Değişken ittifaklar sistemi dönemi

18/09/2014 Perşembe
Değişken ittifaklar sistemi dönemi

Dünya genelinde büyük çalkantılar yaşanıyor. Bölgesel çatışmalar, savaşlar sıradanlaştırılıyor. Öte yandan eski müttefikler arasında yeni sorunlar ortaya çıkıyor. Değişken ittifaklar sistemi döneme damgasını vuruyor. Askeri teknoloji üstünlüğünü elinde tutan ABD, liderliği elinde tutuyor gözükse de gerçekte değişken ittifaklar sistemi karşısında eskisinden daha zor durumda. Bir yönüyle bölgesel çatışmalar askeri harcamaları teşvik edip silah üretimi yapan sermayeyi beslerken öte yandan kalıcı istikrar sağlanamadığı için sermayenin başka kanatlarını tedirgin ediyor.

Sermayeler arası rekabet Ukrayna’yı büyük çalkantıların odağı haline getirdi. Son günlerde Ukrayna ile Rusya yönetimleri ateşkes uzlaşısına varsa da ABD çatışma ortamını daha da derinleştirmek için NATO’yu Ukrayna’nın batısına sokarak çatışmayı sürekli kılmak istiyor. ABD sürdürülebilir bölgesel çatışma stratejisi izliyor. Rusya ise ABD’nin hegemonik konumunu kayganlaştıracak girişimlerde bulunmaktan geri durmadı. Asya’da Kapitalist sistemin dışında olmayan bölgesel işbirliği mekanizmalarına öncülük etti, ABD’nin zaten düşmekte olan ekonomik gücünü daha da kayganlaştıracak girişimleri sağlamlaştırmaya gayret ediyor. Asya’da ortaya çıkan işbirliği mekanizmalarına Hindistan’ın olumlu yaklaşması, Hindistan ile Çin arasındaki sürtüşmelerde Rusya’nın arabulucu rolü üstlenmesi vb durumlar ABD’yi alarma geçirmiş durumda. ABD’nin eski müttefiki Japonya halen ABD’nin yanında duruyor, fakat Asya’da Japonya dışındaki önemli aktörlerin hepsinde yeni arayışlar söz konusu. Değişken ittifaklar sistemi Asya’da giderek daha belirginleşiyor. Güney Kore’nin eskisi kadar ABD’nin yanında durmayacağına dair işaretler artıyor. Çin sisteme karşı doğrudan ve açık cephe almadığını yinelemekle birlikte, Çin’in yükselişi kendi başına ABD’nin hegemonok konumuna ciddi bir meydan okumadır. ABD sermayesi Asya’da gün geçtikçe daha fazla tedirgin oluyor. Bölgesel savaşlar Asya’da da ABD için istendik bir hal alabilir, çünkü ABD halen askeri teknoloji üstünlüğünü koruyor ve eski ve değişken müttefiklerini kendisine bağımlı kılmak için bölgesel savaşlar halen elverişli imkan sunuyor.

Ortadoğu’da ittifaklar sistemi çok hızlı değişiyor. ABD’nin ürettiği ılımlı ve/veya radikal İslamcı gruplar arasında da değişken ittifaklar oluşmaya başladı. IŞİD Müslüman Kardeşler örgütünden eleman devşiriyor. ABD’nin sözünden çıkmayan Katar ve Kuveyt aşiret yönetimlerinin IŞİD’ı finanse ettiği biliniyor. ABD Ortadoğu’da çok sayıda aktörü bir araya getirip IŞİD’a verdikleri mali desteği kesmeleri doğrultusunda uzlaşı metni imzalattı, fakat dolaylı yöntemlerle IŞİD finanse edilmektedir. Libya darmadağın edildi, inşa etmeye çalıştıkları yeni yönetim karada toplantı yapamaktan korkuyor, gemide koruma altında toplanıyor. Uzunca bir süredir ABD’nin yanında yer alan Erdoğan-Davutoğlu radikal İslamcıları finanse etmekle suçlanıyor, eski dostlar birbirlerine kuşkuyla bakmakta. Barzani, Erdoğan-Davutoğlu’nun izlediği stratejiyi işlevsiz kılmak üzere adımlar atıyor. Erbil-Lazkiye hattı ABD ve İsrail için orta vadeli amaç haline gelmiş durumda. IŞİD konusunda 1 Mart 2003 tezkeresi kararı tekrarlanabilir mi? Zor gözüküyor, çünkü 2003 yılında Fransa ve Almanya, ABD-İngiltere’nin izlediği politikaya karşı idi, şimdi AB bütün olarak IŞİD’a karşı bölgesel aktörleri kullanmak istiyor, bu durumda Erdoğan-Davutoğlu’nun işi kolay olmayacak.

Değişken ittifaklar sistemi döneme damgasını vuruyor: tarihsel örnekler küçük ölçekli aktörlerin değişken ittifaklar sistemine daha hızlı uyum gösterdiğini, orta ölçekli güce sahip aktörlerin büyük sarsıntılara maruz kaldığını gösteriyor. Değişken ittifaklar sistemi döneminde Erdoğan-Davutoğlu yönetimi sarsıntılarla karşı karşıyadır, artçılar ise beklenmedik yarılmalara yol açabilir.