Küba’ya cami, savaşa hazırlıktır

16/11/2014 Pazar
Küba’ya cami, savaşa hazırlıktır

Adam Küba’ya da cami yapacağım diye tutturdu. Üstüne, Amerika kıtasının keşfine dair bildik ama temelsiz iddiayı tekrarladı. “Gündem saptırıyor” en kolay açıklama. Üstelik Türkiye’nin dinselleştirilme sürecinde toplumu savunmasız bıraktığı için zararlı da… Gericileşmeyi “gerçek” bir olgu olarak görmediğiniz, kapitalizmin dinamikleriyle bağını kurmadığınız ve emekçi halkı uyutma ve bölmek için her yolu deneyen bir sömürücü sınıfa nasıl olanaklar sağladığını hesaba katmadığınızda, “gündem saptırıyor” der, işin içinden çıkmaya kalkarsınız.

Gündem saptırmak için insan kendini bu kadar rezil eder mi?

Evet, “Küba keşfedildiğinde dağın tepesinde cami görülmüş”le başlayan saçmalık, bütün dünyada alay konusu oldu, “cehaletin bu kadarı olmazdı…” Ancak meseleyi “cehalet”e bağlamak ne kadar sağlıklı?

Cehalet de gerçek, tamam. Ancak cehalet 12 yıldır zaten iktidarda. Yontulmuş kapitalistlerin çıkarlarını koruyor, “uygar” emperyalist ülkelerle ittifakın keyfini sürüyor. Her şeyi İslamiyet’le bağlama hastalığı yeni değil, bu uğurda zırvalamaya dün başlamadılar.

Ayarsızlar, ölçüsüzler ve son derece rahatlar.

Bir kez daha sorulmalı, neden?

Savaşa hazırlanıyorlar çünkü!

Küba’ya cami yapma isteğini, uluslararası platformlarda açıkça ilan eden kişi, kuzeyinde ve de güneyinde “savaş”ın giderek tırmandığı bir ülkenin tepesinde. Ukrayna diye bir ülke yok artık, bu adlandırma bir coğrafyayı tanımlamak için kullanılabilir ancak. Aracıların kullanıldığı “vekalet savaşları” adım adım bir NATO-Rusya karşılaşmasına gidiyor. ABD ve onunla birlikte davrananların ekonomik yaptırımlarının ve petrol fiyatları üzerinde kurduğu baskının etkisiz olduğunu söylemek mümkün değil. Rusya’da emekçiler için yaşam şu son 4-5 ayda inanılmaz ölçülerde zorlaştı. Belli ki, “Rus demokrasisinin gelişimi için” önümüzdeki iki yıl 10 milyar dolar para harcamayı kafasına koyan ABD, Putin’i iç sorunlarla baş başa bırakmaya niyetli. Kime niyet, kime kısmet!

Hırslı Rus kapitalizmi, Putin kültünün merkezinde durduğu milliyetçi yükselişle yanıt veriyor bu saldırıya. Öyle ki, Rus emekçilerinin büyük bölümü, çektiği sıkıntılardan çok, “dış düşman”a odaklanmış durumda. Hep böyle değil midir? Savaşın yıkımını ve kırımını açıkça yaşayıncaya kadar yoksul kitleler, kolayca kandırılırlar. Özetle, ABD emperyalizminin kanlı ve kirli operasyonlarına eklenen “ekonomik kuşatma”, savaşın tırmanmasından başka bir şeye hizmet etmiyor.

Suriye’de ise, Kobane’deki direnişi, IŞİD’le mücadele maskesiyle Suriye’ye müdahalenin zeminini oluşturmak için kullanan ABD’nin birkaç gündür piyasaya sürdüğü yeni film, “ılımlılar kaybediyor”. El-Nusra ile IŞİD’in işbirliği ilanına da bu gözle bakmak gerek. Batı basınında Özgür Suriye Ordusu’nun dağılmakta olduğuna ilişkin haberler ardı ardına yayınlanıyor. Gerçek, yalan, abartı… Bunun bir önemi yok. Önemli olan, “doğrudan müdahale”nin koşullarını yaratmak. Planlanan, Türkiye’nin de dahil olduğu ülkelerde eğitilen paralı askerlerle Suriye’nin işgalidir. Bu kuvvetlerin insan kaynağı, IŞİD’in, El-Nusra’nın, İslami Cephe’nin insan kaynağıyla aynıdır, artık ortak bir havuz oluşmuş durumdadır ve pek muhtemel ki, daha fazla para vererek bu örgütlerden “militan” transfer edilecektir. Komutanın ise, eğiten ülkelerde olması bir kuraldır.

Erdoğan’ın bir ek hesabı daha vardır: Sıcak çatışma noktalarının gerisine TSK’nın yerleşmesi.

Peki arkadaş savaşa nasıl hazırlanıyor? Obama, “huzur ve güvenliğimiz tehlikede” diyor, Putin Rus şovenizmine sarılıyor, bizimkisi “cami yapacağım” diyor.

Elindeki tek silah bu. Karmakarışık hale gelen bu coğrafyada, yeni-osmanlıcı deliliğin kendince cihatçı bir salgı yaymadan ateşin içine girmesi mümkün değil. Bilerek ve isteyerek, ABD ile olan sürtünmenin boyutları abartılıyor, el kuvvetlendiriliyor, neredeyse tamamen dinsel referanslarla hareket edilir hale gelen Irak-Suriye coğrafyası için sağlam pozisyon alınıyor. Cehaletmiş, yalanmış, uydurmaymış, bunun bir önemi yok ki! Din adına konuşmaya devam etmesi gerek. Arada Küba’ya cami yapacak elbet!

Gülüyoruz, dalga geçiyoruz haklı olarak ama, unutmayalım, bunlar gerçekten savaşa hazırlanıyor.