Dersimiz: Hz. Muhammed’in hayatı!

13/04/2012 Cuma
Dersimiz: Hz. Muhammed’in hayatı!

Dinler açısından insanlık tarihinin en önemli üç şahsiyetinden biri olan Hz Muhammed’e yer vermeyen tarih kitabı herhalde bulunmuyor. Öte yandan laik ve demokratik hiçbir ülkenin örgün eğitiminde İncil, Tevrat, İsa’nın ya da Musa’nın hayatı ders olarak okutulmuyor.

4+4+4 dayatması, erken yaşta çocukları açıköğretime, çıraklığa ve imam hatiplere gönderme tartışmaları, anlaşılan belirli bir plan çerçevesinde tezgahlanıp Kuran’ı Kerim ve Hz. Muhammed’in hayatının seçmeli ders yapılmasıyla sonuçlandı! Sanırsınız ki, matematik, fizik, kimya ve benzeri dersler de yasayla belirleniyor!

Hz. Muhammed, 6.-7. yüzyılda yaşadı, biz şu anda 21. yüzyıldayız. 6.-7. yüzyıla Ortaçağ denirken içinde bulunduğumuz çağa, bilgi çağı, teknoloji çağı ve öğrenme çağı gibi adlar veriliyor.

6.-7. yüzyılda yaşayanlar içinde biraz bir şeyler bilenler, dünyanın evrenin merkezinde olduğunu sanıyordu. Yerçekimini, dünyanın güneş sisteminin bir parçası olup güneşin etrafında döndüğünü, ayın dünyanın uydusu olduğunu ve dünyanın etrafında döndüğünü, güneş sisteminin dokuz gezegenden oluştuğunu, gezegenin ve yıldızların ne olduğunu bilmiyordu. Dünyayı Asya, Afrika ve Avrupa’dan ibaret sanıyordu.

O zamanlar, tren, otomobil, uçak, gemi yok makine, elektrik, gazete, matbaa, radyo, telefon, telsiz, televizyon, cep telefonu, i-fon, kaset, video, CD, disk, bilgisayar da yok. Mermi, tüfek, top, tank, zırhlı araç, denizaltı, uçak gemisi, hücumbot, tanker, helikopter, kimyasal silahlar, atom ve hidrojen bombası, füze, jet, radar, insansız uçak, uzay aracı falan da yok. Mahkeme, hastane, postane, rasathane, kahvehane, dershane, Yargıtay, Sayıştay ve Danıştay yok. Seçim, milletvekili, başbakan, cumhurbaşkanı, demokrasi, faşizm, komünizm, sosyalizm, kapitalizm nedir bilen yok.

6.-7. yüzyılda yaşayanlar, sanayi devrimini, aydınlanma devrimini, Ekim devrimini, Cumhuriyet devrimlerini, uluslaşmayı, ABD’nin hegemonyasını ve küreselleşen sömürüyü bilmiyorlardı. Tüberküloz, çiçek, kuduz, çocuk feci, tetanos aşılarını bilen de yoktu. Mikrop, virüs, bakteri, mikroskop, röntgen, tomografi, gen, DNA bilen de. Kanser, kalp krizi, kolesterol, verem, beyin kanaması da bilinmiyordu. Kurşun kalem, dolma kalem, tükenmez kalem, renkli kalem, kalemtıraş, silgi, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite, medrese bilen de yoktu zorunlu eğitim de.

6.-7. yüzyılda, futbol, basketbol, tenis, güreş yok tatile çıkan, mayoyla denize girip güneş banyosu yapan da. Bağımsızlık, özgürlük, eşitlik, insan hakları, çocuk hakları, kadın hakları ve hayvan hakları gibi kavramlar yok. KİT’ler de yok özelleştirme de. İdealizm, liberalizm, gerçekçilik, pragmatizm, varoluşçuluk ve yeniden yapılandırmacılık gibi felsefi kavramlar da yok.

ABD’nin 1776 tarihli “Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi”, Fransa’nın 1789 tarihli “ İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi” ile Birleşmiş Milletlerin 1948 tarihli “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”nin yayımlanmasından 11-12 asır önce yaşayanlar için, İMF, Dünya Bankası, Avrupa Birliği, GATS, Yeni Dünya Düzeni, küreselleşme yok. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de yok. Yasa yok, Anayasa da anayasa mahkemesi de, özel yetkili mahkemeler de!

6.-7. yüzyılda yaşayanlardan yaklaşık olarak, 400 yıl sonra medrese açılmış, 900 yıl sonra yerçekiminin varlığı ve dünyanın yuvarlak olduğu öğrenilmiş, 1200 yıl sonra da radyo televizyon ortaya çıkmış.

6.-7. yüzyılda yaşayanlar içinde okuryazar yok denecek kadar az, araştırma ve bilim nedir bilen yok. Rüşvet, irtikap, resmi evrakta sahtecilik, zimmetine para geçirme, hayali ihracat bilen de. Hıristiyan olanlarla Musevilerin Allah’ı diğerlerinin ise putları/totemleri var. O zamanlarda yaşayanlar içinde zamanın değerlerine göre ahlaklısı var, ahlaksızı var. Vücudunu satarak geçinenler var. Cariyelik var. Kavramlar bilinmese de, emekçi var, sömürü var, emekçinin sırtından geçinenler var.

6.-7. yüzyılda yaşayanlar, genelde tarımla ve hayvancılıkla uğraşıyor, toplumsal yaşamın temel gereksinimlerini karşılayan birkaç zanaat ve mal alıp satan tüccarlar dışında başka meslek bilmiyor. Günümüz insanı ise var olan meslek sayısını bilmiyor. 7. yüzyıl başlarında, nüfusu belki de yüz bine ulaşmayan Arabistan Yarımadası’nda 300 kadar kişi kendini peygamber olarak tanıtıyor. O zamanın insanı neden kar ve yağmur yağıyor, neden seller-sular akıyor, neden sis oluyor, yıldırım nedir, şimşek nedir, yıldız nedir, uzay nedir, bilmiyor. Günümüz insanının neredeyse bilmediği şey yok. Onlar, “bi cigara içimlik” uzaklıktaki köyde olup bitenden haberdar değilken günümüz insanı dünyanın öbür ucunda olup bitenleri anında öğrenebiliyor.

6.-7. yüzyılda yaşayanların bilgisiyle günümüz insanının bilgisi arasında dağlar kadar fark bulunuyor. O zamanların bilgi ve teknoloji düzeyine bir birim desek, günümüzdeki bilgi ve teknoloji düzeyini belirleyecek rakamı okuyup anlamak bile zor oluyor.

Şimdi! Milletvekilleri oldukları halde, tanrının vekilliğine soyunanlara sormak gerekiyor: Hz. Muhammed’in yaşamını ve söylemlerini neden insanların kalbindeki/vicdanındaki kutsal yerinden çıkartıp güncel siyasetin ve yaşamın tartışması içine çekip yıpratılması olasılığına kapı açıyorsunuz?

Bu yaklaşıma destek verenlere de sormak gerekiyor: Siz çocuklarınızın özgürleşmesinden neden bu denli korkuyorsunuz? Hz. Muhammed’in genelde 7. yüzyılın güncel sorunlarına yönelik ve büyük bir çoğunluğu sonradan üretilmiş hadislerini, aileden, Kuran kurslarından, gazetelerden, kitaplardan ve internetten öğrenilen/öğrenilebilen bilgileri, 21 yüzyılda yaşayan ve bilgi toplumunun yurttaşı olacak çocuğa bir de okulda öğretmenin “eğitsel” değeri nedir?

[email protected]