Sosyalizme dair güncel sohbetler

06/10/2013 Pazar
Sosyalizme dair güncel sohbetler

Sosyalizm çözer…

Böyle diyoruz. Böyle deyince inanmıyorsun. E, o zaman sor bakalım. “Sosyalizm nasıl çözer?”

Sosyalizm çözer… Dil sorununu, farklı kültürlerin özgürce gelişmesini sağlar, demiştim önceki gün. Devam edilebilir ve siyaset bilimine “ulusal sorun” olarak giren başlıkta sosyalizmin neler yapabileceği ayrıntılandırılabilir.

Bunu da birlikte yaparız, tartışırız.

Ama başka bir yerden sürdürelim. soL’un dünkü kapağına konu olan karşılama törenine odaklanalım. Neydi haber? Adana’da Erdoğan miting yapacak diye okullara genelgeler yollanmış, camilerde seferberlik ilan edilmiş, kamu görevlileri zorla Başbakan karşılamaya çıkarılmış.

Sosyalizmle bunun nasıl bir ilgisi var?

Yok. Zaten onu yazacağız, sosyalizmde neden böyle bir siyaset kültürü olmayacağını olmayacak yanlış oldu, olamayacağını...

Olursa, sosyalizm olmaz!

Evet, sosyalizmde de siyasi liderler olur. Halkın liderleridir onlar. Ama halkın bir parçası olmaya devam eder, halkın içinde yaşarlar. Lider oldukları için otorite sahibi kılınmazlar, lider oldukları için sözleri değerlenmez, lider oldukları için önemsenmezler. Değerli oldukları için, çalışkan oldukları için, ürettikleri için, halkın çıkarlarını ve taleplerini siyasete taşıdıkları için yönetici ya da lider olurlar.

Sosyalizmde zarfa bakılmaz anlayacağın…

Halkın tepesine çıkmaya kalkan tepelenir. Kural budur.

Kuşkusuz sosyalizmde de mitingler yapılacak, birileri bu mitinglerde konuşacak. Ama insanları zorla miting alanına getirmek kimsenin aklına gelmeyecek. Çünkü miting ve gösteriler liderlerin değil, toplumsal örgütlenmelerin kararıyla yapılacak. Birileri anlatıp, birileri dinlemeyecek.
Bir halk mitinginde önemli bir şahsiyet, örneğin “devlet başkanı” konuşacak olsa da bir şey değişmeyecek. Toplumsal örgütlenmeler gönüllük esasına dayandığından, mitinge katılım da gönüllü gerçekleşecek. Kimseye “işini, okulunu bırak, falancayı dinlemeye gel” diye baskı kurulamayacak.
Neden gülümsüyorsun? Bunlar boş laf, iktidar olunca hepsi unutulur, çocuklar karda kışta ağaç gibi dizilir, çok küçük olanlar altına yapar, belediye çalışanları kamu araçlarıyla oradan oraya taşınır mı diyorsun?

Öyle düşün ama kulak da ver.

Örneği var. Bizzat yaşadığım bir örnek. Bundan 7-8 yıl önce, Amerikan yönetimi yine esip üfürdüğünde, Küba Komünist Partisi çok büyük mitingler, yürüyüşler düzenlemeye başlamıştı, Küba halkının iradesini yankiye hissettirmek için. Bunlardan bir tanesinde hedef çok büyüktü ve Fidel Castro “bindirilmiş kıtalar istemiyorum” diye kestirip atmıştı. Havana dışından kimseyi istemiyordu, kamu araçlarıyla insan taşınmasını istemiyordu, zorla kimsenin getirilmesini istemiyordu.

İstediği büyük ölçüde oldu, yüzbinlerce kişi bisikletleriyle miting alanına ulaştı, dans ederek, slogan atarak, evlerinde hazırladıkları dövizleri sallayarak.

Fidel, yine de emin olmak istedi. Miting biter bitmez, bütün kamu kuruluşlarının yakıt harcamalarını kontrol etti ve ona yaranmak için işgüzarlık yapan birkaç yönetici, anında görevden alındı.

Sosyalizmde lider kültü, lider yüceltmesi olmaz, olmamalı ama sosyalizmde lider ortaya çıktı mı işte o Fidel gibi olmalı.

Fidel’in bizimkisi gibi devlet yardımına, himayesine ihtiyacı yoktu. O, deyim yerindeyse zaten hükümet gibi adamdı, hâlâ öyle!

Sosyalizmin farkını soruyordun, al sana basit bir örnek.

İkna olmadıysan...

Yobaz nakaratı dinlemeye devam edebilirsin: “Benim memurum, benim polisim, benim annem, benim bakanım, benim milletim”…