Noktayı halk koymalı

26/12/2013 Perşembe
Noktayı halk koymalı

Artık ‘bu işin sonu neye varır’ merakını bir kenara koymalı. Teorik olarak “biten” Erdoğan hükümeti, pratikte de kaçınılmaz sona doğru koşturuyor. “Karşı hamlesi ne olur”, “bunu da atlatır mı” soruları halkın meselesini Cemaat-AKP kapışmasına dönüştürmekte ve toplumu seyirci durumuna düşürmektedir.

Bitti

Yukarıdaki tek sözcüklü cümlenin sonuna noktayı halk koymalı. Derhal.

2023, 2071 lafları dolaşıyordu ortalıkta ciddi ciddi. Vizyondan, imajdan geçilmiyordu diktatörün konuşmaları. “Bunlar gitmeyecek” karamsarlığı kaplamıştı etrafı. Ne oldu? Haziran’da en pesimist yürekleri bile ısıtan bir halk hareketi ortaya çıktı.

Görüldü ki, siyasi dengeler bir günde, birkaç günde değişiveriyor.

AKP’nin fiyakası ne kadar da çabuk bozuluverdi.

Ezberler de…

Hâlâ bu ülkenin muhafazakarlığından, sağcılığından dem vurup, “fazla solculuk tutmaz” diyenlere ne demeli?

Sağın tutulacak tarafı var mıdır?

Şöyle vardır sağın tutulacak tarafı kalmadığında ona “sol”dan takviye gelmekte, tarihsel bir çözülüşün önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

Halk kendi işini yapmalı, cemaate, Amerika’ya bırakmamalı diktatörün çöküşünü. Sol da bu sefer işini sıkı tutmalı, sağa payanda olmamalı. Buna şu ya da bu nedenle niyetlenenler, son kez düşünmelidir. Sağdan ittifak arayan herkes düşünmelidir. Bu ülke fiyakasından, afrasından tafrasından geçilmeyen “yetmez ama evet”çileri iki yılda siliverdi, bundan ders çıkarılmalıdır.

Bu kadar alçalan bir “sağ” ile mühendislik hesabı yapanlar, “çözüm” arayanlar, “sofraya ben de oturayım, tam zamanıdır” diyenler neye uğradıklarını şaşırırlar.

Kapalı mı oldu?

O zaman açık edelim. Erdoğansız AKP ile kurulması düşlenen CHP hükümetinin itibarsızlaşması için birkaç ay yeterli olacaktır. Ölüm döşeğindeki diktatöre “çöz, seni diriltelim” demenin maliyeti ise yüz yıllardır aldatılan bir halkın hayal kırıklıklarına bir yenisinin eklenmesinden ibaret olmaz.
Sağ biterken sağcılık, siyasette dincilik biterken dincilik, Amerikancılık ardı ardına fiyaskolarla malul olmuşken Amerikancılık öngörüsüzlüktür.

Solun diri unsurları, yüzünü sola dönenler, “solcuyum ama zamanı var” diyenler, küçük hesapları bir kenara koyup, çorbayı kaynatmanın zamanı gelmedi mi?