Şaka gibi…

02/10/2013 Çarşamba
Şaka gibi…

soL’un birinci yılında önce hasta, sonra madara olmak da varmış. Hastalık insanlık hâli de, diğeri kötü.

Brüksel’de uzun ve yorucu bir toplantıya girmeden, erkenden hazırlamıştım birinci yıl yazımı. Gazetenin geçen yılki ilk sayısında yayınlanan yazıyı kullanmış, altına bir paragraf eklemiştim. soL’un kapağındaki “Kaybedenler Kulübü” yakıştırmasını hatırlatarak…

Evet, çıkarken AKP’nin kaybettiğini yazmış, “bu haber değil, siz tavır almışsınız” eleştirisini almıştık. Oysa biz haber veriyorduk, AKP’nin kaybetmekte oluşunu… soL’un görevi, başkalarının haber veremediğini haberleştirmekti.

Sonra… AKP’nin kaybettiği açıkça görüldü, soL haklı çıktı.

Ben de bunu hatırlatacaktım. Geçen yılki ilk yazımı kullanarak…

Buraya kadar iyi. Sonrası fena!

Gazeteye yanlışlıkla eski tarihli yazımı yollamışım. Adında 1 Ekim 2013 değil de, 2012 yazan dosyayı. “Ama bu geçen yılki yazı” uyarılarını “ne var, geçen yılki yazıyı hatırlatıyorum işte” diye püskürtünce, arkadaşların da yapacağı bir şey kalmamış.

Millet bir gün öncesinin yazısını yayınlar, dile düşer biz soL’uz, farklıyız, bir yıl öncesine geri döneriz!

Durum budur, hepinizden özür diliyorum. Yine de demeden edemeyeceğim, AKP kaybetmeye devam ediyor hâlâ. Biz yazımızı kaybetmişiz, ne önemi var!
Yazı demişken… Başlarken “her gün yazma” sözü vermiştim, bu sözü büyük ölçüde tuttuğumu düşünüyorum. Aradaki sekmelerden dolayı sitem ileten çok okurumuz oldu, bu da iyi, “böyle arada boşluk bıraksanız” da diyebilirlerdi nazikçe…

Geçenlerde beni havaalanında bir köşeye çekilmiş yazarken yakalayan bir soL dostu ise halimi görünce yanıma gelip “gazetede ‘yoğun programından dolayı yazamamıştır’ açıklamasını görünce çok kızıyordum ama şimdi hak verdim” demişti. Herkes bu kadar anlayışlı olmak zorunda değildi kuşkusuz. Bir okur “planlama sorunu” olarak görüyordu örneğin arada yazı hazırlayamamamı. Yanıtlayamadım ama şunu söylemek isterdim: O kadar planlı yaşanabilecek bir ülke olsaydı, her gün neyi ve neden yazacaktım ki?

Bu yıl da her gün yazmaya çalışacağım. Hemen hemen her gün. Bir de kısa yazmanın intikamını almak için, haftada bir gün daha geniş bir değerlendirmeyle okur huzuruna çıkacağım.

Çok mu yorucu? Boş verin, arada nasılsa eski yazılardan birini basıp mola veriyoruz.

Şaka, şaka.

Ama gerçeği de şaka gibi!