Neo-faşizmin tetikçileri için ağıt

29/09/2010 Çarşamba
Neo-faşizmin tetikçileri için ağıt

"Sonuna kadar gidilsin…" Ergenekon operasyonu sırasında liberallerin dileğiydi bu. Hükümete, polise, savcıya cesaret aşılamak istiyorlar, "başladığınız işi bitirin" diyorlardı.

"Sonunu görelim" dediklerine göre, operasyonun yönünden, doğrultusundan hoşnutlardı.

Anayasa değişikliğine ilişkin referandum sürecindeyse aynı mantıkla "Yetmez ama evet"ti mottoları.

Ergenekon operasyonu zaman içinde dallanıp budaklandı, başka isimler altında başka dosyalar açıldı, Türkiye "şok gözaltı ve iddianameler"den hiç mahrum kalmadı.

12 Eylül, emir komuta zincirine bağlı, işkenceye bağımlı, yasaların mümkün olan en yanlı ve acımasız yorumlanmasına dayalı, delil yetersizliğinin savcı ve hakimlerin kanaati ile telafisine dayanan bir yargıyla çalışmıştı.

Faşizmdi bu. Onun da bir demagojisi vardı ama karşıtlıkları perdelemeye, kendi kimliğini gizlemeye gereksinmiyordu. 12 Eylül adaleti, suç işlemediğini düşünen birçok kişinin düşünce ve eylemlerinin suç olduğuna hükmederken, karmaşık bir davranış sergilemiyor, kelimenin her anlamıyla "düzen bekçiliği"ne soyunuyordu.

Birkaç yıldır Türkiye'de gerçekleştirilen siyasi içerikli operasyonların tamamıysa uydurulmuş senaryolara ve imal edilmiş ya da kanırtılmış delillere dayanmakta. Muhatapların bir bölümünün "gerçek suçlu"lar olması, yaşanmışlıkların öykülere serpiştirilmesi giderek önemini yitiriyor.

Zaten artık daha az önem veriyorlar kamuoyu desteğine, kamuoyunun ikna edilmesine. Nasılsa ilk kritik evreyi atlatıp, geniş bir kesimi "arada kurunun yanında yaş da yansın ama şu ülke temizlensin" duygusuyla yanlarına çektiler.

Bugün kimse işkenceciliğini kendi dahi kabul etmiş Hanefi Avcı'nın derdest edilmesini Türkiye'de derin devletin tasfiyesine, işkencecilerden hesap sorulmasına filan bağlamıyor ya da bağlayamıyor.

Zaten "sonuna kadar gidilsin"ciler şu sıralar pek suskunlar onlara bildirilen yeni görev Anayasa ve açılım konusunda "iyimserlik" üretmek. Ergenekon, Balyoz, Kafes gibi operasyonların merkezinde duran bazı iddia ve delillerin fos çıkması, Devrimci Karargah davasının yeni bir cadı kazanı olarak kullanılacağının anlaşılması onları hiç ama hiç ilgilendirmiyor.

Görevlerini tamamladılar nasılsa.

Bir bilirkişi edasıyla çıkartılmışlardı toplumun karşısına. Soldan geliyorlardı, en azından kendilerini öyle pazarlamışlardı, özgürlüklere pek düşkündüler, kendileri gibi düşünmeyenlerin haklarına saygılıydılar!

Onların onayı sayesinde özgürlükler, insan hakları, hak-hukuk konusunda ağzını açamayacak Türkiye sağı bir anda demokratikleşmenin lokomotifi haline geliverdi. Dahası, onlar sayesinde bu neo-faşist zihniyet özgüven kazandı, yalanda dolanda daha iddialı, daha pervasız davranabildiler.

Onların fıştıklamasıyla dürüst-namuslu aydınlar, gazeteciler Ergenekon'da, şunda bunda sapla samanı, suçluyla masumu, yaşla kuruyu, gerçekle yalanı ayıklamaya kalkmak gibi büyük bir hataya düştüler.

Mesele bu değildi. Mesele, Türkiye'ye yapılan kapsamlı bir siyasal-toplumsal operasyona karşı çıkıp çıkmamaktı. Mesele "adamlar hırsız ama metroyu da yaptılar, helal olsun" laubaliliğiyle ele alınmayacak kadar ciddiydi.

Meselenin böyle olmadığını anlayanların bir bölümü dehşete düşmüş durumda, diğer bir bölümü kabuğuna çekildi, bir bölümüyse yanlışını telafi etmenin yolunu arıyor.

Onlar, neo-faşizmin tetikçileriyse, ödüllerini aldılar, sürekli ama sürekli konuşuyorlar bugünün muktedirlerinin kendilerine nasıl aşağılayarak baktığının farkına varamayacak kadar boşlar. Tek dertleri yanlarına monte edilen yeni yetme görevlilerin bu dönemin ruhuna uygun olarak aşırı hırslı ve hiçbir kural tanımayan tarzları. Bir şeyler kapıyor "gençlerden", küstahlaşıp masaya vurmayı öğreniyorlar.

Ama çok geç…

Üstlendikleri yeni görevde gölgede kalmaya mahkumlar kartlar daha açık oynanacak, bitti denilen sağ-sol ayrımı kendini daha fazla hissettirecek.

Bu nedenle, seçime kadar Oral Çalışlar… Sonrasında ekranlarda pek az yer bulacak Eser Karakaş… Diğer meşgalelerine dönecek Altan Brothers…

Ve onların varlığı sayesinde göze batmayan "sağduyu timsali" demokratlar… Sizin arkanızda gizlenen dengeci korkaklar…

İşiniz bitti!