapıldığı, Türkiye’de aranan El-Kaideci Türklere Suriye’de arka çıkıldığı bile söyleniyor!

4+4+4 yasası ile bebeler zorunlu eğitime alındı Anayasa ihlal edildi, laik ve bilimsel eğitimin ruhuna Fatiha okundu! Çocuğunu hafızlık kursuna göndermek isteyen genelde tutucu ve öğrenim düzeyi sınırlı ailenin bebeğine bir yıl okula geç başlama izni verilirken çocuğunu okula geç başlatmak isteyen eğitimli ve ilerici aileden “bebeğinin geri zekalı” olduğunu gösteren hekim raporu isteniyor!

Cebren ve hile ile seçmeli din dersleri zorunlu hale getiriliyor ve okullar bir bir imam hatip okuluna dönüştürülüyor!

Seçmeli din dersleri özel okullara da zorunlu kılınıyor!

Alevi karşıtlığı ile Kürt karşıtlığı körükleniyor. Yargı bile bu karşıtlığa alet oluyor. Aleviye Sünni-Hanefi din dersi yargıyla zorunlu kılınıyor. Muhalif siyaset yapan Kürt siyasetçilerle onlara destek verenler KCK davasıyla tutuklanıyor. Muhalif öğrencilerin eylemleri teröristlik nitelemesiyle karşılanıyor!

Balyoz davası sonuçları, sürdürülmekte olan davalarda olup bitenler, yıllardır ne ile suçlandığını bilmeden yatanlar, çocuğunun cenazesine bile zar-zor ve ancak jandarmayla izin verilenler, ırza saldırıp serbest bırakılanlar, tacizde bulunananın işinden atılmasıyla yetinilmeyip tazminat alması da yasaklanıp işverene arka çıkan kararlar adaletin durumunu gösteriyor!

AKP meclisteki çoğunluğuna dayanarak her istediği yasayı çıkarıyor. En son çıkardığı yasalardan biriyle emekçinin geri kalmış haklarını da, gözünü kırpmadan, yok ediyor!

Yok etme sırasının muhalif belediyelerle üniversitelere geldiği görülüyor!

Zamlar alıp başını gidiyor. Yetkililerin maaşlarına yüklü artışlar getirilirken yetkisizlerin maaşları her geçen dönem yoksulluk sınırının daha da aşağısına iniyor!

Bir partinin oluşturduğu komisyon, cezaevlerinde etnik ve siyasal ayrımcılık olduğunu belirtiyor!

Dini bayramların kutlanması çeşitlenip artarken Cumhuriyet Bayramı gibi bayramların kutlanmasına yasak getiriliyor!

Televizyonlarını açanlar ya dizilerle pompalanan şiddeti ya da başta Başbakan olmak üzere tüm siyasetçilerin şiddet ve hakaret içeren ve karşısındakini aşağılamaya dönük söylem şiddetiyle karşılaşıyor.

Bu söylem şiddetinin aktörlerinden biri, AKP’nin stepnesi gibi çalışıyor. 4+4+4’e de destek veriyor Suriye teskeresine de, erken seçim için Anayasa değişikliğine de! Sonra kalkıyor daha şiddetle AKP’ye saldırıyor!

Hemen her gün ölümlü siyasal terör haberleri ile dayak, taciz, ırza tecavüz ve katletme gibi kadına yönelik şiddet haberleri geliyor!

İnsanlar, yapılan haksızlıklara karşı çıkmak için açlık grevi başatıyor ve bu grev en kritik dönemine giriyor!

Türkiye’yi yönetenler gözlerini kırpmadan onbinlerin mağdur olacağı ve genellikle yoksul gençlerin kurban edileceği Suriye savaşını gündemde tutuyor kimi sözde yazarlar da bu durumu pohpohluyor!

Kimse umursamıyor! Adaletten sonra vicdanımızı da yitirdiğimiz anlaşılıyor!

Bu koşullarda, iyiliklere ve barışa yol açması dileğiyle Kurban Bayramı’nı kutluyoruz! Başbakan gazete ilanlarıyla,”Kurban Bayramı’nda şefkati, muhabbeti ve merhameti paylaşıyoruz” diyor!

İyi ki, şefkat, muhbbet ve merhamet var! Ya olmasaydı?

[email protected]