Kısa ve inatlı bir tutum

27/02/2015 Cuma
Kısa ve inatlı bir tutum

Bilgiyi dinsel veri üzerinden üretip, özellikle de ilköğretim çağındaki çocukların beynine kazımaya özen gösteren iktidar, her alanda olduğu gibi burada da pervasızlaşıyor. Çocuklara ölümü hazmettirmeye çalışıyorlar. Alın size dinsel bilgi üretimi özgürlüğü. Bu pervasızlığın sorumluları arasında, bugün ah vah ne yaptık biz demeye başlayan liberaller kadar, bunlarla simbiyotik ilişki içinde bulunan liberal sol da bulunmaktadır. Liberal, İslamcı, Muhafazakar kanatları biraraya getiren Kutsal İttifak içinde söz sahibi konumda yer alamasalar da, liberal sol, Kutsal İttifakı çokca destekledi. Ortak düşmanları laiklik ve aydınlanma geleneğidir. Liberal sol, Kutsal İttifak ile elbirliği içinde laikliği zayıflattılar.

Bunlar tarih okuması yoksunudurlar. Volter’in dünya tarihi nasıl okunmalı sorusu karşısında takındığı tutum aydınlatıcıdır. Volter, ‘dünya tarihi, İncil’de anlatılan hikayelerle uyum içinde üretilegelmiştir, doğrusu İncile dayalı tarih okumasının dünya tarihi içinde bir yere yerleştirilmesidir’, demektedir. Volter’in bu tespiti bir dönüm noktasıdır. İlahi bilginin dünyevileştirilerek sorgulanmasına yol açmıştır. Bugünün liberallerinin bütün kanatları ilahi bilgi üretiminin sorgulanmasından özenle kaçınmaktadırlar. Bunu özgürlük ve insan hakları adına yaptıklarını ileri sürmekte ve saygılı olmaya davet ederek tek taraflı ilahi bilgi üretimine katkı sunmaktadırlar. Bu ise iktidarın tarihi ve bugünü ilahi bilgi üzerinden kurgulamasına olanak sağlamaktadır. Fazıl Say’ın duruşu karşısında liberal solun benimsediği ortayolcu tutum tam da bunu gösteriyor ve iktidarın pervasızlaşmasına imkan sağlıyor.

Bilginin kaynağının ilahi olmadığını, çok tanrılı dinlerde olduğu gibi tek tanrılı dinlerde sözü geçen bilgilerin de insan üretimi olduğu, bunların hepsinin 15 milyar yıllık uzun zaman dilimi içinde topu topu 1500-2000 yıllık kısa bir tarihten ibaret olduğu gerçeğini bütün açıklığı ile ortaya koymak durumundayız. Medyada temcit pilavı gibi önümüze konan verili dinsel çerçeve içinde okuma yapmak zorunda bırakılma durumuna izin vermemek gerektiği kanısındayım.   

Güya özgürlük adına konuşan liberallerin her kanadına Volter’in bu tespitini usanmadan defalarca hatırlatmak gerekiyor.