Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Mahşer’in tek atlısı

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:56 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:56

Kerem Esenoğlu'nun “Mahşerin tek atlısı” başlıklı yazısı 17 Mayıs 2013 Cuma tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Ben tabii, daha siyasi, daha ekonomik, içinde daha çok “ülkemizin çıkarı” cümlesinin geçtiği gerekçeler ileri sürmesini beklerdim Recep Bey'in. Suriye’ye karşı adeta “aklını yitirmişçesine” saldırgan bir tutum sergileyen Başbakan'ın gidip meseleyi allahın kendisine soracağı soruya vanıt verme kaygısına bağlayacağı aklıma gelmezdi doğrusu. Meğer beyefendinin korkusu allahın konuya ilişkin soru sorması halinde ona vereceği yanıtla ilgiliymiş. Milletçe sıkıntılı günler geçirmemizin nedeni bu demekki...

Daha önce de dediğim gibi artık gittikçe gülünç olmaya başlamış söylemleri var muhteremin. Memleket imanlısını, inanç alanına ait bu söylemlerle tavlama konusunda artık çok samimiyetsiz bir dil tutturduğunu herhalde bilmeyen de kalmadı. Kabak tadı verdiği de gerçek. Suriye’ye yönelik saldırgan tutumu konusunda belli ki, inandırıcı, ikna edici olamayan Recep Bey yine hemen dümeni “inanç alanına” kırıvermiş. Allah, beyefendiye “Ey Türkiye Başbakanı. O bebek ölümleri karşısında ne yaptın?” diye soracakmış.

Ruz-i Mahşer’de Erdoğan’a “başbakan” diye sesleneceğini sanmam ama iş soru cevap haline dönüşürse, Allah’ın başta Roboski katliamı olmak üzere birçok konuda bir hayli sorusu olacaktır Recep Bey’e. Bu nedenle pratik olarak daha kolaylaştırıcı olması bakımından Allah’ın, başbakanın önüne bir soru kitapçığı bırakacağını tahmin ediyorum. Allah, onca Filistinli bebeğin ölümünden sorumlu olan İsrail’e karşı kılını bile kıpırdatmayan Recep Bey’e bu konuyu da kuşkusuz soracaktır.

Yarada’nın, Recep Bey’e soru sormadan önce bir hayli araştırma yapmış olması da gerekecek elbette. Onca kaydedici, sorgu, sual meleklerinden gelecek bilgilerle, eğer Suriye’de gerçekten bebek ölümlerinden Esad’ın sorumlu olduğu kanısına varırsa, allahın “baş şüpheli” olarak onunla uğraşması gerekmez mi? Başbakan da Esad’ın katil olduğuna gerçekten inanıyorsa “asıl fail” dururken kendisine soru sorulacağını düşünmesi biraz tuhaf kaçmıyor mu? Anlıyoruz ki, Türkiye Başbakanı, gerçekten kendisini bölgesindeki “her bebek ölümünün” müsebbibi sanacak kadar önemsiyor. Ben Erdoğan’ın yerinde olsam cesaretimi toplayıp, “Katil Esed’in devrilmesinde neden yardım etmedin” diye Allah’a sorardım. Madem karşılıklı konuşuluyor.

Başbakan, dindar olsun olmasın, başarısız her politikacı gibi, “kamu vicdanı”na sesleniyor sıkıştıkça. Kendisinin diğerlerinden farkı bunu dini hassasiyetler üzerinden yapması. Ben şu “kamu vicdanı” türü tanımlamalara hayatım boyunca inanmadım. İnananlarla karşılaştığımda da, elimde değil, gülümserim. Kamunun vicdanı falan yoktur çünkü. Ben, -asla bireyci olmamakla beraber-, bu tür durumlarda bireyin kendi vicdanıyla baş başa kaldığı zaman aldığı tutumun, kamunun topundan daha önemli olduğuna inanırım. Allah’ın sorularından çok daha yakıcı olanlarını vicdan sorar çünkü. Vicdan sızlaması diş ağrısına benzemez.

Recep Bey’in sorumluluk alanını, işgal ettiği yerden daha fazlasına yayması ciddi bir sorun. Esad’ın günahını yüklenmeye bu kadar meraklı olan Başbaka’nın, Obama ile Netanyahu’nun günahını da üstlenmesini beklerdim ben. Suriye’de yıllarca konukseverlikle karşılanmış olan, sonra da son derece kalleş bir tutumla Esad’ı ilk terk eden Sünni Hamas örgütünün tüm yöneticilerinin günahlarını da. Deniz Feneri soyguncularının, Reyhanlı’da ölenleri, Türkiye’nin uyguladığı doğru politikaların “maliyeti” olarak gören Çandar’ınkileri de. Hepsinin, Allah tarafından Erdoğan’a yöneltilecek dünya kadar sorunun sorumlusu olduğu biliniyor. İmanlı biri olarak “olana bitene” göz yummanın Allah tarafından hoş karşılanmayacağına madem ki inanıyor Erdoğan, kendisiyle beraber tüm bu haşeratın günahlarını hemen üstlenmelidir. Bir “günah paratoneri” olması başbakanlığından daha yararlıdır bana sorarsanız.

Recep Bey’in, kendisine rahat uyku uyutan bir aklı var. Obaması, Netanyahusu, Kral Abdullahı kendi kamuoylarına Esad’ı neden devirmeleri gerektiğini anlatma sıkıntısı yaşarken, Erdoğan’ın, seçmenini ikna etmesi karşısında herhalde hayranlıkla karışık bir şaşkınlık duymuşlardır.
Bireylerin, vatandaşların sorularına kibrinden yanıt vermeyen Başbakan, Allah tarafından madem Recep Tayyip Erdoğan değil de “Türkiye Başbakanı olarak” sorgulanacak, bu durumda Recep Bey’in beraberinde danışmanlarının da olması kaçınılmaz.

Zaman zaman zor duruma düşürseler de cin gibi danışmanları var Başbaka’nın. Allah’ın soru kitapçığına karşılık, çoktaaaaan yanıt cetveli hazırlamışlardır onlar.

Her şeyleri planlı, programlı değil mi bunların?

BOP eşbaşkanı olmak kolay mı sanıyorsunuz?

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları