Tuesday, 9 September 2008 - 07:10

Moskova Notları 2 KIVILCIM ÇAĞLA (Rusya)

Kıvılcım Çağla

Bir zamanlar Batı'da çok tutulan anti-Sovyet fıkralardan birinde tavuğun biri Sovyet sınırından dışarı kaçmaktadır. Sınırın ötesindeki 'kapitalist' tavuk bizim Sovyet tavuğuna neden kaçtığını sorar. Sovyet tavuğu der ki: 'Yahu bunlar çıldırmış! Bir plan yapmışlar, benden günde iki kez yumurtlamamı istiyorlar!' Size komik geldi mi bilmem, fakat bir zamanlar koca koca okumuş insanlar bu türden fıkralara gülüp akıllarınca planlı ekonomi ile alay ediyorlardı. Ne var ki İngilizlerin dediği gibi olgular inatçı şeylerdir: Tam da liberal ABD'deki tavuk çiftliklerinde yapay aydınlatma yöntemi ile tavuklara günde iki kez gün doğduğu duygusu yaşatılıp günde iki kez yumurtlamaları sağlanıyor.

Tavuk deyip geçmeyelim, şu sıralar ABD-Rusya ilişkilerinde önemli bir rol oynuyor. ABD'nin yıllık tavuk eti ihracatının yaklaşık üçte biri Rusya'ya ve Rusya'nın tavuk eti ithalatının % 70'i ABD'den. ABD'li tavuk çiftlikleri tavuk etini gerçekten ucuza mal ettikleri için dünya pazarında rekabet güçleri yüksek. Putin hükümeti şu aralar bu ABD'li firmalardan bazılarının ürünlerinde sağlığa aykırı şeyler keşfetti! İşte bu tavuk eti lobisi ABD'de Rusya ile iyi ilişkilerden yana olan sektörlerden biri. Öte yandan Rusya'nın bütün büyük petrol şirketlerinin Batılı ortakları var, bunlardan TNK, BP ile yarı yarıya ortak. Kısacası Rus sermayesi ile Batılı sermaye arasındaki ilişkiler yeterince sıkı ve Medvedev-Putin ikilisinin Batı ile bir kavgası varsa bu ancak kendini kanıtlama ve eşit ortak olarak tanınma kavgası.

Moskova Rusya'da komünistlerin en az oy aldığı yerlerden biri. Burada sanki nüfusun büyük bir kısmı asalak mirasyediler gibi yaşıyor. Sovyet mirasından en büyük payı alan oligarkların yanı sıra Moskova'da yaşayan insanlar salt Moskovalı oldukları için birçok ayrıcalığa sahipler ve çoğu çalışmak istemiyor. Ev fiyatları çok yüksek, şehir kenarında küçük bir daire bile 250 bin dolar civarında. Merkezde fiyatlar milyon doları geçiyor. Yeni inşaatların hemen hepsi ya alışveriş merkezi, ofis ya da lüks evler, villalar. Dolayısıyla Moskova'lıların (kendi evi olan Moskovalıların) çoğunun iş bulma sorunu yok, ancak fiziksel çaba isteyen işleri kimse istemiyor. Birkaç Sovyet kuşağının özverili emekleriyle kurulan Sovyet altyapısını hazırdan yiyorlar ve hala bitiremediler. Metro hala ucuz, doğalgaz hala çok ucuz (ücreti kişi başına, evet sayaca göre değil evde yaşayan kişi başına, ayda sadece bir lira civarında), sıcak su vb yne ucuz. Pahalılaşan bir şey varsa o da elektirik. Elektrik fiyatları Türkiye'deki fiyata yakın. Ayrıca gıda fiyatları çok artmış durumda.

İki yıl önce Moskova'ya geldiğimde bütün metro istasyonlarında iki iş ilanı dikkatimi çekmişti. Bu gelişimde aynı ilanları gene gördüm: Metro trenleri için makinist ve İç İşleri Bakanlığı için polis memurları aranıyor. Makinistlere 1500 dolar maaş, altı saatlik işgünü ve birçok sosyal haklar verilmesine karşın hala makinist açığı var. Çünkü Moskovalı beyler makinist olmak istemiyor, taşradan gelenlerin ise Moskova'da ev tutması olanaksız. Aynı şekilde ortalama Moskovalı polis ya da öğretmen olmak da istemiyor. Birçok genç kız için mağazada tezgahtar olmak öğretmen olmaktan daha iyi. Tüm Rusya'da öğretmen sayısı son on yılda 100 bin azalmış. Gerçi bu arada öğrenci sayısı da 8 milyon azalmış durumda ancak birçok dersi örneğin İngilizceyi verecek yeterli sayıda öğretmen yok. Sovyet zamanında polislik itibarlı ve saygı duyulan bir meslek idi ve herkes polis olamıyordu. Halk polise gerçekten güveniyordu. Şimdi ise halk polise güvenmiyor ve ancak başka birşey olamayanlar polis olmak istiyor. Ayrıca özel güvenlikçiler ordusunun sayısının yüzbinleri bulduğu söyleniyor. Birkaç yıl öncesine kadar mühendislik bile gözden düşen meslekler arasında imiş, ancak şimdi durum biraz normale dönmüş. Üniversite gençliği arasında en popüler bölümlerden biri hukuk. Devlet başkanı Medvedev de hukuk mezunu.

Dün okuduğum bir gazete haberine göre Türk inşaat firmalarından biri Moskova'da işçileri için 1800 kişilik yurt tipi prefabrik evler inşa etmiş. Bu evlerde bir işçinin kalış maliyeti firma için aylık 500 dolar imiş. 1000-1500 dolar da ücret verdiğini düşünürsek Türkiye koşullarında iyi bir ücret olduğunu söyleyebiliriz. Peki Türk inşaat firması neden yerli işçi çalıştırmıyor da Türkiye'den işçi getiriyor dersiniz? Sanırım tahmin ettiniz, Moskova'da alkolik vb olmayan, gücü kuvveti yerinde pek az kimse inşaatta çalışmak istiyor. (Aslında doğru düzgün bir elektirik tamircisi bulmak bile zor).

Moskovalılar arasında beni en çok ilgilendiren kategori genelde aydınlar ve özelde akademisyenler. Ben de bir tarihçi olduğum için doğal olarak burada en çok onlarla karşılaşıyorum. Haftaya işte bu eski Sovyet uleması hakkındaki izlenimlerimi yazacağım. Ayrıca muhalif gazete Duel'in yayın yönetmeni Yuriy Muhin ile yaptığım söyleşiden bazı notlarımı aktaracağım.

Ekler

İletişim: habermerkezi@sol.org.tr - sol@sol.org.tr