Kürt Mantolu…

15/02/2015 Pazar
Kürt Mantolu…

Bizim topraklarda meşhurdur Kürt kamuflajıyla işler yapmak. Deyim yerindeyse “gideri var” Kürtlüğün. Mesela bir televizyon kanalı açıyorsanız ve sonuna Kurdî ekini ekliyorsanız bu iş tamamdır. Hele bir de puşili zılgıtlı bir program yaparsanız “tadından yenmez”.

Seçimler yaklaştıkça da artıyor bu örneklerin sayısı. İlkeli siyasetmiş, dürüstlükmüş, bir geleneğe saygıymış… Kimin umurunda? Önemli olan oy toplamak ve ucundan kıyısından bir şekilde tutup meclisin ceylan derisi koltuklarından yer kapmak. Aday olduğunuz parti hırsızmış, katilmiş, yobazmış ne fark eder? Ceylan derisi koltuklardan yerinizi kaptıktan sonra Ceylan Önkol’u katledenlerin huzurunda yemin etme özgürlüğü de bir Yeni Türkiye masalı. Çocuklarımız kanmadıkları için bu masallara katledilmişlerdi oysa! Ama ne çıkar bundan? Kürt’sün ya gerisi teferruat.

Geçtiğimiz günlerde haberlerin bir tanesi, Şivan Perwer’in kardeşinin Urfa’dan AKP milletvekili adayı olacağını duyuruyordu. Adaylığını da  “artık Urfalı hemşerilerine hizmet etmek” istemesi olarak kodluyormuş Şivan Perwer’in kardeşi. Bunda şaşırılacak bir şey yok. AKP’nin onca çabayla parlattığı bir figür olan Şivan Perwer’in kardeşi AKP’den aday olduysa megri megri deyip ağlayacak değiliz ya!

Peki kimdir Şivan Perwer’in kardeşi? Tanıyan eden var mı?

İşin tuhaf yanı da bu ya… Adayın tek önemli özelliği Şivan Perwer’in kardeşi olması. Şivan Perwer’in kardeşi, o kadar. Yeterli. Kürt’sen beri gel hesabındalar. IŞİD bünyesinde binlerce Kürt yok gibi, AKP içinde Kürt vekiller yok gibi, Hüda-Par gerçeği masalmış gibi davranıyorlar. Üzerlerine giydikleri Kürt kamuflajlarıyla dolanıyorlar siyaset sahnesinde. Bir dönemin gerilla kıyafeti giyen korucularından farkları yok.

Peki, ringin diğer tarafında, HDP’de durumlar ne?

Benzer zamanlarda HDP de ilk türbanlı adayını parlatmak ile meşguldü. Selahattin Demirtaş, viraneye dönen Kobanê’nin yeniden inşası için TOKİ’yi göreve çağırırken diğer yandan da Kobanê’de İslam’ın kaybeden değil kazanan olduğunu söylüyordu. Haklıydı! Zira ne kaybeden IŞİD ne de kazanan PYD oldu. Kobanê’nin tartışmasız tek galibi Ilımlı İslam’dı. Efrîn kantonunda bahsi geçen Şam Cephesi ile yapılan şeriat hükmündeki anlaşma haberleri de bunun cabası.

Efrîn meselesindeki durum ise gayet net. Böyle bir anlaşma varsa savunur yoksa düzeltirsin. Susmak siyasetin etkili bir enstrümanı değildir Ortadoğu’da.

Rojava meselesinde koalisyon uçaklarına selam çakıp Biji Serok Obama sloganı atanların da Suriye konusunda ABD’den liyakat madalyası alan Kara Kuvvetleri komutanı Hulusi Akar’a bakmaları yeterlidir.

Rojava’da ılımlı İslamcılarla arayı kapatan bir siyasal argümanlar yığını Türkiye’de de türbanlı adayların varlığı ile övünür.

Tüm bu meseleleri tek bir sonuca götürür bizi. Kürt’te keramet olsa Mehmet Metiner ile uğraşmazdık. Çıkarsın herkes üzerindeki Kürt kamuflajlarını. Kim emekten kim sömürüden yana görsün herkes ayan beyan.