Tıklamanın çok ötesidir soL

10/11/2014 Pazartesi
Tıklamanın çok ötesidir soL

Devrimci mücadelede yayının önemini kim yadsıyabilir ki?

Malum, zamanında Lenin bu konuyla çok ilgilenmiş, gazeteyi örgütün merkezine çakıvermişti. 1900’lerin hemen başında Rusya’da işçi sınıfı partisi için yaşamsal öneme sahip olan gazetenin orijinal halini ilk gördüğümde çok şaşırmıştım. Temiz bir baskı, özenilmiş bir tasarım beklemiyordum elbette ağır illegalite koşullarında ve dönemin teknolojik altyapısıyla. Ancak İskra, düzensiz çıkan, düpedüz bülten, broşür gibi bir yayındı ve inanılmaz bir iş başarıyordu.

Örgütlüyordu. Hem yazanı, hem basanı, hem dağıtanı hem de okuyanı!

Hiç önemini yitirmedi yazılı basın sosyalizm kavgasında. Önceleri seslenme, ajitasyon ve propaganda ağır basıyordu. Sonradan sermaye sınıfının ideolojik saldırısı derinlik kazandı, kitle iletişim araçları geliştikçe insan aklını tuttukları bombardımanın da şiddeti arttı. 

Saldırıyorlarsa, yanıt vereceksin!

Habercilik işte bu noktada sınıf mücadelesinin önemli alanlarından biri haline geliverdi. Emperyalizm çağıydı bu ve uluslararası tekellerin aklı haline geliveriyordu tekelci medya; akılsızlaştırmak için emekçi yığınları…

Devrimci yayıncılık tek bir mecrada karşılanması mümkün olmayan karmaşık görevlerin üstesinden gelmek durumundaydı. İdeolojik mücadele gerekiyordu, kültür-sanat alanı ihmal edilmeden üstelik! Propaganda mutlaka ihtiyaçtı ve de ajitasyon ama kuru kuruya değil, yaratıcılığın sınırlarını zorlayarak… Teori yazısız olmazdı, bilimsel çalışma da… Ve haber giderek daha önemli hale geliyordu. Çünkü burjuva sınıfı yalana yaslanmıştı alabildiğine…

Yayıncılık kanalları zenginleşti, değişik olanaklar, daha doğrusu mücadele düzlemleri ortaya çıktı. İnternet örneğin… Sosyal medya platformlarının faydaları ve zararları üzerine günlerce tartışılabilir ancak bir biçimde mücadeleden kaçamaz, görmezden gelemezsiniz.

soL Haber Portalı, bu anlamda çok da gecikmeden yola çıkmış ve etkili olmuş bir yayın. Doğrudur, inişli-çıkışlı bir grafiği oldu soL’un ama her zaman belli bir düzeyin üstünde kaldı, okundu, ilgi çekti.

Uzun süredir bir yenilenme, daha doğrusu sıçrama kendini dayatıyordu.

Zor zamanlardayız. Her alanı, her kanalı en iyi biçimde değerlendirmek, hakkını vermek durumundayız. 

soL haber portalı, kardeşi haftalık soL dergisi ile birlikte haber üreten, tavır alan ve de örgütlenen bir yayın olarak yeni bir hamle yapıyor. Ne güzel!

Haberle kavga edeceğiz. Yalanlarını yüzlerine çarpacağız. Gereken şiddetle.

Çünkü yayıncılıkta gerçekler, doğrular yetmiyor. Görünür olmak ve doğru yerden tutmak her geçen gün daha önemli hale geliyor. Bunu sosyalizmin saygınlığına gölge düşürmeden, tersine onun prestijini artıracak biçimde yapmak zorundayız.

soL’un mücadele ettiği kulvar, aşırı kirli. Bu kirlenmeye teslim olmadan, iddialı olmak, en gelişkin “düşman”a kafa tutmak zor iş.

Ama kaçamayız bu görevden.

Haftada üç gün; salı, perşembe ve pazar günleri soL okuruyla buluşacak bir yazar olarak soL’un mutfağında ve alanda haber üretecek emekçilere sonuna kadar güveniyorum, onlar sorumluluklarını iyi bilen yaratıcılar.

Görev bize, size, hepimize düşüyor. soL’u “örgütleyici” bir mücadele aracı olarak kullanmak, daha fazla kişiyle buluşmasını sağlamak ve soL’un üretimini kavgaya sürmek…

Ben üzerime düşeni yapacağım. Önemsiyorum… Önemsiyorum çünkü, tıklamanın çok ötesidir soL.