AKP krizde futbol oynuyor

08/01/2019 Salı
AKP krizde futbol oynuyor

AKP iktidarı kriz günlerinde futbol kulüplerine de el uzatmaya karar verdi ve bir borç yapılandırma planı ortaya çıktı. Plandaki tüm detaylar henüz belli değil, ancak her ayrıntının bilinmemesi planın genel niteliğini kavramaya engel değil.

Ne olacak bu yapılandırmayla? Basitçe, kulüpler ay sonuna kadar gelir gider tablolarını borçlu oldukları bankayla paylaşacak ve ilgili banka ve kulüp bu borçların ödenmesi için yeni bir plan üzerinde uzlaşacak.

Tüm bu borçların Ziraat Bankası tarafından üstlenip yapılandırılacağı haberlerinin Bankalar Birliği tarafından yalanlanması bu plan vesilesiyle doğrulanan başka gerçeklerin önemini azaltmıyor. Birlik yaptığı açıklamada kulüplerin gelirlerinin giderlerini karşılayacağını iddia ederken, o halde aynı kulüpleri borçlarını vaktinde niye ödemedikleri sorusuna yanıt vermiyor mesela... Yine madem her banka müşterisiyle, yani borçlu kulüple kendisi ilişki kuracaksa, böylesi bir toplu görüşmeye neden ihtiyaç duyulduğu da bir muamma.

Türkiye Bankalar Birliği basbayağı hikaye anlatıyor, lafı dolandırıyor...

Ziraat Bankası tek başına bütün kurtarmayı yönetmiyor olabilir. Ama operasyonun kamu bankaları aracılığıyla zorlandığı, bütün kulüpler adına federasyonla toplu görüşüldüğü, dolayısıyla tüm planın AKP tarafından yapıldığı açık.

Laf oyunlarının örtemediği bir diğer gerçek de futbol kulüplerinin borçlarını ödeyemiyor oluşları. Bu kulüpler aslında batmışlar ve tam da bu yüzden kurtarılmaya muhtaçlar.

Bu toplumsal düzende futbol da bir sektör, hem de büyük bir sektör ve bu sektörün parçası olan kulüplerin hepsi zor durumdalar. Büyüğü küçüğü yok... Hatta büyüklerin borcu yapıları itibariyle daha da büyük.

Peki AKP bu kulüpleri hangi sebeple kurtarıyor?

Evet seçim yaklaşıyor ve AKP yaklaşan seçimde kriz nedeniyle göreceği hasarı azaltmak için önlem alıyor. Türkiye'nin tartışılmaz şekilde en popüler spor dalı futbolda yürütülecek bir operasyonun AKP'ye yardımcı olacağı ortada.

Ama daha ötesi de var. Kriz bu düzenin devam edebilmesi için bir araç olarak kullanılıyor ve krizden fırsat çıkarma sırası şimdi futbolda.

AKP, inşaatçıları, sanayicileri, iletişim şirketlerini neden kurtarıyorsa, Ülker'in, Doğuş Grubu'nun ve benzerlerinin borçlarını neden yeniden yapılandırıyorsa, Sabancı'nın, Koç'un ve diğerlerinin vergi borçlarını neden affediyorsa, Türkiye'deki patronlara teşvikle, uygun krediyle neden destek sağlıyorsa, futbola da aslında aynı nedenle el uzatıyor.

Bu devran dönsün, düzenin işleyişi aksamasın diye kamunun kaynakları bu sektörlere aktarılıyor. Bizim emeğimizin karşılığı olarak ödenmesi gereken ücretlerden el koyulanlar patronlar için kullanılıyor.

Şimdi sıra futbolda... Diğer sektörlerden temelde hiçbir farkı olmayan profesyonel futbolda.

Hem futbolun diğerlerinden neden bir farkı olsun?

Futbolda da büyük paralar dönüyor. Futbolda da gelir, yayın, reklam veya tribün başlıkları altında, dolaylı ya da dolaysız aslında emekçilerden sağlanıyor. Yayın veya reklam gelirini bir kulübün toplu olarak bir başka şirketten alıyor olması bu gerçeği değiştirmiyor. Yayıncı o hizmeti bize sattığı için kulübe payını veriyor, reklam veren şirket de aslında bu parayı kulübe yine emekçilerden elde ettiği gelirden ödüyor.

Futbolu da patronlar veya onların temsilcileri yönetiyor. Dahası futbol, bu düzende mafyatik kazancın da aklandığı temel alanlardan birisi.

Bunlar işin ekonomik boyutu. Bir de futbolun kitlelerle kurduğu bağ nedeniyle üstlendiği ideolojik işlev ve bu işlevin düzen açısından önemi var elbette. Dolayısıyla bu devasa eğlence endüstrisinin patronlar ve onların temsilcileri tarafından yönetiliyor olmasının yalnızca iktisadi değil ideolojik bir nedeni de var.

Profesyonel futbol Türkiye'de düzen için pek çok açıdan hayati bir sektör ve böylesine önemli bir sektörün batmasına izin verilemez.

AKP, futbolu kurtarırken bu sebeple yalnızca kendisi için değil, bu düzenin bütünü için de çalışıyor ve üstlendiği görevin gereğini yapıyor.

AKP güzel futbol oynuyor. Patronlar da şahane oynuyor. Bu işten akla hayale sığmaz paralar kazanan futbolcular, teknik adamlar, yorumcular ve daha niceleri de iyi oynuyor. Bizim paramızla sektörü kurtaracak olan bankalar da mükemmel oynuyor.

Oynamayansa izliyor. Tüm bu devran izleyenin sırtından dönüyor. İzledikçe de dönmeye devam ediyor.