Ulus...

19/11/2013 Salı
Ulus...

İşçisi, köylüsü, esnafı, büyük patronu, herkesi içine alan bir kavram ulus. Yaldızlı, pırıltılı ama şöyle bir silkelendiğinde cazibesi hemen ortadan kalkıyor.

Bir ulusun içinde iyiler vardır, kötüler vardır. Bir ulusu topluca karalamak milliyetçiliktir. Bir ulusu topyekun yüceltmek de...

Bir ulusun içinde zalimler ve mazlumlar, zenginler ve yoksullar, ezenler ve ezilenler vardır. Dolayısıyla bir ulusa kutsallık yakıştırmak, o ulusun içindeki eşitsizlikleri kanıksamak, çelişkileri umursamamak anlamına gelir.

Marksizm sınıf kimliğini, sınıf çelişkilerini öne çekmiş, toplumsal dinamiklerin merkezine çakmıştır. Dünyada ulusal, dinsel kavgalar ve kümelenmeler ne kadar öne çıkarsa çıksın, gerçekte tarihin mantığına damga vuran ve insanlığı eşitlikçi-özgür bir yaşama taşıyacak olan sınıfsal karşıtlıklardır.

Bu yaklaşım, ulus kavramını ve ulusal dinamikleri önemsizleştirmiyor. Yalnızca ulusu bir üst belirleyen olmaktan çıkarıyor.

Hiç unutmuyorum, Türkiye’nin en önemli özelleştirme başlıklarından biri olan TÜPRAŞ’ta “yabancı geleceğine yerlisi alsın” diyerek kafa karıştıran aydınların varlığını... İşte ulusu merkez koymak böyledir “kendi sömürücüme katlanırım” tuhaflığıdır.

Yurtseverlik bu nedenle kendi yurdunu temizleme iradesi, arındırma işlemidir ve bu işlem, sınıfsal çelişkilere dayanmadan, emek adına hareket etmeden gerçekleştirilemez.

Türklerin, Arapların, Rusların, Yunanlıların, dünyadaki tüm ulusların iyileri ve kötüleri, burjuvaları ve işçileri, ezenleri ve ezilenleri mevcut. Kürtlerin de...

Ama bunu anlatamadık.

Şimdi gündemde olan Barzani... Ondan devam edelim.

Barzani için zaman zaman en ağır ifadeleri PKK, BDP ve öncesindeki yasal partiler kullandı. Zaman zaman... Barzani’nin genel pozisyonu, sınıfsal aidiyeti, ideolojisi, uluslararası bağlantıları değildi karşıya alınmasının nedeni. Barzani ne zaman PKK çizgisine, o anki yönelimlerine uyumsuz bir duruş sergiledi o zaman “kötü” oldu.

Onun dışında... Barzani’yi Amerikancı olarak nitelediği için tonla hakaret yiyen, “kutsallarımıza laf ediyorsun” diye tehdit edilen bir sürü yazar var. Neden? Çünkü Barzani şu olabilir, bu olabilir ama bir Kürt şahsiyetidir!

O Türk’tür laf söyleme, Bu Kürt’tür laf söyleme!

Bugün Barzani’nin Erdoğan’la kol kola gerçekleştirdiği manevrayı mümkün kılan tam da budur.

Tüm ulusu kucaklamaya kalkmak, ulusun iç dengelerine dokunmamak, ulusun egemenlerine yarar, başka kimseye değil. İşçilerin, emekçilerin tüm ulus adına konuşabilmeleri için ulusun sömürücülerini baskılamaları, onların meşruiyetini azaltmaları, deyim yerindeyse onları halkın gözünde sıfırlamaları gerekir.

İşçi sınıfı tüm ulus adına konuşma yeteneğini kazanabilir, çünkü ezenler, sömürücüler azdır, onları ötekileştirmek zor ama mümkündür.
Bunun dışında ulusun birliği her zaman emekçilerin başına patlar.

Solcu olup da Kürt ve Türk milliyetçiliğine prim verenlere duyurulur.