Alnımızda “enayi” mi yazıyor?

06/09/2013 Cuma
Alnımızda “enayi” mi yazıyor?

AKP’li yetkililerin söyledikleri, hiç değilse bir konuda gerçeklerle tutarlı olsa ne âlâ! Eğitim konusu da öyle herşey arapsaçı!

Güya SBS yerine yeni bir sistem getiriyorlar. Bakan Avcı, “Bu yıl uygulanmaya başlanan yerleştirme mantığı çerçevesinde okullara alternatif olarak ortaya çıkan kurumlara ihtiyaç duymayacaksınız. Öğrencilerimizin sanata, spora daha fazla vakit ayıracağı stresin olmadığı bir yerleştirme sistemi hayata geçiriyoruz” diyor. Fen ve teknoloji, matematik, Türkçe, yabancı dil (günümüzde İngilizce), din kültürü ve ahlak bilgisi (DKAB), inkilap tarihi ve Atatürkçülük derslerinden (6 dersten) her dönem (yılda 12 kez) merkezi sınav yapılacağını açıklıyor. Avcı, “Kısa vadede merkezi sistemi kaldırıyoruz” diyor yılda bir kez yapılan SBS’yerine, “Stresin olmadığı yerleştirme sistemi oluşturuyoruz'' diyerek 12 sınav getiriyor! Kesintisiz eğitimde, ilköğretim öğrencisi, 6, 7 ve 8’inci sınıflarda SBS’ye giriyordu. 4+4+4 sistemi orta okulları 5’inci sınıftan başlatıyor. Yeni sistemde, 6 dersten yapılacak merkezi sınavlar, nedense 5’inci sınıftan değil de, 6’ıncı sınıftan başlatılıyor. Bu durumda öğrenciler, liseye geçmeden önce 6, 7 ve 8’inci sınıflarda, 12 sınava girecek. SBS’de liseye geçmeden önce 3 kez sınava giren çocuk, “Sınav stresinin olmadığı bu yeni yerleştirme sisteminde” 36 sınava girecek! Bazı basın organları da bu gerçeği dile getiriyor. Koca bakan Avcı kalkıyor, “Bazı basın yayın organlarında iddia edildiği gibi 36 ayrı sınav söz konusu değildir” diyebiliyor!

Merkezi sınavların neden 5’inci sınıftan başlatılmadığı bilinmiyor. Ancak sistem oturunca(!) 5’inci sınıfın da sınava dahil olacağı ve çocukların liseye geçmeden önce girecekleri merkezi sınav sayısının 48’e yükseleceğini tahmin etmek zor olmuyor.

Avcı’ya göre, yılda “1” sınav yerine “12” sınava girince, çocuklar, “sanata, spora daha fazla vakit ayıracak!” Çocukların sanata ve spora dah fazla zaman ayıracağından söz eden Avcı, nedense azalttıkları güzel sanatlar dersleri ile beden eğitimi ders saatlerini artırmayı düşünmüyor!

Okul içi sınavda her sınıfın öğrencisi yalnız sınıf arkadaşlarıyla yarışırken aynı soruların sorulacağı merkezi sınavlarda ise öğrenci, tüm Türkiye’de aynı sınıfta okuyan öğrencilerle yarışacak. Bakanlık bu yarışmanın çocukların/velilerin “okullara alternatif olarak ortaya çıkan kurumlara” yani özel derslerle özel dershanelere “ ihtiyaç duymayacaklarını” sanıyor! Sınıf içi başarısı için çocuğuna özel dersler aldıran ve onu dershaneye gönderen velinin bu merkezi sınavlar uygulandığında çocuğu için alternatif yollar arayacağı belli değil mi? Bu sınavlar için, okullar her dönem ikişer gün tatil olacak çocuklar kendi okulunda sınava girecek sınavlarda üç yanlış bir doğruyu götürmeyecek. Bakanlık bu durumun öğrenci üzerinde sınav stresi yaratmayacağını sanıyor! İnsan bu bakanlığın, “eğitim” bakanlığı olup olmadığı kuşkusuna kapılıyor.

Yeni sistemde de, SBS’de başlatılan İngilizce ve DKAB derslerinden soru sorulması yanlışında ısrar edildiği ve buna bir de inkilap tarihi ve Atatürkçülük konusunun eklendiği görülüyor! Atatürkçülük, DKAB ve İngilizce derslerinin de bu merkezi sınava eklenmesi, eğitsel olarak bir anlam taşımıyor. Öğrencinin bu konuları öğrenmesini istemek ve bu konuların ders konusu olması ile bu konuların öğrencinin öğrenim geleceğini belirleyecek konular olması ap ayrı şeyler. Dünya çapında ünlü olmak ya da Noel ödülü almak, yurduna, doğaya ve insanlığa karşı sorumlu ve yararlı bir birey olmak için, İngilizce şart değil, DKAB de, Atatürkçülük de!

Bu toplumda, Atatürkçü olmayanlar, dindar olmayanlar ve DKAB dersinde ağırlıklı olarak öğretilen Hanefi inancın taşımayanlar, Amerikalıları ve İngilizceyi tırnağı kadar sevmeyen insanlar var. Bu durumda bu dersleri sınav içine almak eğitsel bir değer taşımıyor!

Bilindiği gibi eğitimde sınavın bir amacı, sınırlı kontenjana sahip bir sonraki eğitim kademesi için başarılı olma olasılığı yüksek olan kişiyi seçmektir. Eğitsel açıdan şimdiki sistemde ortaöğretimde başarılı olmak için, dil açısından Türkçe bilmek yetiyor, bir yabancı dil bilgisine gerek olmuyor. Neden İngilizceden sınav yapılıyor, neden Fransızca, Almanca, İspanyolca, … değil de İngilizce şart oluyor anlaşılmıyor! Merkezi sınav yapılacak derslerde İngilizce, neden fen ve teknoloji ile matematik dersleriyle eşdeğerde görülüp “4” ağırlık puanı veriliyor anlaşılmıyor!

Azınlıklar, DKAB dersi yerine sosyal bilgilerden sınava girecek! Sosyal bilgiler dersiyle DKAB dersi nasıl eşdeğer görülüyor, anlaşılmıyor! DKAB dersi Müslüman yurttaşlar için gerekliyse, ileri demokraside neden Müslüman olmayanlara kendi dinleriyle ilgili DKAB dersi okutulmuyor? Bilinmiyor!

Ayrıca, Atatürkçülüğün “A” sına bile dayanamayanların, Atatürk adına ne varsa, resmi bayramlardan tutun Cumhuriyet devrimlerine kadar, Dil Kurumu’ndan Tarih Kurumu’na kadar her şeye karşı olanların imam hatiplerde, Kuran kurslarında, cemaatçi yapılanmalarda ve her fırsatta Atatürk/ Atatürkçülük aleyhine konuşulmasına ve dualardan Atatürk adının çıkarılmasına izin verenlerin, Atatürkçülük konusunu sınava dahil etmelerine akıl erdirmek de mümkün olmuyor.

Yeni sistemde, 6 dersten yapılacak sınavlar liseye geçite yüzde 70 oranında belirleyici olurken çocuğun okulda okuduğu 15 kadar dersteki okul içi başarısı, ne hikmetse ancak yüzde 30 oranında belirleyici oluyor!

“Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarttık” diye övünüyorlar 8’inci sınıftan sonra sınav yapıp çocukların yarısını genel eğitimin dışında tutmaktan vazgeçmiyorlar! 3 sınavı 36/48 sınava çıkarıyorlar, kendilerine göre yüzdeler, ağırlıklı puanlar getiriyorlar. Ailesinin yeterince ilgilenemeyeceği, özel hocalar tutamayacağı, özel okula ve dershaneye gönderemeyeceği fakir fukara çocukların imam hatiplere, meslek liselerine ya da açık liseye yönlenmeleri için her yolu deniyorlar!

Avcı, “Bugün geldiğimiz noktada bütün kesimlerin tezlerini alarak güçlü bir senteze dönüştürdüğümüzü ortaya çıkan sonucun her kesimin sesini yansıttığına kani olduğumuzu vurgulamak istiyorum” demesine bakılırsa, eğitim sisgteminin arapsaçına döndürülmesini benimseyenler de var! İnsan bunların kim/kimler olduğunu merak ediyor.

Bakanlık mensuplarına ve onlarla mutabakat içinde olan kesimlere sormak gerekiyor? Merkezi sınava, sınavda sorulacak derslere, anlamsız puan ve yüzdelere, sistemin iyice arapsaçına dönmesine, bu dersler içinde Atatürkçülük olduğu için mi “He” dediniz? DKAB dersi olduğu için mi? İngilizce olduğu için mi?

Tek SBS yerine 12 sınava giren çocukların bir bölümüün fıttırp kahkaha krizine gireceğini tahmin ettiğinden mi nedir, Avcı açıklamasını, “Efendiler ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi? Sistemin özü budur” sözleriyle bitiriyor!

Avcı/AKP ve bu arapsaçını başımıza örenler, ya alnımızda “enayi” yazdığını sanıyorlar ya da bizler gerçekten …!

ÖNCEKİ YAZILARI