Neyi kutluyorsunuz?

29/10/2014 Çarşamba
Neyi kutluyorsunuz?

Erdoğan’ın saraykondusunda bugün resepsiyon var.(*) Cumhuriyet’in yıkılışını kutlayacaklar. Yıkımdan madencinin payına düşense boğulmak…

O ucube bina için harcanan parayla neler yapılabileceğini yazmayacağım yazan yazdı.

Yazılmayan, daha doğrusu ısrarla görülmeyen ortada bir cumhuriyetin kalmadığı… Kutlamalar, “tehlikenin farkında mısınız” demeler, 10. yıl marşları… Dün gece sokakta bir belediyenin düzenlediği fener alayına denk geldim. Balonlar, bayraklar, şarkılar, türküler…

Uyutma işlemi bu. “Yıkamazlar” dedikçe insanlar evlerine gidip rahat uyuyabiliyor. “Yaşasın” diye haykırıldıkça, yaşananların sermaye diktatörlüğünün iç evriminin ürünü olduğu gerçeği gizleniyor. Havai fişekler atıldıkça, yeni bir cumhuriyet gereksinimi gürültüye boğuluyor.

Doğrudur, cumhuriyetin türlü biçimleri var. Biz de bu seferkine İkinci filan diyorduk. Ama yok, bugün Türkiye’de bir cumhuriyet yok. Emperyalist dünyanın şimdilerdeki ruhuna da pek uygun değil. Yanı başımızda aşiret-şirket devletleri, prenslikler, halifelikler peydahlarken uluslararası tekeller, Anadolu coğrafyasına bu şekilsizlik lâyık görüldü.

“Hayır, başka bir kapitalizm mümkün” iddasının sahipleri çok açık ki gizli AKP destekçileridir. Kobane’de IŞİD’le çatışan direnişçilerin ABD ile işbirliğinin normal görülmesindeki anormalliğin, laikliğin emperyalizm eliyle kurtarılabileceğine ilişkin varsayım ve projeler için de geçerli olduğu apaçık değil mi?

Bağımsız ama kapitalist bir ülke hayalinin bu ülkeye verdiği zarar Yeni-Osmanlıcı çılgınlığın tahribatıyla pekala kıyaslanabilir.

Aynı yerden bakılıyor çünkü. Kapitalizmin penceresinden.

Oysa anlaşılsın artık, kapitalizmin laikliğe, cumhuriyet fikrine, sözde ya da yarım yamalak da olsa bağımsızlığa ihtiyacı yok.

Madenciyi gaza, şimdi de suya boğan sistemin yaşaması için cumhuriyetin ve de cumhuriyetçiliğin yaşamaması gerekiyor.

Tersinden, cumhuriyet, başka bir siyasal-toplumsal iklimin içine yerleştirildiğinde yaşayabilir ancak.

Deniyor ki, bu AKP gittiğinde iş bitmeyecek, o biçim kadrolaştılar. Doğru ve de yanlış!

AKP gittiğinde iş bitmeyecek, çünkü kapitalist dünya düzeni artık laikliğin, çağdaşlığın, burjuva demokrasisinin kırıntısına dahi tahammül edemiyor. Devresel bir krize bağlanamayacak bir eğik düzlem söz konusu artık sermaye için. Her yerde ama özellikle bizim coğrafyamızda.

AKP’yi kazıyın, altından her yere yerleşmiş kadrolar mı çıktı? Daha da kazıyın, karşınıza çıkacak olan piyasa tanrısıdır.

İnsanlığın yaklaşan hesaplaşmayı geçiştirmeye zamanı yok.

Bırakın kutlamayı filan da safınızı seçin!

(*) Bu yazı yayınlandıktan sonra, Ankara'daki resepsiyonun iptal edildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Padişahın Ermenek yollarına düştüğünü ve o gelmeden gözaltıların başladığını... Saltanat kutlamalarını işçi ölümlerinin değil işçi uyanışının engelleyeceği günler de gelecek!