Kıvılcım Çağla
Rusya'da Yoksulluk Artıyor
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:01 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:01
Rusya istatistik kurumu Rosstat'ın ve Dünya Bankası'nın verilerine göre Rusya'da yoksulluk sınırının altında yaşayanların sayısı hızla artıyor. Çalışma yaşındaki nüfusun % 61'i yoksulluk sınırının altında. 2009 sonun itibariyle bütün nüfusun % 17,7'sinin yoksulluk sınırının altında olacağı tahmin ediliyor. Utro gazetesinden Tatyana Maksimova'nın haberine göre yoksulluğun hızla artışının temel sebepleri rekabetçi olmayan üretim ve düşük maaşlar. Kriz bahane edilerek zaten düşük olan maaşlar iyice düşürülürken üst düzey yöneticilerin maaşlarında bir değişiklik olmamış. Dünya petrol fiyatlarının Rusya için avantajlı olduğu bir konjonktüre rağmen Rusya'da yoksulluk hızla artıyor.
Radikal gazetesinde Moskova'dan Pazar günleri Rusya yazıları yazan bir vasat yazıcı var: Suat Taşpınar. Uzun yıllardır Moskova'da yaşayan bu zat bir zamanlar Rusya'da iş yapmak isteyen Türk işadamlarına öğütler yazardı. Hayatında Nazım Hikmet'ten tek bir dize okumamış ancak Rusya'yla bir bağ kurmasını sağladığı için birden bire Nazım hayranı haline gelmiş olan Türk kapitalistleri gibi o da Nazım'ı ne kadar sevdiğini sık sık yazar. İşin ilginci bu zat bildiğim kadarıyla gençliğinde bir miktar solcu imiş. İşte bu eski solcu yeni liberal zat şimdilerde Medvedev'e övgüler dizmekle meşgul. 8 Kasım tarihli yazısında yine Gulag edebiyatı yapmış. Güya Stalin'in tüm iktidar yılları tarihin en kanlı dönemlerinden biri imiş. 30 Ekim'de sözde “politik baskı kurbanlarını anma gününde” Medvedev'in “hiçbir şey insan hayatından yüksek değer değildir” şeklindeki sözlerini aktarmış. Bizim liberal yazıcı Medvedev'in itibari sözlerini gerçek sayıyor. Böyle palavraları Yeltsin de, Putin de atardı. Ama onların Rusya'sında şimdi bir milyon kadın fahişe oldu, binlerce genç çürük olduğu için askere alınmıyor, madde bağımlılarının sayısı ve yoksulluk hızla artıyor. Rusya'nın nüfusu 1991'den beri her yıl neredeyse bir milyon kadar azalıyor. Moskova'nın tenha sokaklarında geceleyin yürümek cesaret istiyor.
Taşpınar'a göre “memleketin ezberini bozmaya çalışan, hayatın merkezine 'devleti' değil 'insanı' koymak için eski düzenin bekçilerine karşı belki de Don Kişot savaşı veren, yeni neslin temsilcisi hukukçu başkan” bunları söylerken Rusya halkı maalesef aynı havada değilmiş. Yapılan anketlerde “devletin vatandaşı üzerinde politik baskısına izin verilmeli mi?” sorusuna halkın % 31'i tümüyle ya da belli koşullar altında evet” diyormuş. Taşpınar böylesine hukuk ve insan hakları yanlısı bir devlet başkanına rağmen Rus halkının bir bölümü dikta yanlısı demeye getiriyor.
Suat Taşpınar sen hiç utanmak bilmez misin? Medvedev-Putin diktası devletin, basının, ekonominin ve hayatın her alanında egemen iken sen hangi Don Kişot'luktan söz ediyorsun? Şimdiki liberal iktidarın uyguladığı politik baskıları hiç mi görmüyorsun? Tek bir muhalif TV kanalı var mı? Muhalif basına özgürlük var mı?
İşte bu adam geçen haftaki yazısında da eczanelerde maske arayışını anlatırken tezgahtar kadın için “Sovyet devrinde saatini durdurmuş o ceberrut kadın” diyor. Liberalin yüzsüzlüğü doğrusu sınır tanımıyor: Rusya'da 18 yıldır vahşi kapitalizm hüküm sürüyor, bu adam hala her yokluğun faturasını Sovyet dönemine kesmeye çalışıyor! Eczanelerde maske bulunmuyor ve asık suratlı kadın ona Sovyet dönemini hatırlatıyor. Niye ki? Dalkavukluğunu yaptığın Medvedev hani insandan yüksek değer yoktur diyordu? O zaman ona seslensene be adam, niye eczanelerde maske yok diye!