Gidiş nereye?

01/10/2013 Salı
Gidiş nereye?

Bu tür soruları sorduracak olaylar o kadar çoğaldı ki, “Yetmez ama evet”çiler bile bu tür sorular sormaya başladı!

14 Ocak 2011 tarihli Hürriyet gazetesinde yer alan bir makalede, “Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursî” (Nesil Yayınları, 58. baskı) adlı kitaptan Nursi ile ilgili olarak, “1921 yılında, ‘Ya rabbi senin askerin çoktur. Bu melunlara fırsat verme’ diye yakarır. Bu yakarı üzerine bir maymun Yunan kralını ısırarak öldürür (s. 228)” ve benzeri akıl-almaz olaylara yer verilmektedir. Yazının başlığı da, “Said Nursi meczuptu” şeklindedir. “Said Nursi Fethullah Gülen ve ‘Laik’ Sempatizanları” (Kaynak Yayınları) adlı kitapta örneklenen Nursi’nin kendi ifadeleri, örneğin onun Kuran’da Risale-i Nur hakkında haber verildiği kanısında olması gibi, bu olasılığı artıracak niteliktedir.

Meczupluk göreceli ve ağır bir sıfat olsa da, somut olarak, Nurculuğu İslam dininden sapma olarak algılayanlar vardır Nursi’nin, laik cumhuriyetle, bilimle ve Atatürk’le arasının pek de iyi olmadığı, kadınları günah kuyusu gibi gördüğü ve İslami yaşamı savunduğu bilinmektedir.

22-24 Eylül 2013 tarihlerinde İstanbul’da, “Hakikat Arayışında Nübüvvetin Rolü: Risale-i Nur Perspektif” konulu 10. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu yapıldı! Neden acaba?

Bu sempozyumda Kadir Topbaş, “Vahiy olmadan, akıl doğrulara ulaşamaz. İnsanlığın gelişimi ancak Nebi elinde mümkün olmuştur. Peygamberler olmasaydı medeniyetler olmazdı” demiş! Topbaş, Nebisiz/peygambersiz toplumlarda yaşamış, Konfüçyüs (İ.Ö. 551-479), ilk akademiyi kuran Eflatun (İ.Ö. 428-347), ilk liseyi kuran Aristo (İ.Ö. 384-322) ve eğitimi, doğanın insana vermiş olduğu yetileri ve yetenekleri geliştirme işi olarak tanımlayan Çiçero (İ.Ö. 106-43) gibi insanlığın gelişimine büyük katkıları olmuş onlarca filozofu yok sayıyor. Topbaş, ortalarda peygamberler yokken ve belki de peygamber kadar medeniyete katkılarda bulunmuş örneğin Sümerleri, Asurları, Babilleri, Hititleri, Persleri, eski Mısır’ı, eski Yunan’ı, Roma’yı yok sayıyor. Uygurları, Urartuları, Finikelileri, Astekleri, Mayaları, İnkaları da! Haydi, bunlar tarih sahnesinden silindikleri için yok sayalım, ya günümüzün Nebisiz/peygambersiz toplumları Çin’e, Japonya’ya ve Hindistan’a ne demeli?

İnsan, bu tür kelamda bulunan Kadir Topbaş’ın kim olduğunu merak ediyor. 1999’da Beyoğlu Belediye Başkanı olmuş, 2004’ten bu yana İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyor. Ortaöğrenimine Işık Lisesi’nde başlayıp İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde tamamlamış. Önce Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde, sonra da Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde okumuş. Hem dini bilgisi var hem de dünyevi! Aday olursa, 3’üncü kez belediye başkanı ya da başbakan/cumhurbaşkanı olma olasılığı olan bu kişi, neden bildiklerini ve gerçekleri söylemek yerine toplumu kandırmayı yeğliyor?

Dini öğrenimden sonra yaşamını kazanacağı mimarlık tahsili yapan Topbaş, neden konuşmasına, “Peygamber efendimiz son peygamber. Ondan sonra peygamber gelmeyecek. Yani onun öğrettiklerine kıyamete kadar muhtacız” diyerek devam ediyor?

Aynı sempozyumda Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da, neden Nursi’yi, “Allah’ın Resulü’nü bu çağda örnek alan büyük bir lider” olarak tanımlıyor?

Aynı günlerde öğrencilerine, din dersleri yerine Astronomi, Bilgi Kuramı gibi dersleri seçmelerini öneren öğretmen bir başka okula sürülürken, Başbakan Malatya’da neden, “Peygamber efendimiz tek önder, rehberdir ve hayatı bizim için izdir” deyip çocukların din derslerini seçmelerini öneriyor?

Halktan toplanan vergilerle çalışan devletin resmi televizyonunda yayımlanan “Ömer Tuğrul İnançer ile Gönül Dünyamız” adlı programdaki konuşmacı, neden bir gün, “Hamile kadınların sokakta gezmesi estetik değil” ve bir başka gün, “Eş yoktur, ben karımla eşit değilim” ve “Çalışan kadın ben kocama muhtaç değilim deyip yuvasını dağıtıyor” gibisinden kadınları dışlayıcı laflar ediyor!

AKP ve bazı kuruluşlar, neden küçücük çocukların camiye gitmesi ve namaza başlaması için akıl almaz yollara başvuruyor?

Toplumun nereye çekilmek istendiği belli değil mi? Bu toplum, bunu yutar mı?