Seçimler ve solda işbirliği…

09/11/2010 Salı
Seçimler ve solda işbirliği…

Türkiye yedi ay sonra seçime gidecek. Yeni yıla dönüldüğündeyse siyasette seçimle yatılıp seçimle kalkılmaya başlanacak. Solun bu atmosferin bütünüyle dışında kalması beklenmemeli. Tamam, seçimlere belli bir mesafe ile yaklaşmak, onun siyasetin belirleyici unsuruna dönüşmesine izin vermemek gerekiyor. Ne seçimden seçime siyasetle ilgilenen bir halktan hayır geliyor, ne seçimleri merkeze koyan sol partilerden… Ama seçimler önemli, bazen çok önemli.

Toplumsallaşma sorunu olan solun, seçim başarısızlıklarından illallah diyerek "ben bu işlerde yokum" demesinin bir anlamı yok. Hem seçimlerle ilgilenmeyerek daha başarılı ve daha devrimci olunacağı da nereden çıktı?

Şimdilerde siyaset yapılacak her yere yerleşmek, her yeri siyasallaştırmak gerekiyor. Bu anlamda seçimlerde geri durarak, onu önemsizleştirerek ancak kendimizi kandırır, yetersizliklerimizi gizlemiş oluruz.

Zaten bugün Türkiye'de emekçi sınıflar biraz olsun hareketlenecekse, dibe doğru yuvarlanışı durdurup ayağa kalkmak için mızrak toprağa saplanacaksa, bu ancak yaklaşan seçimleri de içine alan bir bütünlükte planlanıp gerçekleşebilir. Ve elbette seçimin sola, işçi sınıfına yaraması, onu sıçratması için arayışa girilir.

Ama hep söylediğimiz gibi, kendini seçimlerle sınırlayan hiçbir açılım sola yaramaz, seçimlere de yaramaz. Sosyal demokrasiden, reformizmden söz etmiyorum. Devrimci bir perspektifle hareket etme niyetinde olan bir hareket, bir parti ya da bir güçbirliği, kendini seçim hesaplarına daralttığı oranda seçimlerde de başarılı olamaz.

Bu nedenle Türkiye Komünist Partisi'nin "cepheleşme çağrısı" iyi okunmalıdır. TKP, devrimci seçeneğin seçim baskısı iyice hissedilmeden yaratılması gerektiğini düşündüğü için acele etmektedir zaten gecikildiğinin bilincinde olarak… Dahası, TKP "cephe" somutluğunda olmasa da, solda bir ittifakı bundan bir yıl önce gündeme getirip, bir mektupla bazı siyasi oluşumlara çağrı yaparken de, ittifakın seçim günemine kurban gitmemesi için erken davranmak gerektiğini özellikle vurgulamaktaydı.

Cepheleşme çağrısının, şu anda örgütlü olmayan ama örgütlü mücadele arayışı içinde olan birçok kişinin yanı sıra, farklı siyasi yapılarda yer alan ya da kendini o yapılara yakın hisseden azımsanmayacak sayıda solcuda heyecan yarattığını görmek sevindirici. Seçimde sözü olmayan bir projenin bu heyecanı birlikte mücadeleye döndürmesi ne kadar olanaksızsa, seçimlerde solda işbirliği başlığına mahkum edilmiş bir oluşumun bu heyecanı sıradanlaştırıp umutsuzluğa teslim etmesi de o kadar kaçınılmaz.

İşte bu nedenle zamanımız az. İşte bu nedenle kolları sıvarken "dün bile gecikmiştik" bilinciyle hareket etmeli.

Son derece değerli bir süreyi heba edip, birkaç ay sonra "seçimlerde ne yapacağız" sorusunu hep birlikte yanıtlamaya kalkmanın ne değeri olabilir ki?

Böyle bir yanlışa ortak olmayacağını belirten bir partinin birlik konusundaki samimiyetini ölçmek için uygun zaman 2011 yılı değil, içinden geçtiğimiz haftalardır. Ve sanıyorum bu herkes için geçerlidir.