IŞİD nasıl bitirilecek?

07/10/2014 Salı
IŞİD nasıl bitirilecek?

IŞİD Kobane içlerine doğru ilerlerken, herkes bir katliamdan korkarken bugün öncelikli görev yaşanması muhtemel katliamı engellemektir. Ne olursa olsun, orada daha fazla insanın cihatçı çeteler tarafından öldürülmesine mani olunmalıdır.

IŞİD durdurulmalıdır.

IŞİD durdurulmalıdır ancak IŞİD’in durdurulması ve bitirilmesi arasında dağlar kadar fark var. IŞİD’i bitirmek çok daha büyük ve kapsamlı bir mücadelenin ürünü olacak.

IŞİD nasıl bitirilecek?

Kobane önlerindeki çetelere bir türlü müdahale etmeyen ABD ve müttefiklerinin cihatçı çeteleri bitireceğine kimse inanmıyor herhalde. Sorun yalnızca Kobane müdahalesinin zamanlaması değil elbette. ABD emperyalizminin, bölgede kendi çıkarlarının peşinde olduğu herkesin malumu. Meseleye biraz sağduyuyla yaklaşan herkes, IŞİD’in varlığından ABD’nin faydalandığını, ABD’nin bugün IŞİD’i durdursa dahi, IŞİD veya benzeri başka çeteleri bölgede beslemeye devam edeceğini görebiliyor.

Demek ki çoğu insanın bugün IŞİD’i durdurmasını beklediği ABD emperyalizmine karşı mücadele etmek, aslında IŞİD’i bitirecek mücadelenin ayrılmaz bir parçası. IŞİD’i bitirmek istiyorsak, IŞİD’i besleyen, IŞİD’in bölgede varolmasından faydalanan ABD ve müttefiklerini bölgede kovmak zorundayız.

Ama işimiz bundan ibaret değil…

ABD, bugün bölgede gerici ve cihatçı çetelerin varlığını kullanabiliyorsa, bunu bölgenin bu çeteleri yaratan nesnel dinamiklerine borçlu. Ortadoğu gericilik üretiyor. Üstelik, Türkiye gibi bölgenin en önemli ilerici birikimine sahip ülkesi uzun yıllardır sahip olduğu gerici iktidarı ve onun tabanıyla bu üretime katkıda bulunuyor. Türkiye gericiliği ve AKP, IŞİD ve benzerlerine yalnızca askeri ve lojistik destek vermiyor, ideolojik ve siyasi olarak da bu çeteleri besliyor, bu çetelerden besleniyor.

IŞİD’in bitirilmesi için Türkiye başta olmak üzere bu tabloyu değiştirmek, gericiliğe karşı mücadele etmek, zorunlu bir görevdir. Türkiye’de gericiliğe karşı verilen kavga, Ortadoğu’daki cihatçı çetelere karşı verilen kavgadır aynı zamanda.

Laiklik bir bütündür. Siyaset veya toplumsal yaşantı söz konusu olduğunda dinselliğin azı veya çoğu olamaz. Bu iki alan için mesela az ve zararsız bir dinsellikten söz edilemez. Aynı şekilde laikliğin de azı, çoğu olamaz.

Siyasette veya toplumsal yaşantıyla ilgili bir konuda bir kez din tartışılmaya başlandı mı bunun sonunun gelmeyeceğini, ılımlı İslam’ın bu kapıdan girdiğini ve aynı kapıdan geçerek kendisini meşrulaştırdığını hiç unutmayalım. IŞİD’den korkanların, Türkiye’de tüm kamu okullarında türbanın serbest bırakılmasının, devletin sanat kurumlarında kılık kıyafetin dinsel referanslarla belirlenmeye çalışılmasının da tehlikeli gelişmeler olduğunu bilmesi, bunlardan da korkması, ama korkmakla yetinmeyip bunlara karşı mücadele etmesi de gerekir.

Siyasal ve toplumsal yapılara dair dinsel referansla düşünen her örgüt gericidir ve bu bir toptancılık değildir.

Bu bağlamda, AKP ile IŞİD’in birbirinden hiç de farklı örgütler olmadığını söylemek belki kimilerini şaşırtmayacaktır. Ama son dönemde siyasette gittikçe daha fazla İslami referans kullanan sosyal demokratların da laiklik bağlamında IŞİD’le aralarındaki mesafenin hızla kapandığını, din adına kafa kesmiyor oluşun onları kurtarmayacağını bilmek gerekir.

IŞİD’in kafa kesmeye hız verdiği dönemde Türkiye’deki dinselleşmenin de hızlanması önemli bir ideolojik işarettir. IŞİD’e karşı mücadele siyasi ve toplumsal yapıların dinselleştirilmesine karşı, bütünsel bir laiklik mücadelesine dönüşmediği sürece, siyasal ve toplumsal alanda farklı dinsel yorumları meşrulaştırma tehlikesi barındırdığı için, laiklik açısından basbayağı yanlış ve zararlıdır.

IŞİD nasıl bitirilecek sorusunun yanıtı da tam aynı noktada gizlidir. Ortadoğu’da IŞİD’in ilerleyişini durdurmak bugün şarttır. Ancak IŞİD’in nasıl bitirileceğini konuşacaksak, dinselliğin ılımlı veya radikal, az ya da çok ayrımı yapmaksızın siyasal ve toplumsal alandan tamamen nasıl temizleneceğini konuşmak durumundayız tersi durumda, IŞİD bugün bir şekilde durdurulsa dahi, o az ya da ılımlı denilen dinselliğin koşullar olgunlaştığında nasıl yeni IŞİD’ler yaratacağına hep birlikte tanık oluruz.