Yurtseverlik ve dış politika

20/09/2013 Cuma
Yurtseverlik ve dış politika

Suriye’ye ait helikopterin düşürülmesinden sonra bir bölüm Cumhuriyet Halk Parti yöneticisinden gelen “gereğini yaptık” açıklamalarını neye yoracağız?

Bu açıklamalar, AKP Türkiyesi’yle ya da AKP’nin Türkiye tasarımıyla mesafeyi fazla açmama kaygısının tezahürü olarak görülebilir. Daha önce de bir dizi başlıkta bu kaygıyı fazlasıyla hissettirmişlerdi.

Erdoğan’dan gelen CHP’nin Mısır temaslarına dönük eleştiriler ve “bunlar Esed’ci” suçlaması korkutmuş olabilir. Bunun da geçmişte örnekleri var.

Bir de “söz konusu dış politikaysa, parti çıkarları, ayrımlar bir kenara konur, kenetlenilir” yaklaşımı var.

Bu sonuncusu, burjuva siyaseti bir yana, egemen sınıfın devrimciler, sosyalistler üzerinde kurduğu ideolojik baskının önemli bir unsurudur. Milli çıkarlar dendi mi, akan sular durur!

Oysa, iç politikayla dış politika arasında bu türden bir ayrım yoktur. İçeride adaletsiz olan bir iktidarın dışarıda adil olması mümkün değildir. Zaten AKP’nin bölge politikası ile içerideki uygulamaları arasında mutlak bir bağ, paralellik vardır. Biri diğerini kaçınılmaz hale getirir.

Yurtseverlik, uluslararası alanda gelişen olaylara bir ulusun gözünden bakarak taraf tutmak anlamına gelmez. Yurtseverlik, haksızlıklar, eşitsizlikler, adaletsizlikler karşısında her durumda doğrudan yana olmayı gerektirir. Bir başka yerde yazdığım gibi “yurtseverlik, öncelikle yurdunu temizleme iradesidir.”

Yurtseverlik, emperyalizme karşı olmak, bağımsız ve egemen bir ülke için mücadele etmek, yaşanası bir vatan hasretiyle hareket etmek ve başkalarının dayatmalarına, aşağılamalarına boyun eğmemektir.

“Öteki”ne karşı suçları kabullenmek, sineye çekmek, görmezden gelmek yurtseverliğe yakışmaz.

Suriye başlığında her tarafından kan ve kir akan bir iktidara “ha bak burada doğru yaptı” diyerek arka çıkmanın mazereti olamaz. Hele hele savaş için yanıp tutuşanlar varsa!

Ben bir yurtseverim. Hiç çekinmeden söylüyorum ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin Suriye politikası a’dan z’ye yanlıştır ve başarısızlığa uğramaya mahkumdur. Bu kanlı politikanın başarısını istemeyenleri “vatan haini” ilan etmeye ise kimsenin gücü yetmez.